• BIST 1.331
  • Altın 461,309
  • Dolar 7,8023
  • Euro 9,4809
  • Bolu 5 °C
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 2 °C

Şirin İlçemiz Kıbrıscık’tan İzlenimler

Cevat Özsoy

 

Bizim gazetenin You Tube üzerinden canlı haber programlarını takip edip etmediğinizi bilmiyorum; ama kendine özgü habercilik anlayışı ile “ Gündem TV” epey izleme oranına ulaştığını belirtmek isterim.

İleriki yıllarda nasıl bir yayıncılık anlayışı ön plana çıkacağı ile ilgili farklı görüşler ortaya atılsa da, youtube üzerinden insanlara ulaşmada sınır ve zaman söz konusu olmadığı için, bu tür yayıncılığın  daha da önem kazanacağı yönün de bir kanaat var.

İşte bizim gazete de bu çerçevede önemli bir atılım yaparak “ Gündem TV” ile yayına başladı.

Bizim Patron Hüseyin Aykan’ın daveti ile Kıbrısçık ilçemize gittiğimde gördüm ki, müsait olan her yerde stüdyo kurulup, canlı bağlantılarla oldukça doyurucu haber programı yapılabiliyor. Öncelikle ekipteki genç arkadaşlara başarılar dilerim.

Kıbrısçık nüfus oranıyla küçük bir ilçemiz sayılır.

Epey önce, Beypazarı’na gitmek için, içerisinden geçtiğimiz ilçenin yolları çok kötü idi. İlk Dikkatimi çeken şey ise yol boyu taştan başka bir şey görmemem olmuştu. Bu gün ise yollar oldukça güzel; ama ilçeye az bir mesafe kala, eski yolla dokunulmayıp öylece bırakılmış. Bu da ilgililerin büyük bir ayıbı olsa gerek.

İlçenin nüfusunun sürekli azaldığı anlatılıyor. Genç nüfusun azlığı dikkati çekiyor. Toplam lise öğrenci sayısının tüm sınıflarda kırk beş civarında olduğu söylendi. Bir kaç öğrenci yurt binası dışında öyle çok katlı binalar göze çarpmıyor. Yeni yapılanma yok, genelde birkaç katlı eski binalar…

Şehir merkezindeki, bizim de yayını gerçekleştirdiğimiz, yeşilliğin ve su şırıltıların hakim olduğu çay bahçesinde oturmak oldukça keyifli… Genelde emekli olduktan sonra kendi memleketlerine dönen Kıbrısçık’ılar, şehirlerin gürültü ve telaşından uzak, huzur ve sükûnetin keyfini çıkarıyorlar…

Ve Kıbrısçık’ılar, şehir merkezlerine epey uzakta olmalarına rağmen, malum virüs salgını kurallarına uyup maske ve mesafe konusuna dikkat ediyorlar. Gittiğimiz gün Kaymakam Bey ekibiyle beraber denetim için çevreyi dolaşıyordu. Bura da şunu belirteyim; böylesine denetimlerin, devletin gücünü gösterircesine, kalabalık ekiplerle değil de, daha dar çerçeve de halkın içine çıkıp, işin önemini anlatarak, devlet halk kaynaşması şeklinde olması, çok daha anlamlı olacağını düşünüyorum.

 Şimdiki nesil belki bilmeyebilir; ama biz Kıbrısçık’ı, kendine özgü pirinci ile tanıyorduk. Düğün denek v.s davetlerinde Kıbrısçık pirinci ile yapılan pilav ikramı önemli idi, ve bir yerde olmazsa olmazdı.

İlçeye inip çarşıda kamyonetle pirin satıldığını görünce, hemen alayım dedim; ama maalesef satılan Kıbrısçık pirinci değil de, başka bölgeden getirilen pirinmiş. Bu durumu Başkan Emin Beye sorduğumda, “maalesef pirinç üretimimiz çok düştü, nasıl eski haline getiririz” diye planlama yapıyoruz dedi.

Eski bir eğitimci olan Başkan Emin Tekemen, CHP’li belediye Başkanı olarak merkezi hükümetten oldukça şikâyetçi… “Ankara’ya gittiğimde, ilimizin milletvekilleri ile görüşmek istedim; ama “randevun yok” diye geri çevrildim, hâlbuki Kıbrısçık halkı mevcut iktidara daha fazla oy verdi, böyle karşılanmamalıyım” dedi. Biz de Başkana halk verdik. Öyle yaa, bir ilin Milletvekilleri seçilmiş belediye başkanları ile görüşmeyip de kiminle görüşecek?...

Kıbrısçık’ta gelen misafirler için otel yok; ama Belediye doğa evleri yapmış ve çevresini mesire alanı haline getirmiş. Evleri gezip gördük. Teknoloji den daha ziyade, doğallığı ön plana çıkartılmaya çalışılmış ve gayet güzel olmuş. Çevre illerden doğa seven guruplar gelip konaklıyorlarmış…

Kıbrısçık’ılar taşın bolluğundan kinaye, ”bu taşlar para dönerse zengin oluruz” diye espri yaparlar; ama, gerçekten, bu taşları para çevirmenin yolunu bulmak üzereler. Şöyle ki, kurulan küçük atölye de, taşları işleyerek farklı desen, renk ve ebatta kolye, yüzük gibi çeşitli aksesuar üretiyorlar. Başkan Emin Bey “Taş işçiliği konusunda kurslar açıp ekonomimize katkı sağlamayı planlıyoruz” diyor. Eh, neden Erzurum Oltu, Eskişehir lüle taşı varda, Kıbrısçık taşı olmasın?

Bunun yanında, Belediye sebze yetiştiriciliği konusunda da öncülük etmeye başlamış ve epey mesafe alınmış. Başkan Emin Beyilçemize sebze dışardan geldiği için oldukça pahalı oluyordu, şimdi kendimizin ihtiyacını karşılayacak kadar sebze üretmeye başladık” dedi. Başkana “ elmacılığın yanında, sebzecilikte de ismini duyuran Seben’e rakip mi olacaksınız?” dediğimde, gülerek “neden olmasın” dedi.

Bu arada, Eski başkan Doğan Dağ ile Meclis üyesi Alaattin Karadağlı Kıbrısçık halkına örnek olsun diye hayvancılık işine girmişler. Çiftliğe bizi davet ettiler.

Şehrin dışında oldukça geniş alanda kurdukları çiftlikte, Ege bölgesinin etiyle meşhur koyunlarını yetiştiriyorlar. Az sayıda damızlık olarak getirdikleri koyunlar, sene de iki yavru veriyor; hatta ikiz yavrulayabiliyorlar. Bu gün 500 sayısına ulaşmışlar. İşi gayet profesyonel yapıyorlar. Doğuma yakın olanları, her yaş gurubunu, kapalı ve açık alanlarda, ayrı ayrı mekânlara koyuyorlar. Zaman zaman meralara salıp otlatıyorlar. Şimdilik sütünden değil de etinden yararlanıyor, damızlık olarak pazarlıyorlar.

 Mudurnu ve Göynük ilçelerimiz nasıl ki yumurta ve tavukçulukta isimlerini duyurmuşsa, Kıbrısçık ilçemizde koyun yetiştiriciliğinde niçin ismini duyurmasın diyoruz. Ve bu iki müteşebbisse başarılar diliyoruz.

 Kısa günlük Kıbrısçık izlenimler bunlar. Temennimiz, küçük ilçemizin göç veren durumundan çıkıp daha iyi yerlere gelmesidir.

Kalın sağılacakla…

 

 

Bu yazı toplam 5606 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 215 05 52 | Haber Yazılımı: CM Bilişim