• BIST 92.885
  • Altın 358,684
  • Dolar 6,7706
  • Euro 7,3602
  • Bolu 12 °C
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 14 °C

SEVGİYİ TİCARETE DÖNÜŞTÜRMEYİN !

Onur USTAOĞLU

Yazıyı Özge Nur Dilber’in sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın...

Geçtiğimiz hafta sizinle kendi yazdığım bir öyküyü paylaşmış ve yarıda kesip sizden öykünün devamı için mesajlarınızı ve yorumlarınızı göndermenizi istemiştim.  Gecen haftadan bu yana birçok yorum ve mesaj aldım. Yazanlara fikrini söyleyenlere çok teşekkür ederim. Bu arada gelen mesajlardan bu öyküye benzer gerçek hayatlar olduğunu da öğrendim. Açıkçası buda beni çok mutlu etti.

Şimdi önce öyküyü sonrada içinde bulunduğumuz gün yani 14 Şubat ile ilgili söylemek istediğim şeyler var. Hadi öyküye başlıyoruz…

Trafik kazası sonucu beline darbe alan ve tekerlekli sandalye kullanıcısı olan Kadir ile Hastane sürecinde onunla ilgilenen Eczacı kalfası güzel Zeynep yakınlaşır ve Kadir tüm cesaretini toplar. Bir evinde otururken Zeynep’in gözünün içine bakarak birden “Biz evlenelim mi senle?” der.  Zeynep bunu duyunca titrek bir sesle “ sen ne dedin?” Kadir, “Evlenelim mi senle? “ diyerek tekrarlar.

Zeynep duyduklarına şaşırır ve sevinir çünkü oda Kadire karşı boş değildi ancak bu teklifi hiç beklemiyordu. Tam Evet diyecekti. Birden “ kızım bu çocuğa fazla kaptırma kendini.  Kadir çok zengin sende çok güzel bir kızsın durum böyle olunca Kadirle evlenirseniz el âlem sana bu kız bu adamla parası için evlendi diyecek der diyen, Nilgün Ablasının bu sözlerini hatırlayan Zeynep bir an durakladı. Ani bir cevap verip Kadiri de üzmek istemiyordu.

Kendini toparladı. Hafifçe gülümseyerek Kadir’e “ bu çok ani oldu. Ben senden bu önemli soruya cevap vermek için biraz vakit istesem bana kırılmazsın değil mi? “ Kadir hınzırca bir gülümseme ile “ kırılmam kırılmam nasıl olsa cevabın evet olacak dedi” Zeynep, gülümseyerek bu ne kendine güven? Dedi ve birazcık daha Kadir ile oturduktan yanından ayrıldı.

Sokakta yürürken bir yandan da Kadir’in teklifini ve bu teklifle ilgili önceden Nilgün ablanın dediklerini düşünüyordu. Evet, Nilgün Abla haklıydı insanlar bu tip beraberliklere hep Nilgün ablanın anlatmaya çalıştığı bakış açısıyla Yaklaşıyordu. “Evet” dese bunlara katlanabilir miydi? Bir yandan da Kadiri çok seviyordu. Onun sevdiğinden emindi.  Bu düşünceler eşliğinde eve geldi.

Annesine konuyu anlatmanın vakti gelmişti. Annesini karşısına oturttu olanı biteni ve Kadiri anlattı. Annesi dinledi dinledi. “Kızım bu adamı sevdiğin çok belli ama öte yandan kadir gibi tekerlekli sandalye kullanıcısı bir adamla birlikte olmanın sorumluluğu çok fazla bir defa şunu düşün yeri gelecek bir hemşire gibi onunla ilgilenmen gerekecek, birde Nilgün ablanın dediği gibi toplumun bakış açısı var. Yani kıza yazık olmuş ya da kız parası için bu engelli adamla evlenmiş diyecekler. Bunları kaldıra bilecek misin? Ayrıca şimdi seviyorum diyorsun. İleride Aşkın, sevgin biterse bu adamla ne yapacaksın. İyi düşün. Der.”

Zeynep, Anne sen olsan ne yapardın diye sorar? Annesi,” Kızım ben senin yerinde değilim dolaysıyla bu karar senin ancak bir anne olarak senin iyiliğini isterim. Bu tür şeylerle uğraşmanı istemem dedi. Zeynep i yalnız bıraktı. Zeynep birkaç gün Ne kadirin yanına nede Eczaneye Nurgül ablanın yanına gitti yani Evden dışarı çıkmadı. Hiç kimsenin etkisi altında kalmadan biraz düşünmek istedi. Birkaç gün sonra üzerine güzel bir şeyler giydi. Annesinin yanına gitti ve “ Kadir bir tekerlekli sandalye kullanıcısı olmasaydı. Bana dediklerini der miydin dedi?” Annesi, “demezdim. Ama kızım durum öyle değil maalesef diyerek cevapladı.”

Zeynep bu cevabı aldıktan sonra Kadir’in yanına gitti. Ona tüm düşündüklerini Annesiyle ve Nilgün ablasıyla konuştuklarını anlattı. Kadir, bunları duyunca Zeynep e, “bana diğer insanların ne düşündüğü lazım değil. Senin ne düşündüğün önemli dedi. “ Zeynep Kadir’in gözlerinin içine bakarak Sen varsan, bende varım. İnsanlar ne düşünürse düşünsün. Dedi.

Zeynep ve Kadir tüm çevresel baskılara rağmen çok geçmeden evlendiler. İlerleyen yıllarda bir kız bir erkek iki çocukları oldu. evlilik kararı verirken “Zeynep bu adamla evlenme diyenler” Zeynep ve kadiri böyle görünce ne kadar büyük bir hata yaptıklarını anladılar yıllar yılları aylar ayları kovaladı ve bir gün Zeynep ve Kadirin evlerinin kapısı çaldı……..

Evet, bu öykü buraya kadar gerisini sizlerin hayal gücünüze bırakıyorum. Çünkü ben amacıma ulaştım. Gerisi sizin hayal gücünüze kalmış.

Gelelim 14 Şubat sevgililer gününe, bence içinde bulunduğunuz bu gün zorlama hediyelerin alındığı insanların sevgiyi ticarete döktüğü bir günüdür. İşte tamda bu yüzden sizden bir şey isteyeceğim bu gün içinizden gelmiyorsa hiç kimseye hediye almayın. Hediye için ayırdığınız parayı ihtiyacı olan bir üniversite öğrencisine verin ya da gidin işini doğru yaptığına inandığınız bir vakfa bir derneğe bağışlayın. İnanın bana daha anlamlı daha güzel bir iş yapmış olursunuz. Belki hanımlar bu dediklerime kızacaklar ama “gerçek sevgi parayla, hediyeyle hele hele adet yeri bulsun diye zorla alınan bir hediyeyle ölçülmeyecek kadar değerlidir.”

Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Özge Nur Dilber – Bolu Olay Gündem Gazetesi…

Bu yazı toplam 2142 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 215 05 52 | Haber Yazılımı: CM Bilişim