• BIST 89.496
  • Altın 146,559
  • Dolar 3,6433
  • Euro 3,9136
  • Bolu 15 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 17 °C

SINAVA GİDERKEN

Mustafa Namdar

Günümüzde insanlar geleceği; fevkalade olaylar olmadığında o kadar da kapalı kutu değil. Aileler ne kadar duyarsız olsa da gelişmeler; önümüzü aydınlatacak olanaklar sunuyor. Beş altı yaş çocuğu evinde bilgisayar imkanı bulmasa da, bilgi erişiminde okulundaki araç gereçten yararlanma şansı var. Yeter ki, onlara rehber olunsun. Yeter ki, onlara özgüven aşılansın. Yeter ki, onlara yetenekleri doğrultusunda yol gösteren öğretmenleri olsun. Gelecekteki mesleklerini ana babalarının istediği alanda değil, kendi yetenekleri doğrultusunda sevdikleri, sevecekleri mesleklerin hayalleri ile düşüncelerin şekillenmesine yardımcı olunsun…
Çocuk; kendi geleceği ile ilgili mesleğinin hayali ile yaşasın. Büyükleri o hayalin gerçekleşmesi için yardımcı olsun. Bunun için ortaokula atılan adımdan sonra hayal edilen hedefe giden ince uzun yolda ayağına takılacak taşları ayıklayarak, ipi göğüsleme şansı yakalamasına yardımcı olunsun. Önce Liseye geçiş tercihi, sonra üniversite ve meslek alanına geçişin kapılarını zorlamak. Belirlenen hedefe ait hayalin gerçekleşmesine yönelik güven içinde emin adımlarla ilerlemek…
Bu yolun aşılmasında en büyük zorluk, çocukluk dönemindeki davranışlarımız. “Sen sus bakayım! Çocuklar her şeye karışmaz, senin aklın ermez!” Oysa o çocuklar bilgisayarla beştaş oynar gibi oynuyorlar. Çoğu zaman bilgisayar konuşma dilini alan çocuklarla iletişim kuramadığımızın farkına varamıyoruz…
Lise çağına gelindiğinde ergenlik çağı problemleri. Bu kez onlar başlıyor “Ben her şeyi bilirim babalanmalarına. Beni özgür bırakın feryatlarına karışan sizler çağın gerisinde kaldınız” söylemleri…
Lise son sınıfa gelindiğinde açılıyor gözler. Herkes uyanıyor gaflet uykusundan. Hayaldeki hedef aklına geliyor ailedeki büyük küçük herkesin. Yol ayrımına gelindiği akla geliyor çıkılan yolda. Kimi kırk yamalı lastik tekleyen motorla giriyor viraja. Kimi bakımı yapılmış araçla yükünden ve kendinden emin…
Ve öğrencileri stresinden kurtarma operasyonları. Hani bir dizi zenginler vardır yatırım için bir profesyonelden yardım isterler. Paralarını çarçur etmemek için. Kar getirecek bir yatırıma yöneltmek için. Öğrencilere de böylesi bilge kişiler aranır. Sınav stresinden kurtarmak , başarılı kılmak için.
Düşünülmez; sistemin getirdiği ortaokul ve lise sonu girilecek sınavlara nasıl bir bilgi sistemiyle gelindiği. Dağarcıkta ne var düşünülmez. Onlara Fatih Sultan Mehmed'e 11 yaşında Osmanlı idaresinin verildiği hatırlatılır. Düşünülmez ki onun nasıl hocalar elinde yetiştirildiği. Düşünülmez, onun var olan imkanları. Sınava hazırlanan öğrenciler için bir dizi araçlar iken son sınıfa kadar amaç üzerinde durmadan , sınav stresinden kurtarmak için çocuğu yoktan yonga kopartmaya zorlayarak rahatlamaya çalışın. Hadi canım sende!!!
Sınav stresini atmak için ne yapılması gerekir? Cevap kağıdının öncelikleri nelerdir? Nefesinizi nasıl ayarlamanız gerekir? Bu işlemin yaşamın sonu olmadığını hatırlatmaları yapılması gerekirken. Soru kağıdını elinize aldığınızda “kitapta okuduğunuz sayfa gelecek gözünüzün önüne rahatlayacaksınız!” Ya kitap açmayıp not tutmayanlar, dersi derste dinlemeyenler nasıl rahatlayacak??? Planlı iş yapmayı bir öğretebilsek sorun çözülecekte. Taşlar her yıl yerinden oynarsa plan neye göre yapılacak? Başarısızlıklar sonucunda “Senin yapamayacağını zaten biliyordum” yerine zamanında yaptığımızı düşünmek en doğru olandır. Onlar bizim çocuklarımız. Onlar ülkenin geleceği. Okusa da okumasa da onlara ihtiyacımız var. Başarılar…

Bu yazı toplam 524 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim