• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Bolu 13 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 14 °C

SÖĞÜT RUHU

Hasan Dinç

Geçtiğimiz Pazar günü yani 9 Eylül 2012 tarihinde Bolu TÜRK OCAĞININ tertiplediği bir geziyle Söğüt’e gittik. Her sene Söğüt’te Eylül ayının ikinci pazarı Ertuğrul gazi şenlikleri düzenlenmektedir. Bu sene de şenliklerin 731.si yapıldı.

Ertuğrul Gazi bilindiği üzere Osmanlı Cihan Devletinin kurucusu Osman Bey’in babasıdır. 1281 yılında yerleştiği Domaniç yaylağından sonbaharda Söğüt kışlağına gelmiş ve orada bütün YÖRÜK/TÜRKMEN büyüklerine bir şifalı şükran pilavı vermiştir. İşte bu gelenek 731 yıldan bu güne devam edip gelmektedir. Günümüzde de devlet destekli bu gelenek, Ertuğrul Gazi Şenlikleri adıyla devam ettirilmekte ve şenliklere katılan herkese şifalı pilav ikram edilmektedir.

Pazar günü sabahleyin saat altıda hareket etmemize rağmen biraz geciktik ve kortejin şehir içinden hareketine yetişemedik. Ancak tören alanında yerimizi aldık ve resmigeçitte Bolu’yu şerefle temsil ettik. Yapılan ve uzun olduğu herkesçe kabul edilen protokol konuşmalarını dinledik. Buradaki konuşmalarda bilhassa siyasi parti temsilcileri SÖĞÜT RUHU üzerinde durdu. Parti programlarına uygun değerlendirmeler yaptılar. Bilhassa AKP adına Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın yaptığı konuşma milli birlik ve bütünlüğü zedeleyen mozaikçi anlayışın sergilenmesi açısından dikkat çekici ve toplumu geren bir konuşma oldu. Sayın Bekir Bozdağ SÖĞÜT RUHUNU Türk’ü, Kürd’ü, Laz’ı ve Çerkez’i diye Başbakanın saydığı 36 etnik gurubu birleştiren bir ruh gibi takdim etmesi, Anadolu’nun her yerinden gelen YÖRÜK/TÜRKMEN’LERİNİ epeyce rahatsız etti. Bu nedenle konuşmayı alkışlamayarak bir nevi protesto etmiş oldular. En güzel ve kısa konuşmayı Millet Partisi Genel Başkanı Aykut Edibali yaparken, en çok alkışlanan konuşmayı da MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli yaptı. Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Sayın Mustafa Destici ile Son konuşmayı yapan TBMM Başkanı Sayın Cemil Çiçek SÖĞÜT RUHU üzerinde dikkat çekici değerlendirmelerde bulundular. Sayın Cemil Çiçek’in konuşması açıklanmayan bir CUMHURBAŞKANLIĞI adaylığı gibi de algılandı ve bu şekilde değerlendirildi.

Anlatılmaya çalışılan SÖĞÜT RUHU üç kuvvetli ayak üzerine kurulmuş devleti anlatmaktadır. Ayaklardan birini Şeyh EDEBALİ’nin şahsında ilim ehli (ulema), ikinci ayağını Osmanlının ilk kadısı DURSUN FAKİH’İN şahsında din adamı (fukaha ya da onların temsil ettiği şeriat veya hukuk) ve üçüncü ayağını ise Kayı Boyu’nun temsilinde insan teşkil etmektedir. Ertuğrul Gazi ise bunların üzerinde devleti (kılıç) temsil etmektedir. Ertuğrul Gazi, oğlu Osman Bey’e vasiyetinde  “Beni kır fakat Edebali’yi kırma. O bizim boyumuzun ışığıdır. Terazisi dirhem şaşmaz. Bana karşı gelirsen üzülür, incinirim. Ona karşı gelirsen gözlerim sana bakmaz olur” derken devletin ilme (ulemaya) verdiği değeri ortaya koymakta; Şeyh Edebali de damadı Osman Bey’e nasihat ederken “insanı yaşat ki devlet yaşasın” derken yönetimin insana vermesi gereken değeri ifade etmektedir. Dursun Fakih ise okuduğu hutbe ile devletin bağımsızlığını ilan etmiştir. Böylece Osmanlıda devlet ilim, İslam ve insan üzerine kurulmuştur. Devlet bu üç değerin üzerine inşa edilmiş olup, buna da kısaca SÖĞÜT RUHU denilmektedir. Bu SÖĞÜT RUHUNU “Farklı din, dil, kültür ve medeniyet dairelerinde bulunanlara gösterilen engin hoşgörü, kimseyi ayırmayan ve dışlamayan insaflı bakış, saygı ve şefkat temeline dayalı yönetim modeli” olarak da tanımlayanlar bulunmaktadır.

Türkler Anadolu’ya 1071 Malazgirt zaferiyle girmişler ve burayı ebedi vatan yapmışlardır. 1281 yılındaki Osmanlı Beyliğinin kurulmasından 210 sene önce Türkler burada Anadolu Selçuklu Devleti adı altında büyük bir devlet kurmuşlar, parlak bir medeniyet yaratmışlardır. Selçuklu asilzadelerinin Fars dili ve Acem kültürü içinde eriyip asimile olmaları, buradaki hâkimiyetlerinin sonunu getirmiştir. Öyleyse SÖĞÜT RUHUNUN Selçuklularla bir ilgisi yoktur. Yani Osmanlıya cihan imparatorluğu kurduran SÖĞÜT RUHUNUN Selçuklu mirası olduğunu kimse iddia edemez. Öyleyse bu ruh neyin ve kimin devamı olarak Osmanlıya intikal etmiştir. Bu cidden merak konusudur. Hiç kuşkusuz bu SÖĞÜT RUHU Orta Asya’ya ve Horasan erenlerine ve onların büyük mürşidi AHMET YESEVİ HAZRETLERİNE dayanmaktadır. Onun Anadolu’ya gönderdiği talebeleri (ALPERENLER) bu yüksek ruhu Anadolu YÖRÜK/ TÜRKMENLERİNE taşımışlar, onlarda kurdukları devletin temeli haline getirmişlerdir. Osmanlının cihan devleti olması ve çok uzun yaşaması bu yüce ruhun bir sonucu olsa gerektir.

Protokol konuşmalarından sonra gösteriler ve resmigeçit yapılmış, Anadolu’nun her yöresinden gelen YÖRÜK/TÜRKMEN’LER öz kültürlerini misafirlere büyük bir coşku ile takdim etmişlerdir. Bilhassa Bursa Kılıç Kalkan ekibi ve Ankara Seymen Kulübünün gösterileri büyük takdir toplamıştır. Ayrıca temsili olarak canlandırılan YÖRÜK/TÜRKMEN düğünü ilgiyle ve beğenilerek izlenmiştir. Resmigeçitte bir YÖRÜK/TÜRKMEN obasını temsilen alana giren bir topluluğun önündeki HAYME ANA figürü çok ilgi görmüş, yürürken irticalen yaptığı konuşma dakikalarca ayakta alkışlanmıştır.

Ankara Seymen kulübü sözcüsünün gösteriler sırasında yaptığı konuşma ve sonundaki dua bence şenliklerin en unutulmazı ve SÖĞÜT RUHUNUN gönümüzdeki ifadesi olmuştur. HAYME ANA ile bu sözcünün konuşmaları bence çoğaltılıp bütün Türkiye’ye dağıtılmalı, milletimizin bu ruhu doya doya teneffüs etmesi sağlanmalıdır.

Söğüt’teki Ertuğrul Gazi Türbesi, Küre’deki Dursun Fakih Türbesi ve Bilecik’teki Edebali türbesi mutlaka gezilmeli, buraların manevi ikliminden mutlaka yararlanılmalıdır. Söğüt ve çevresi Çanakkale gibi yeni nesillerin gezip görmesi gereken mekânlar arasına katılmalı ve bu büyük milletin geçmişi sadece kitaplardan değil, arifane yollardan da yüreklerine ve beyinlerine işlenmelidir. Bilinmelidir ki geçmişini bilmeyen toplumların gelecekleri olamaz.

Bu geziyi düzenleyen Bolu Türk Ocağı şubesinin değerli yöneticilerine ve başkanı Sayın Yunus Nadi Özçelik’e, Söğüt’te çok güzel konukseverlik gösteren onun yakınlarına teşekkürlerimi arz ederim.

Bu yazı toplam 1268 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim