RÖPORTAJ: SERVET YILMAZ
Bolu, eskrim sporunda atılım içinde. Üç yıl önce İsmail Hakkı Kılınç Hocanın önderliğinde başlatılan çalışmalar artık sonuçlarını veriyor. Uzun süreli ve sabırla yapılan bu çalışmalar, geçtiğimiz günlerde yıldızlar kategorisinde Dilara Ünal'ın Türkiye ikinciliğine uzanmasıyla taçlanmış oldu. Aladağspor'un lisanslı sporcusu olan Dilara'nın Bolu'ya Türkiye ikinciliği madalyasıyla dönmesi, kuşkusuz herkesi sevindirmişti. Ancak en çok Dilara'yı ve bu başarının mimarı İsmail Hakkı Kılınç Hocayı mutlu etmişti. Kılınç' la gazetemizde eskrim üzerine konuştuk. Nelerin nasıl başladığını irdeledik. Velilerin eskrime neden önyargılı olduğunu değerlendirdik.
Önce bize kendinizi tanıtır mısınız?
Ben 28 yaşındayım, Afyon doğumluyum. Afyon Kocatepe Üniversitesi, Beden Eğitimi Öğretmenliği bölümünü bitirdim. 4 yıl eğitim alıp, mezun olduktan sonra, öğretmenliği tercih etmedim. Ben asıl branşım ve sevdiğim iş olduğu için antrenörlüğe döndüm.
Bolu'ya nasıl geldiniz?
2006'da Üniversiteyi bitirdikten sonra, 2007'de böyle bir iş imkanı doğdu, Federasyon tarafından. Türkiye Eskrim Federasyonu antrenör alımına gitti, ben de başvurdum. Federasyonumuz beni Bolu için görevlendirdi. Bu şekilde 2007 yılının Mayıs ayında Bolu'ya geldim. 3 yıldır buradayım. Ben artık olaya Bolulu oldum gözüyle bakıyorum. Başka bir yere gitmeyi düşünmüyorum. Yaşamımın geri kalan bölümünü Bolu'da tamamlayacağım, emekli olana kadar.
Afyon'da eskrim sporu ile nasıl tanıştınız?
Benim eskrime başlamama amcam vesile olmuştur. Kendisi Afyon'da eskrim antrenörlüğü yapıyordu. Benim eskrimde lisansım 1995 yılında çıktı. Daha öncesi var tabii, ancak lisansım 1995 de çıktı. 1998 yılında Milli Takıma girdim. 6 yıl Milli Takım formasını taşıdım üzerimde. Dünya Şampiyonası, Avrupa Şampiyonası gibi çeşitli uluslararası müsabakalara katıldım.
Siz göreve başlamadan önce Bolu'da eskrim sporuyla ilgili herhangi bir çalışma yapılmış mı?
Ben gelmeden önce de Bolu'da eskrimin 1 – 2 yıllık bir geçmişi vardı. Burada Üniversitede okuyan bir eskrim hocamız bazı çocukları yetiştirmiş. Bu bayan arkadaşımızın çalışmaları sonucu Bolu'da çeşitli dereceler elde edilmiş, Türkiye dereceleri daha önce çıkmış. Ayrıca, Türkiye Eskrim Federasyonu Asbaşkanı İlhami Özdemir Bolu'da yaşıyor. Federasyonun Başkan Yardımcısı durumunda gö-rev yapıyor. İlhami Hocanın desteği çok fazla, benim buraya gelmeme de vesile olmuştur. Buradaki bütün her şeyime yardımcı oldu. O yüzden çok fazla desteği var bizim üzerimizde. Ben ilk geldiğimde Bolu eskrimi yeteri kadar tanımıyordu. Daha bilmeyenler var. Eskrim sporunun Bolu'da yapıldığını bilmeyenler var. Bunu zamanla aşacağız. Ama şu anda ilgi güzel.
Eskrim elde kılıçla yapılan bir spor, insanlara eskrimi nasıl tanıtıyorsunuz? Tanıtırken zorluk çekiyor musunuz?
Şu andaki en büyük sıkıntım bu. Veli çocuğunu eskrim sporuna gönderme konusunda en büyük tereddütü bu konuda yaşıyor. Biz eskrimi velilere tanıtırken, kılıç olarak anlatmak zorunda kalıyoruz. Böyle olunca karşı taraf direkt olarak kesici, delici bir alet olarak algılıyor. Bizim silahlarımız biraz ince olduğu için çoğu kimse de bunu “ucunda sivri bir şey var rakibe batırıyorsun" diye görüyor. Ama kesinlikle bir tehlikesi yok. Tamamen güvenlik tedbirleri alınıyor. Kendine özel elbisesi, maskesi her şeyi var. O zaten belli esneklik düzeyinde olan bir silah. Belli bir baskıdan sonra kırılıyor. Eskrimde ancak sporcunun kendisinden kaynaklanan ayak burkulması, bilek burkulması, düşmeden dolayı sakatlıklar olabilir. Yoksa maç sırasında hiçbir sakatlık doğmuyor. Çünkü kendine özel kumaştan üretilmiş bir malzememiz var. Sporcu onu giymeden maça çıkamıyor. Suratına giymesi gereken çelikten bir maskemiz var, kesinlikle sporcunun suratına darbe gelmiyor. Bu koşullarda bir şey olursa artık o çocuğun sakarlığıdır.
Dilara Ünal'la yakalanan bir Türkiye ikinciliği var. Dilara'nın başarısı spor kamuoyunun dikkatini çekti. Bu önemli aşamadan sonra Bolu, ülke eskriminde öne çıkan bir bölge haline gelebilir mi?
Şu anda klasmanda söz sahibi sporcularımız var. Çalıştıktan sonra her yerden, her bölgeden sporcu çıkar. Çocuk ilgi gösterdikten sonra, veli de desteklediği takdirde olmayacak bir şey yok. Her türlü imkana sahibiz. Yükselme şansı yüksek. Çalıştığı sürece sporcu kendine yapar. Kendi başarısını kendi yaratır. Dilara antrenmanlara düzenli geliyor. Onda bir sıkıntım yok. Onların da sekizinci sınıf olmasından dolayı SBS sınavları var. Sıkıntım o ama antrenmanları dershane çıkışlarında yaparak çözüm buluyoruz. Dilara'yı bu sene Milli Takıma sokmaya çalışıyoruz. Çünkü klasmanda iyi bir yerde.
Bu sene olmazsa seneye kesin gözüyle bakıyorum ben. Sadece Dilara değil, onların grubundan gelecek bekliyorum. Şu anda Büşra, Tuğçe ve Dilara'dan oluşan üçlü bir takımım hazır. Biz çalıştırıyoruz, hazırlıyoruz. İş biraz da sporcuya kalıyor.
Yaptığınız işte karşılaştığınız sorunlar nelerdir? Destek aldığınız yerler var mı?
Federasyonumuzun kıyafet, araç gereç konusunda desteği oluyor. Ekonomik olarak maçlara giderken ufak tefek sıkıntılarımız oluyor. Onları da bir şekilde aşmaya çalışıyoruz. Gençlik Spor İl Müdürlüğü'nün bu konuda desteği oluyor. Kimi zaman Federasyon destek veriyor. Sponsorlukta olmadığı için, destek için gideceğiniz her yer Boluspor'a endeksli olduğu için, ayrıca eskrime bakış açıları, bilmedikleri için yardım görme ihtimalimiz yok. Bir süre sonra olay daha iyi hale gelecektir. Bolu'nun küçük olması çok büyük avantaj. İşte bu dereceler, eskrimin gündeme gelmesi olumlu gelişmeler. Bolu'nun avantajları var. Bir yerde antrenman varsa çocuk oraya gelebiliyor. İstanbul'da veya diğer büyük şehirlerde çocuk bir iki saatte ancak gelebiliyor antrenmana.
Antrenmanlarınızı nerede yapıyorsunuz? Şu anda çalışmalara aktif olarak katılan kaç sporcunuz var?
Benim çalıştığım okullar var, okul çıkışlarında onların salonlarını kullanıyorum. 50. Yıl var, Sakarya var, Cumhuriyet var. Gençlik Spor İl Müdürlüğü'nün tesislerini kullanıyorum. Karaçayır güreş salonunu kullanıyorum. Tesis bakımından bir sıkıntımız yok. Şu anda faal olarak 35 tane süper minik ve minik düzeyde sporcum var. Üç yıl önce başladıkları için yavaş yavaş yükseliyorlar. Büyüklerde zaten talep olmadığı için çalıştırmıyorum. Gelen olursa gene onları da çalıştırıyorum. Dilara'ları mesela 5. sınıfta almıştım büyüdüler ve şu anda yıldız oldular. Yani yıldız düzeyinde bir tek onlar var.
Eskrim sporuna başlama yaşı var mıdır? Bu spor kaç yaşına kadar yapılıyor?
Eskrime istediğiniz yaşta başlayabilirsiniz. 5 yaşında bir çocuk da gelebilir. Ancak müsabık olmayacağı için antrenmanlarda çok sıkılıyor. O yönden pek devamlılığını sağlayamıyoruz. Benim için şu anda 9 yaşındaki çocuk ideal, çünkü müsabık olabiliyor. 35 yaşındaki insan da yapabilir. O insanın tamamen kendisine kalmış bir şey. Ben yapmak istiyorum der, gelir eğitimini alır ve istediği zaman müsabakaya girebilir.
Son olarak ne söylemek istersiniz?
Herkesi bekliyoruz. Eskrim sporu yapmak isteyen herkes gelebilir.
10.03.2010