Bugün:

 

Uzaya çıkan ilk bayrak, orak çekiçli bayraktır


(06 Mayıs 2010)   Paylaş

TKP Genel Başkanı Erkan Baş, sohbetimizin sonunda, Türkiye'nin öncelikli sorunları hakkında değerlendirmeler yaptı.

RÖPORTAJ: ZEKİ ERCİVAN

Erkan Baş, TKP ile ilgili merak edilenleri cevaplandırmaya devam ediyor.

Demokrasiye ve parlamenter sisteme inanıyor musunuz?

Türkiye'de bir demokratik parlamenter sistem olduğu yalanına inanıyorum. Çünkü böyle bir demokrasi olmaz. Türkiye'deki kadınların, gençlerin ve işçilerin oranlarına bakalım, bir de bu grupların parlamentodaki yansımalarına bakalım. İnsanların yüzde 95'i ülkemizde emeğiyle, alın teriyle yaşıyor. Ama meclise baktığınızda bunun herhangi bir yansıması yok. O halde böyle bir demokratik parlamento sistemi olabilir mi? Türkiye'nin yarısından fazlası kadın ve genç. Ama bunların zerresini orada göremiyorsun. Burada bir demokrasi yok, onun yerine bir para babaları diktatörlüğü var. Burada parası olanın demokrasisi var. Parası olan bir azınlığın parası olmayan çoğunluk üzerindeki egemenliğidir diyebiliriz.

Yüzde 10'luk seçim barajı için ne düşünüyorsunuz?

Seçimler yaklaşıyor. 1 yıl sonra bir seçim olacak ve şimdiden bir siyasi partinin üç aşağı beş yukarı seçim bütçesi belli. Bu bütçe miktarlarını yukarıdan aşağıya sıralayın, kimin ne kadar oy alacağı ortaya çıkar. Ben diğer parti liderlerine de acıyorum. Dünyanın parasını verip anket yaptırıyorlar. Hiç gerek yok aslında. Az çok matematik bilen iri seçim bütçelerine göre hangi partinin ne kadar oy alacağını söyleyebilir. Yani ne kadar para o kadar oydur işin özü. Bir para babaları diktatörlüğü var ve bu yüzde 10'luk baraj da bunun göstergelerinden birisi sadece.

Yaptığınız bir söyleşide 'Türkiye toplumunun bilim adamlarını aklı başında olmayan, kabarık saçlı adamlar olarak baktığını' söylediniz. Böyle bir toplumda devrim olur mu?

O söyleşide söylediğim bu cümle aslında halk ve aydın arasındaki kopukluğu anlatmak içindi. Bu durum sadece bilimde değil, sanat alanında da böyle biliyorsunuz. Yani biz küçük insanlar ve yukarıdaki büyük adamlar gibi bir ayrım var. Türkiye'de bir devrim yürüyüşü yapmak istiyorsanız ilk önce bu ayrımı kaldırmanız lazım. Örgütlü bir toplum, örgütlü bir emekçi sınıfının yapamayacağı şey yok. Önce buna inanmak gerekiyor. Ben Türk insanının sosyalizme birçok yönden olanak sağladığına inanıyorum. Dayanışmacılık, paylaşımcılık, bu toprakların yarattığı bir kardeşçe yaşama kültürü var.

Bunların hepsi bizim için çok önemli. Dışarıdan yapılan genetiği bozacak birtakım müdahaleler var ve bu bizim toplumumuzu bozuyor. Son zamanlarda yaşanan taciz, tecavüz gibi şeyler bizim içimizden çıkmış öz değerlerimiz değil. Bunlar içinde bulunduğumuz kapitalist düzenin yarattığı toplum tipidir. Bu sistem bizi çürütüyor, bozuyor, yozlaştırıyor. Hakim olan bu sistemi kırdığınızda insanın tarihi birikimleri ve insani yanlarıyla bir buluşma sağlayabiliyorsunuz. Bunu devrim yapmış tüm ülkelerde görebilirsiniz. Galileo çok önemli bir bilim adamıdır. Dünya dönüyor dediğinde aslında orada yaşanan çatışma dinbilim arasında değildir. Hakim düzenle bu düzenin değişebileceği hakkındaki fikirdir. O yüzden bu olay çok önemlidir. Hakim yapı bu düzenin kalmasını, dünyanın durmasını istiyor. Tarihin sonu gelecek kehanetleri de kilisenin dünya duruyor söylemiyle aynı mantığa sahiptir. Ama biz tarih bitmedi, devam ediyor diyoruz. Şayet o bahsettiğim buluşma gerçekleşirse, Türkiye'de ciddi bir sıçrama gerçekleştirebilir. Size bir şey söyleyeyim. Uzaya çıkan ilk bayrak orak çekiçli bayraktır. Yani emekçilerin bayrağıdır. Bu bir tesadüf değildir.

AK Parti döneminde Nazım Hikmet'e vatandaşlık hakkı verilmesi, tırnak içinde demokratik açılım gibi atılımlarla sola göz kırpıyor sanki. Bu çalışmalar sosyalist partilere ilgiyi azalttı mı?

Türkiye 1920'lerden bu yana emperyalist güçlerle Sovyet Rusya arasında sıkışmış bir bölge. Cumhuriyet sonrası bir şekilde bir denge kurup varlığını devam ettiriyor. Ama 90'larda Sovyetlerin çözülmesiyle beraber tüm ülkeler bu yeni oluşan dünyaya göre kendilerini şekillendirmeye çalıştılar. Yugoslavya parçalandı, Irak işgal edildi ve 91'den bu yana dünyada kan akmaya bir gün yok. Büyük yenilgimiz sonrasında dünya büyük bir barbarlığa sürüklenmiş oldu. Ülkeler de teker teker bu emperyalist sisteme uygun hale getirilmeye çalışılıyor. Bu bahsettiğimiz çalışmalar daha önce başlamış olmakla beraber AKP iktidarıyla hızlanarak devam ediyor. Kendilerine meşru bir zemin yaratmaya çalışıyorlar. 7080 yıllık sorunlar var ve bu sorunlardan dolayı halk gerçekten rahatsız. Ama AKP bunu kendi siyasi emelleri için bir yol olarak kullanıyor. AKP'nin bu açılımları yaparken asıl amacının bu sorunları çözmek olduğunu düşünmüyorum. Onların tek derdi Yeni Osmanlı dedikleri ya da Büyük Ortadoğu Projesi adını verdikleri yeni Türkiye'nin yolunu açmaya çalışıyorlar. Bu yüzden bu açılımların Türkiye'nin herhangi bir sorununa çözüm bulmak için yapılmış olduğuna inanmıyorum. 12 Eylül anayasasıyla hesaplaşmak lazım. Toplumun büyük çoğunluğu bu anayasanın aslında değişmesi gereken bir anayasa olduğu konusunda hemfikir. AKP işte bu rahatsızlığı yakalıyor ve bu noktada bu rahatsızlığı kendi yaratmak istediği toplumsal düzen için kullanmaya çalışıyor. Biz temas ettiğimiz herkese AKP'nin bu oyununa gelmemelerini söylüyoruz. AKP'nin Türkiye'yi demokratikleştirme, özgürleştirme gibi bir derdi yok. Yapmak istedikleri şey daha bağımlı, daha gericileşmiş bir ülke haline getirmek. Eğer yaratmak istedikleri Türkiye'yi gerçekleştirirlerse bu ülke bir emekçi, işçi cehennemi haline gelecek.

32 yıl sonra emekçiler, işçiler Taksim'e çıkacak. Bu bir armağan mıdır sizce? Nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bunu izin verilmiş bir şekilde Taksim'e çıkacağız diye düzeltsek daha doğru olur. 1977, 1 Mayısı'ndaki katliamdan sonra 1978'de biz bombalara, şiddete rağmen yeniden Taksim'e çıktık. Ama gerici faşist zihniyet 1979'da yasakladı. Her iktidar bir sonrakinin devamı olarak 1 Mayıs'ı yasakladı. Son 34 yıldır da Taksim'e çıkmak bir mücadele haline geldi.

Aslına siz mücadele edersiniz, savaşırsınız, kazanırsınız ama nedense bu kazanım iktidarın bir armağanı gibi gösterilir. Bugün bizim kazandığımız ne varsa hepsi bir mücadelenin ürünüdür. Ama egemenler bunu kendileri bahşediyormuş gibi gösteriyor. Padişahlık lütfu gibi sunuyorlar.

AKP'de bu yıl bunu yapmaya çalışıyor. Anayasa tartışmaları ile AKP, TEKEL işçilerinin söküp aldığı demokrasi maskesini yeniden takıyor. Bunun için Taksim'deki kutlamaları kullanmak istiyor.

Edebiyat Fakültesi mezunusunuz. Türkiye'nin şu an içinde bulunduğu koşulları anlatan bir roman yazmak ister miydiniz?

Tabi ki isterim. Neden olmasın ki? Üniversitede bilim tarihi üzerine çalışıyordum.

Bilim, sanat ve edebiyatın ancak toplumda yaşanacak çok büyük bir değişim sonrası anlam kazanacağına inanıyorum. Küçük küçük kurtarılmış bölgeler ya da adalar yaratmak yerine bütün bir ülkeyi değiştirecek bir müdahalenin daha anlamlı olacağını ve en güzel şiirlerin, en güzel romanların böylesi bir toplumda gerçekleşeceğini düşünüyorum.

Umarım öyle bir ülke yaratırız ve onun şiirlerini de romanlarını da hep beraber yazarız, belki bizden daha genç arkadaşlar yazar. Nazım'ın “En güzel şiir henüz yazılmadı” şiiri çok hoştur. Ben buna gerçekten inanıyorum. Çünkü daha güzel romanlar ve şiirler yazılacak bu ülkede.

06.05.2010
 


Facebook'ta Paylaş

 Haber Yorumları:

İlk yorumu siz yapın...


Habere Yorum Ekle:
Adınız Soyadınız:
E-Mail Adresiniz:
Yorumunuz:
 
Not: Yorumlar uygun görüldüğü takdirde yayınlanmaktadır.
Bolu Gündem Gazetesi: Uzaya çıkan ilk bayrak, orak çekiçli bayraktır (Bolu haber, gazete)

Haberin devamı için tıklayınız.

YOLCU OTOBÜSÜNDE KAÇAK SİGARA (01 Ocak 2014)

Gerede Jandarma Teşkilatı arama gerçekleştirdiği yolcu otobüsünde 95 karton ka... Devamı -->

Haberin devamı için tıklayınız.

Eski cezaevi suç yuvası oldu (17 Eylül 2014)

Borazanlar Mahallesi’nden taşındıktan sonra madde bağımlılarının mekanı haline ... Devamı -->

Haberin devamı için tıklayınız.

Cevizler toprakla buluşuyor (16 Eylül 2014)

Bolu İli Organik Ceviz Yetiştiriciliği Yaygınlaştırma Projesi kapsamında Çepni K... Devamı -->

Haberin devamı için tıklayınız.

Yol için ağaç kestiler (16 Eylül 2014)

Abant İzzet Baysal Üniversitesi Gölköy Kampüsü'nde yol açmak için çok sayıda ağa... Devamı -->

Haberin devamı için tıklayınız.

Ercoşkun öğrencilere başarılar diledi (16 Eylül 2014)

Ak Parti Bolu Milletvekili Ali Ercoşkun, 15 Eylül Pazartesi günü başlayan 2014-201... Devamı -->

Haberin devamı için tıklayınız.

Hırsızlar bir evi talan etti (16 Eylül 2014)

Yeni Güney Köyü’nde Durmuş Çelik isimli bir vatandaşa ait eve giren hırsızlar, evi... Devamı -->

Haberin devamı için tıklayınız.

Hamile kadına şiddet (16 Eylül 2014)

Hamile kadın, eve alkollü gelen çocuğunun babasından rahatsız olunca tokat yedi.Devamı -->

Haberin devamı için tıklayınız.

‘Eğitimin kanayan yarası’na dokundular (01 Ocak 2014)

2014-2015 eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte Eğitim-Sen Bolu Şube Başk... Devamı -->

Haberin devamı için tıklayınız.

Ulusal basından Bolu çıkarması (16 Eylül 2014)

Bolu Belediyesi Bolu’nun ‘turizm şehri’ hedefi doğrultusunda tanıtım çalışmalarına... Devamı -->

Haberin devamı için tıklayınız.

PARKOMAT FİRMASI PARA ÖDEMİYOR PARALAR NEREYE GİDİYOR? (16 Eylül 2014)

Bolu Gündem Köşe Yazarı Makinist’in geçtiğimiz ay kaleme aldığı bir köşe yazısında... Devamı -->

Haberin devamı için tıklayınız.

Filmleri aratmayan dolandırıcılık (16 Eylül 2014)

Yaşlı bir kadın, kendisini arayarak “Emniyet’ten arıyorum. Hesabınızda terör bağ... Devamı -->

Haberin devamı için tıklayınız.

Oltalara 257 kilo sazan takıldı (16 Eylül 2014)

Amatör ve Sportif Olta Balıkçılığı Federasyonu tarafından düz... Devamı -->

Haberin devamı için tıklayınız.

Vakıf’tan Bolu’ya bir eser daha (16 Eylül 2014)

İzzet Baysal Vakfı tarafından 50. Yıl İzzet Baysal İlkokulu ve Anaokulu bahçesin... Devamı -->

Haberin devamı için tıklayınız.

AGALAR NE OLDU? (16 Eylül 2014)

Savaş Aga ne oldu seçim öncesi Parkomat gelirlerinin Boluspor için öneminden bahs... Devamı -->

Haberin devamı için tıklayınız.

PTT 1.LİG MAÇ PROGRAMI (12 Eylül 2014)

PTT 1.Lig’in yayıncı kuruluşu olan TRT’nin haftasonun da televizyondan naklen yayınlayacağı ... Devamı -->

Haberin devamı için tıklayınız.

Bolu Turkcell’le kulaç attı (03 Eylül 2014)

Türk sporunun en büyük destekçilerinden Turkcell, Türkiye Yüzme Federasyonu ile ... Devamı -->

 


Tüm İlanlar

Bolu Resmi İlanlar
 
 Tansu Eczanesi:
 Hastane Cad. Mustafa Bey Apt. No:25 BOLU Tel:(0 374) 2136792
 Kızıltan Eczanesi:
 Kültür Mah.Cem Sultan Cad.:No:12 Tel:(0 374) 270 39 14

Tüm Yazı Dizileri



Bolu'da Hava Durumu:


 
Email:
bilgi (@) bolugundem.com   Telefon: (0374) 215 05 72
 

 

 

Tasarım: EvrenKENT

© 2003-2014 Tüm Hakları Saklıdır. Bolu GÜNDEM Gazetesi.
Bolu Gündem Gazetecilik, Matb. ve Reklam Tic. Ltd. Şti. www.bolugundem.com 

Site Yönetimi  -  Mail Yönetimi