• BIST 90.383
  • Altın 144,263
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Bolu 5 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 5 °C

Şimdi ne olacak?

Mustafa Namdar

İnsanlara yardımlaşmayı, sabrı, hoşgörüyü, sevgiyi, dayanışmayı öğreten Ramazan ayına veda ediyoruz. İnsanların büyük bir bölümü kötü düşünceden, küfürden uzak, nefsini kontrol etme düşüncesinde huzurla uğurluyor olmalı Ramazanı.

Hayır sofraları kuruldu, yardım paketleri dağıtıldı. Fitre ve zekatlar yerlerine ulaştırıldı. Yardımları dağıtanlar mutlu. Ya, Ramazan sonrasında gene eski çaresizliği ile başbaşa kalanlar ne düşünüyorlar? Geçmiş yıllardan daha fazla sayıda insanımıza yemek vermek için kurulan iftar sofraları artık yok. Ya çadırda karnını doyuranlar nerede. Kaç kişi biliyor o gariplerin adresini? Kaç kişi çalacak o gariplerin birşeye ihtiyacınız var mı diye kapılarını? Yoksa onlar yılın bir ayında karınlarını doyurup da onbir ay mı oruç tutuyorlar?

Sosyal devlet olmanın gereği, her yıl artan sayıda iftar yemeği vermek midir? Yoksa; “İnsanımızın geçim koşulları düzeliyor, işte bunun kanıtı, sayı geçen yıldan daha aza düştü diye sevinmek midir?” Felsefemiz her platformda söylenen, balık verme yerine balık tutmayı öğretip bireylerin kendi ayakları üzerinde durmasını sağlamak mıdır?

“Elden gelen öğün olmaz. O da vaktinde bulunmaz” demiş Atalarımız. Peki şimdi ne olacak? Hayır kapıları çoğu kişiler için kapandı. Cüzdanların ve ceplerin fermuarları çekildi. İşte bayram! Sahi bayramın anlamı nedir bu insanlar için. El öpüp yüz gözetlemek midir bayramlar? Ceket yok pantolon yoksa, gömlek yok ayakkabı yoksa. Bayram gelmiş neyine bu insanların...

Sosyal devlet anlayışı vatandaşını üretimin içine sokacak koşulları hazırlamak olmalı. Onlara bir mesleğin sahibi olmak için olanakları hazırlamalı. Çalışamayacak yaşta olan yaşlıların yurdu yuvası, huzurevleri olmalı. Şu iftar çadırlarının konukları hepten de yaşlılardan oluşmuyor. İçlerinde taşı sıksa suyunu çıkaracak güçte olanları var. Bunlar için çalışma ortamları hazırlansa, aş sorunları da ortadan kalkacak.

Bu bayramda da okullar açık. Ailelerinden ayrı kalan öğrencilerimizin ayrılık özlemlerini giderecekleri günü iple çekiyor olmalı. Ya cebinde parası olmayıp da yüreği kavrulan öğrencilerin hali nice? Bayram gelmiş neyimize diye gözyaşlarını içine akıtanların halleri nicedir, kaç kişi sual ediyor.

Eski bayramlar diyerek anılar anlatılır. Alınan bayramlık ayakkabının yastık altında saklandığı anlatılır iç çeke çeke. Ya ayağında çorabı olmayan, ya ayakkabısının altı delik insanlar, karanlık gecelerden aydınlık sabahlara hangi duygularla merhaba diyor bilenimiz var mı? İşte Ramazan bitti. Şimdi karınlarını doyurduğumuz insanlar ne durumda düşünen ve çare üretenimiz var mı? Herkese sağlık içinde iyi bayramlar diliyorum.

11.10.2007

Bu yazı toplam 309 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim