• BIST 90.665
  • Altın 214,434
  • Dolar 5,3851
  • Euro 6,1005
  • Bolu 4 °C
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 8 °C

Sıkışan muhafazakarlar

Yüksel Gültekin

            03.03.2005

Bugün, ülkemizdeki en büyük sıkıntı, maalesef hala toplumsal uzlaşmanın sağlanamamış olmasıdır. Bunun önündeki en büyük engel de yine maalesef demokratlıkta kimseye laf söyletmeyen köşe başlarını tutmuş ve toplumu, sürekli söylemleri ve eylemleri ile geren idareyi ve hükümeti, sürekli psikolojik baskı altında tutan zihniyettir.

Toplumsal uzlaşma adına, bugüne kadar muhafazakar zihniyetin uzattığı bütün eller, boş çevrilmiş. İçeriğine bakılmaksızın, tüm talepler geri dönmüştür. Maalesef tüm iyi niyetli yaklaşımına ve özverili çabasına rağmen, hükümet bu konuda başarılı olamamıştır. Üzülerek belirteyim ki, sağduyu adına, muhafazakar kesimin vakur tavrını, başbakanın bizzat kendisi bile İmam Hatipler konusunda yeterli tavrı gösteremediniz diye, pasiflikle suçlanmıştır.

Bir yanda radikal yaklaşımlarla şıkıştırılan, öbür yanda kendi temsilcileri tarafından pasiflikle suçlanan bu ülkede din, fikir ve vicdan hürriyeti şemsiyesi altında, kardeşçe, onurlu ve haysiyetli bir yaşamı, inançlarınıza uygun olarak yaşamak isteyen muhafazakarlar, tam bir çıkmaza sokulmak istenmektedir.

Artık toplumsal uzlaşma için, başta hükümet olmak üzere, kim hangi adımı atacaksa, biri önce atmalı ve bu ülkede gerçek anlamıyla "Din, fikir ve vicdan hürriyeti" sağlanmalıdır.

21. yy’da iki yüzlü yaklaşımlar ve çift cinsiyetli hayatlar, Demokrasi ile yönetilen, çağdaş, laik Atatürk Cumhuriyeti’ne yakışmamaktadır.

Atatürk, "Aklı hür, fikri hür ve vicdanı hür" nesillerden söz etmektedir. Bize bir büyük özgürlüğün, bir kardeşçe yaşamın büyük ve geniş coğrafyasını göstermektedir.

Ama bazıları bugün onun kurduğu Cumhuriyet’te, onun adını kullanarak, aklımızı, fikrimizi, en önemlisi de vicdanımızı, mahkumiyet altına almak istemektedirler.

Muhafazakar kesimi yasaklarla korkutarak, hayali sınırlarla zapturapt altına almaya çalışmaktadırlar. Bu şekilde toplumsal uzlaşmanın sağlanamayacağı açıktır.

Bu uzlaşma sağlanmadan kaybedilen her gün, bu ülkede telafisi imkansız yaralar açmaktadır.

Gün uzlaşma günüdür.

Saygılarımla

Bu yazı toplam 219 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim