eryaman escort , ankara escort, ankara escort, bursa escort
  • BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • Bolu 19 °C
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 24 °C

Siyasetin röntgen filmi

İlhami Candemir

Değerli okuyucular, akşam TV kanallarındaki haberleri izledim. Bu haberleri izledikten sonra kendi kendime düşündüm ve neticede  bugünün siyasi tablosuna bir göz atayım ve bu konudaki düşüncelerimi okuyucularımla paylaşayım dedim.

Cumhurbaşkanımızı dinledim; AKP hakkında methiyeler düzüyor, muhalif kim varsa  veryansın ediyor. Hatta hakarete varan eleştirilerini 75 milyonun gözünün içine baka baka acımasızca  yüksek tonda söylüyor ve sonra birlikten-beraberlikten  söz ediyor. Buna ne denir? Tavşana kaç tazıya tut. Neyse geçelim bunu. Bu durum bana şu fıkrayı hatırlattı; Bir ihtiyar ninenin yanında iki küçük çocuk var. Birisi sırtında diğeri yerde yürüyor. Karşıdan gelen bir hanım nineye soruyor, sırtındaki kimin çocuğu, kızımın kızımın, peki elinden tutup yürüttüğün çocuk kimin, kör olası oğlumun diyor.  Herhalde ne demek istediğim anlaşılmıştır.

Sonra başbakan çıkıyor,”anayasa ne derse desin imam bildiğini okur” diyebiliyor. Vay anasını, daha neler duyacağız.

Bir başka AKP milletvekili çıkıyor, Yasamada bizde, yürütmede bizde, yargı da bizde diyor. Ben de kendi kendime “Allahım bu günleri de mi görecektim” diyorum.

Sonra MHP genel başkanını izledim; Efendim mahkeme kararı ile de olsa Kayyum Hey’etinin yapacağı kurultayı dinlemem, hatta orada bulunarak  o kurultaya iştirak edecek delegelerin ihracı yönünde gereği yapılır diyor.

Bir partinin genel başkanı “ben mahkeme kararını  dinlemem” diyebiliyor. Peki  o genel başkanın başbakan, cumhurbaşkanı olduğunu düşünün, buna da  ne denir, Allah korusun denir.

Keza  CHP  genel başkanı, CNN Türk’te Ahmet Hakanın programında “ben PKK lıların da, DHKPC lilerin de, bilmem kimlerin de ziyaretlerine gittim” diyor. Sonra gelen tepkiler üzerine “gitmedim, ispat edin” diyebiliyor. Sayın genel başkan “İKRARIN” ispatı olur mu? İKRAR ETMİŞSİN. Eğer gitmemiş ise GİTTİM DEMEYECEKSİN. Atalarımız  “laf ağzından çıkmadan senin esirindir, ağzından çıktıktan sonra sen onun esirisin dememişler mi? Bunu da geçelim.

Gelelim HDP genel başkanına, özetin özeti olarak  Kürtlerin demokratik hakları için  mücadele ettiklerini söylüyor.

Dün Mardin’in Midyat  ilçesinde Kürtlerin terörü lanetleme yürüyüşlerini izledim.Aman Allahım o ne kalabalık.O tablo bana şu fıkrayı hatırlattı; Efendim çok eski tarihlerde savaşlarda kimi zaman atlar kimi zaman filler  kullanılmış.Tabi bunların -özellikle fillerin- bakımı çok masraflı olduğu için  Timurleng (aksak Timur)  köyün birine bir fil göndermiş ve bu file bakılacak(yani yiyeceğine-içeceğine bakılacak)demiş.Gel zaman git zaman filin masrafı çekilmez hale gelmiş.Köylü Nasrettin Hoca’a gitmiş, “Hoca efendi Timurleng seni sever,ne olur sen git de rica et,fili bizden alsın” demişler.Hoca da tamam ama  sizler de gelin demiş ve gitmişler,Timurleng’ten randevu alınmış,saati geldiğinde önce Nasrettin Hoca girmiş huzura,sonra bir de arkasına bakmış ki kimse yok,köylüler toz olmuşlar.Bu durumu  gören hoca Timurleng’e “devletlüm,verdiğiniz fil dişi,bir de erkeğini istiyoruz” demiş.Sayın genel başkan  görüldüğü gibi arkanızda kimse kalmamış. Sizin yapacağınız tek şey,-Hoca’nın yaptığı gibi-terörle mücadele için yapılacak her türlü düzenlemeye destek vermek.

Şimdi dönelim yazımın başlığına; Yani siyasetin röntgen filmine; filme baktım( Tabii ki isterseniz sizler de bakabilirsiniz), siyaset HASTA, hem de AĞIR HASTA.

Adam kuyuya düşmüş, bağırmış, bağırmış kimse yok, sabah olmuş, bir  vatandaş yoldan geçiyor, kuyudaki yine bağırmış, vatandaş gelmiş, sormuş “ne var” “kuyuya düştüm  kolumdan tut da çıkayım” demiş, vatandaş şu kadar para isterim deyince kuyudaki adam tekrar bağırmaya başlamış  “BAŞKA KİMSE YOK MU. Şimdi ben de bağırıyorum “ birliğimizi beraberliğimizi sağlayacak başka kimse yok mu!

Gözden kaçan bir tablo/Dün Edirne’deki cenaze töreninde şehit bayan polisimizin eşi Ana muhalefet genel başkanının yanında –sanırım farkında olmadan -saf tutmuş ve sonra fark ederek yer değiştirdi. Bu ne acı bir tablo. Kısa bir süre de olsa o teşkilatta rütbeli olarak görev yapan bir kişi olarak çok üzüldüm. O polis kardeşime şunu derim. Sen devletin polisisin, AKP nin değil, kimin yanında durduğun değil kimin yanında durmak istemediğin çok çok önemli. Sen 27 Mayıs ihtilalinden sonra(o zaman bu sıfat kullanılmıştı)polisin elbisesinin rengi değiştirildi bunu bilmezsin. Onun için polisin itibarını saygınlığını korumak  ancak tarafsızlıkla mümkündür. Bunu bilesin.

Bu yazı toplam 1210 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim