• BIST 106.843
  • Altın 142,669
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Bolu 18 °C
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 22 °C

Sigaramın dumanı

Mustafa Namdar

Tütün ve tütün mamullerine ait yasak uygulaması başladıktan sonra, tiryakilerin, özgürlük düşüncelerindeki yelpazeleri daha da bir genişledi.

Söylemler daha yüksek perdeden dile getirilirken, onunla paylaşılan hayatın güzellikleri de yüksek perdeden dile getirilmeye başlandı.

Gelirlerinde sigaranın payı olan esnaf dertli. Yaşam koşullarının ağırlığından strese girenler, sigaranın tesellisinden uzaklaştığı için dertli. Sıla hasretiyle yanıp tutuşanlar, teselli aracı olarak tanıdığından mahrum edildiği için dertli. Geleceğe yönelik planlamalarını belli bir projeye bağlamak için düşünce üretme üşengeçleri, geleceğin haritasını halka halka çıkan dumanlarda arayanlar dertli. Yalnızlıkların arkadaşını, nefes nefes içinde tutmak için soluyanlar dertli.

Ya, sağlığın en büyük tehdit aracı olması, özgürlüklerin neresinde değerlendiriliyor? Ya, ben keyif alıyorum derken hem kendinin, hem çevresindekilerin ölüme biraz daha yaklaştırıyor olmaları, özgürlükle nasıl örtüşecek? Dünyaya gözünü açmadan, daha ana karnındaki çocuğun etkilenmesinde, özgürlük anlayışı ne anlamda izah edilir? Delikanlılığın başlangıcı erkekliğe atılan, adamlığa geçişin ilk adımları olarak belleklerdeki düşünceleri tetikleyen modellerin, yaşanası insan ömrünü kısaltmasına neden olması, hangi özgürlükle barışık. Bu konudaki örnekleri çoğaltmak mümkün.

İçicilerin savunmaları, sağlıklarını pamuk ipliğine bağlamaktan öteye geçmeyen mazeretler. Bu durumu elbette onlar da biliyorlar. Ne var ki, yasağa karşı koyma dürtüsünün yanında, “Acı patlıcanın kırağı çalmaz” anlayışı, sağlığın sigortasını artırıyor...

Yalnız sigara mı sağlığı etkiliyor? Ya, yediğimiz hormonlu yiyecekler??? Ya, kışın soluduğumuz kalitesiz kömürün zehirleyici etkisi??? Bunlar nasıl denetleniyor? Bu konudaki sağlığımızı kimler kontrol altında tutuyor?

Tütün ve tütün ürünlerine gösterilen titizlik, fakir fukaraya dağıtılan ya da, kış öncesi kentlere giren kalitesiz kömürlerin alımında, yakımında, getirilen müeyyideler hangi hassasiyette takip edilip kontrol ediliyor?

Sosyal devlet anlayışında, toplumlar içinde yer alan zenginin, fukaranın haklarını adalet terazisinin ibrelerini oynatmadan dengede tutmaktır. Sağlıklı ve mutlu gelecek için bireylerinin, sağlıklarıyla ilgili önlemleri almaktır. Bu devletin devamlılığı için, vazgeçilmez, olmazsa olmazlardandır. Sigara yasağındaki ana gerçek de budur. Toplumların sağlıklı olması...

Bu böyledir de. Böyle olması için bir dizi önlemler alındığı söyleniyor da, kalitesiz kömürü dağıtanlar kim?..

Zaman zaman kentlerde hava kirliliğine ait yapılan ölçümlerde, değerlerin tavan yaptığı görüldüğü zaman, suçlular, bir başka kabahatliyi arıyor, faturayı kesiyorlar. Faturanın sahibi apartman yöneticisi, faturanın sahibi kaloriferci. Bu durumlarda belli adreslere yönelmek yerine, neden bataklığı kurutmak akla gelmiyor. İşin patronu devlet. İşin patronu, duygulara hitap eden, fakir fukaranın haklarını gözeten devlet baba. Bu konudaki zehirli havayı teneffüs ettirmekten, evlatları korur diye düşünüyorum. Önümüz kış, bekleyip göreceğiz. Millet geçim derdinde, seçim de yok. Şu sıcaklarda kömür akla gelmiyor. Zamlarla harmanlanan sıcaklar, epey devam edeceğe benziyor.

30.07.2009

Bu yazı toplam 282 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim