• BIST 106.764
  • Altın 142,206
  • Dolar 3,5340
  • Euro 4,1188
  • Bolu 25 °C
  • İstanbul 28 °C
  • Ankara 30 °C

Şiirde ölüm teması üzerine...

Aykut Karagüzel

Değerli dostlar, insanın hayatında çeşitli dönemler vardır.

Bazı dönemler vardır, hiç mi hiç değeri bilinmeden kül olur yele karışır.

Sonra da takılır hazan mevsiminde kurumuş bir yaprağın peşine; bir o yana bir bu yana savrulur durur.

Bir de bakarsınız ki, zaman hesap zamanıdır.

Yürekler sıkışır, gözler nemlenir ve boncuk boncuk terler alnımızın iç içe geçmiş çizgilerinde yol almaya başlar.

İşte o anda yalvarmak yakarmak nafiledir.

Gözümüzün yaşına da bakılmaz. Bu cümleler büyük şair Cahit Sıtkı Tarancı'nın “Otuz beş yaş” şiirini anımsattı bana.

Nazım Hikmet'te ise bir ayrıcalıktır ölüm ve ölümü bekleyiş. Onun sorunu daha çok ölüm ile ilgilenmekten ziyade öldürenlerle uğraşmaktır. Kâh bir kız çocuğunun Hiroşima'daki ölümü ilham verir ona; kâh bulutlar öldürür onun kahramanını. “Kız çocuğu” şiirinde şöyle seslenir şairimiz:

...........................

Hiroşima'da öleli
Oluyor bir on yıl kadar.
Yedi yaşında bir kızım,
Büyümez ölü çocuklar.

...............................

Her ne kadar Orhan Veli Kanık gibi başımızı alıp gitmeye kalkışsak da bırakmıyor peşimizi, hayatın gerçekleri ve ölümün soğuk nefesi. Oysa bakın ne de güzel sesleniyor bizlere değerli şairimiz Orhan Veli “Gün Olur” şiirinde:

Gün olur, alır başımı giderim,
Denizden yeni çıkmış ağların kokusunda
Şu ada senin, bu ada benim
Yelkovan kuşlarının peşi sıra

Dünyalar vardır, düşünemezsiniz;
Çiçekler gürültüyle açar;
Gürültüyle çıkar duman topraktan.

Hele martılar,
Hele martılar!..
Her bir tüylerinde ayrı bir telaş.

Gün olur, başıma kadar mavi,;
Gün olur, başıma kadar güneş;
Gün olur deli gibi....

Evet, belki de ölüm korkusudur insanı bu denli hayata bağlayan ve yaşamın tadına tat katan. Ben bu güne kadar ölüm temasını işlemeyen şaire rastlamadım.

Onların benliklerinde yer alır bu tema. Birçok zaman da ilham kaynakları olmuş, onun sayesinde dizeler nefes alıp, yaşam bulmuştur kendilerine.

Büyük üstat Necip Fazıl Kısakürek ise sevgiliye duyduğu özlemi ve bekleyişini, ölümü temasıyla yoğurarak şiirselleştirmiştir.

Ne hasta bekler sabahı ,
Ne de taze ölüyü mezar,
Ne de şeytan bir günahı,
Seni beklediğim kadar.

16.10.2008

Bu yazı toplam 4306 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim