• BIST 98.415
  • Altın 277,449
  • Dolar 5,7824
  • Euro 6,4409
  • Bolu 12 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 12 °C

Siyaset ve Cemaatler İle İlgili Birkaç Kelam

Cevat Özsoy

Esasında, biraz da bizi aşan böylesi önemli bir konu da, en azından, kendi düşüncemi siz değerli okuyucularımla paylaşayım dedim.

Okuyucularım hatırlarlar. Biz, bu güne dek Türk İslam tarihinde çok önemli bir yeri olan cemaat, tarikat ve tasavvuf gerçeği ile ilgili bir hayli yazı yazdık. Bu yazıları gazetemizin internet sayfalarında  okuyabilirsiniz.

O yazılarımızda belirttiğimiz gibi, Türkler Müslüman olduktan sonra İslam dünyasının kaderi değişmiştir; hatta dünya tarihinin akışı değişmiştir.

İşte böylesi insanlığın kaderini değiştiren Selçuklu ve Osmanlı medeniyetinde en büyük etken tasavvuf kültürü olmuştur. Konu çok uzun ve derin olmasına rağmen, kısaca söylemek gerekirse, Anadolu’nun İslamlaşmasında, ferdi ruh eğitiminde silsilesi güçlü tasavvuf geleneğinin çok önemli işlevi olmuştur. Bu sayede gönüller fetih edilmiştir.Bunu tarihi araştırmalarda net olarak görüyoruz.

Bu gün de, küresel kültürün insani değerleri tahrif ettiği bir ortamda, İslami ruhi canlılığı koruyacak bu tür manevi eğitim merkezlerinin önemi kat kat arttığı bir gerçektir. Zaten başka bir sığınılacak yer de kalmamıştır.

İşte böylesi önemli görevler ifa eden İslam ve irfan yuvalarını, demokrasinin vazgeçilmezi olarak gördüğümüz siyasi partilerin, adata, bir oy deposu olarak görmeleri, asıl işlevini görmezden gelinip, oy verdi vermedi tartışmalarına indirgemeye çalışılmaları doğru değildir.

Bu çok yanlış bir yaklaşımdır.

Elbette, ülkeye ve insanına hizmet için kurulan siyasi partiler, iktidara gelebilmek için her seçmenle ilişki kurmaya ihtiyaç duyarlar. Bu nokta da, temsil ettikleri oy potansiyeli nedeniyle de, hemen hemen her siyasi parti, bilhassa seçim dönemlerinde, bu yapıların kapısını çalıp onları dinlemek, ilişki kurmak isterler. Bu demokrasimizin tabi gereğidir, partiler için de yanlış bir davranış değildir.

Bu durum da cemaat ve tarikatlar ne yapmalıdırlar? Siyasi partilerin oy deposu ve bir manada alt birimleri haline mi gelmelidirler?

İşte sorunun can alıcı noktası burasıdır.

Elbette ki siyasiler kendi partilerine güç katmak için talepte bulunabilirler; ama cemaatler, iyi insan yetiştirmek, iyi Müslüman yetiştirmek, insanlığa artı değerler katmak gibi evrensel misyonu bırakıp, bu önemli işlevlerini gölgeleyecek bir davranış içinde olmamalıdırlar. Bu tür davranışların kendi davalarına zara vereceğini gerçeğini göz önünde bulundurmalıdırlar. Çünkü cemaatler mesajlarını belli bir kesime değil, toplumun tüm katmanlarına taşımak gibi önemli bir sorumlulukları vardır. Her zaman İslam’ın kapsayıcı diline sahip olmalıdırlar.

Onun için de cemaatleri bir siyasi parti gibi düşünmeyelim.

Her ne kadar bazen seçim dönemlerinde, kendilerince malum sebeplerle, siyasi tavır koydukları görünse de, Onlar için eğitim çalışmaları ve ülkemizin büyük ihtiyacı olan irfan neslini yetiştirmek çok daha önemlidir.

Önce insan, ahlak, edep, sanat, ilim ve marifet... Asıl gaye budur.

 Bu durumda bize düşen, cemaatler konusunu bu çerçevede değerlendirip, kendilerine özgür bir çalışma ortamı sağlanmasına yardımcı olmak, hiç olmazsa, düşmanlık yerine, gönül desteği verebilmektir. Gerisi laf-u güzaftır. Bilmem anlatabildim mi?....

Günün sözü:

İyiyi ara, güzeli ara, doğruyu ara; ama kusur arama!

Bu yazı toplam 1028 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 215 05 52 | Haber Yazılımı: CM Bilişim