• BIST 82.796
  • Altın 147,560
  • Dolar 3,7818
  • Euro 4,0344
  • Bolu 6 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 3 °C

Şiddet

Mustafa Namdar

Evde, okulda, sokakta en çok konuşulan konulardan biri haline geldi şiddet. Uluslararası ilişkilerde, evde karı koca arasında, okulda öğretmenin öğrencisine, öğrencinin öğrenciye sokakta güçlünün güçsüze, açın tok'a uyguladığı hukuk dışı davranış artan ivmede devam ediyor. Sevginin, saygının, hoşgörünün nefrete dönüşmesine neden olan ne? Toplumda şiddete özendiren ne? Toplumların bir arada barış içinde yaşamalarını sağlayan uluslararası anlaşmaları, hiçe sayan, insanların yönetimi için kendi hazırladıkları hukuk kurallarını bozan örf ve adetlerin ortaya koyduğu ahlak kurallarına aldırış etmeyen, sonucu ne olursa olsun şiddete zorlayan suça iten sebepler olmalı...

Şiddetin mayasında hukuka olan güven kaybı sonunda,kendi işini kaba kuvvetle kendi çözme dürtüsü. Şiddetin mayasında lider olmak, yasa dışı yönetme tutkusu. Şiddetin mayasında zahmetsiz kazanç, parazit yaşam felsefesi vardır. Bunlara çare bulamadığımızda ne tür önlem alınırsa alınsın, şiddet tohumları bir yerlerden mutlaka yeşerecek toplumun belli kesimlerini mutlaka etkisi altına alıp zehirleyecektir.

Şiddetin oluşumunda insanlar arası ilişkiler, yönetenlerle yönetilenler arasındaki iletişim ve güven çok önemlidir. Ailede karı-koca güvensizlik içindeyse, birbirlerine olan saygıyı yitirmişlerse çocuklarıyla olması gereken iletişimi kurma olasılığı olmayacaktır. Aile içindeki davranışlarda söz ve eylem birbirini tutmuyorsa, çocukta güven yara olacak tedavisi, dışarıda çevrede aranacaktır.

İyi veya kötü davranışların kazanımı, ilişki kurulan arkadaş çevresine göre şekillenecektir.

Okullar hem eğitim hem de bireyi geleceğe hazırlayan öğretim kurumlarımızdır. Buralarda bir ülkenin geleceğinde görev alacak bireyler iyi ahlaklı, bilgili, sevecen, saygılı ve karalı olarak yetiştirilmesi amaçlanmıştır. Bilgili ve üretken olmak işini sevmekle, iş ahlakını benimsemekle, ciddiyetle bağıntılıdır. Bu bağ nasıl oluşacaktır? Bu bağın birinci ilmeği ailede atılıyor olsa da, son ilmekler okulda öğretmenleri tarafından bağlanacaktır.

Şimdi düşünelim! Okulda öğretmen amiriyle barışık değilse öğrenciyle doğru iletişim nasıl kurulacaktır. Öğretmenle aile arasında iletişim yoksa, aile içinde karı-koca ilişkileri hakkında yeterli bilgi yoksa, öğrenciyi etkisi altına alan nedenlerde nasıl rehberlik yapılacaktır?

Okulun mevcut bir işleyiş yasaları varsa, bu yasa çerçevesinde okul disiplin yönetmelikleri hazırlanmışsa. Bu yönetmelikler çerçevesinde öğrenci başarı ve başarısızlık değerlendirmesinde ceza ve ödül sonucuna etki eden kararları tepeden inme uygulamaya sokar, yönetmelikleri bir tarafa iterseniz olması gereken güveni ve saygıyı nasıl oluşturacaksınız?

Eskiden sınıflarımızda sınıf mümessilleri, öğretmen öğrenci arasında köprü görevi görmekteydi. Sınıf mümessili çalışkan, iyi ahlaklı davranışlarıyla disiplin kurallarına uyum gösteren güvenilir kişiliği olanlardan seçilirdi. Şimdi gözlemlenen o ki, baskıcı bir düşünceyle sınıfa hakim olan lider tipler bu görevi üstlenmeye özen gösteriyor. “Ben ne dersem o olur” mantığı. Bu mantık içinde ezilen duygularını içine gömüp bastıranlar bir gün fırsat ellerine geçtiğinde içlerindeki canavarı dışa salıveriyorlar.

Suçun karşılığında ceza korkusunu, başarının karşılığında ödül sevincini yaşatamıyorsak öğrencilerin sağlıklı yaşam çizgisini bozacak bir takım güçler, dün olduğu gibi bugün de mutlaka olacaktır. Stres içinde olan topluluklarda şiddetin filizlenmesi daha kolay olmakta. Görülüp ikaz edilmesi gereken olaylarda okulda öğretmen bu iş idarenin işidir bana ne der gözünü kapatırsa, halk bu iş emniyet güçlerinin görevidir der vatandaşlık görevini yerine getirmezse, farkında olmadan şer güçlere meydanı bırakmış olacağımızı unutmayalım. Söz ve eylemi birbiriyle örtüşen model olabilmek evde anne babanın, okulda öğretmenin olduğunu unutmadan hareket etme erdemi, şiddete yeşil ışığı yakmayacak diye düşünüyorum.

04.12.2006 

Bu yazı toplam 191 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim