eryaman escort , ankara escort bayan, escort ankara, bursa escort - ankara escort
  • BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Bolu 12 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 15 °C

Sohbetin altına dönüşümünde Garanti Bank -3-

Mustafa Namdar

            13.06.2005

Her ne kadar rahat değilse de sandalyeler, insanlar pür dikkat dinliyor konuşmacıları. Çok şeyler yazıldı, konuşuldu, AB konusunda.İnsanlar tümünü değil ama kendini ilgilendirenleri çekip almaya çalıştı satır aralarından cımbızla. Kimileri sevindirdi, kimileri soru işaretleri bıraktı kafalarda. İşte umuda açılan yolun başında Bolu için, aralıyordu kapıyı, Garanti Bankası "AB sürecinde Bolu" başlıklı konusuyla Anadolu Sohbetlerinde. Söz hakkı altın olmuştu, dinliyorduk can kulağı ile payımıza ne düşer diye.

İşte söz Dr. Bahadır Kaleağası’nda. (TUSİAD Avrupa Birliği Temsilcisi) Sn. Kaleağası belli ki, konusunun uzmanı. Çok seri kesintisiz anlatıyor. Arkasından yetişmek çok zor. Tutabildiğim kadarıyla söylediklerinden başlıklar aktarmaya çalışacağım.

-AB inşaat halinde bir şirket gibi. ABD ise, oturmuş bir beyaz saray. İki taraf arasında transatlantik ilişkiler var. Günde bir milyar dolarlık mal gidip geliyor.

-AB kendisini Lizbon Mart 2000 konseyinde alınan karara götürüyor. Lizbon zirvesinde 2010 yılına kadar Bilgi Teknolojisi bütünlüğünde çevreyi koruyan, rekabetci, nitelikli iş gücüne sahip eğitim reformlarıyla ileriye götürmeyi hedefliyor. Buradaki temel amaç, AB’de yaşlanan bir ekonomi, yaşlanan insan gücü ve yaşlanan bir Avrupa’da büyüme oranını yükseltebilmektir.

-Bolu’da özel sektör kamu birimleri uyum içinde. AB projesi kapsamında Türkiye buraya para yatırdı. Bu parayı yeni projelerle geri almamız gerekli.

-Bolu’dan geçen otoyolun bir ucu Gaziantep’e, bir ucu da Paris’e gidiyor. Bu durumun değerlendirilmesi gerek. Türkiye kalkınmaya döndüğünde, nereleri kullanacak? Bunlar elbetteki şirketlerdir, kurumlardır. En iyi kalkınma odakları nereleridir? Dediğinizde Brüksel’den bakınca, ben Bolu’yu görüyorum.

-Nereye kadar AB? Onu bilemiyoruz. Siyasal kimlik sorunu, ekonomik rekabet, küresel sorunlar, demokrasiyi yıpratan milliyetçi hareketler ve etnik olayların çözümünde gizli olmalı. Dünyaya dışarıdan bakmak gerekiyor. ABD-Asya-Avrupa kendi içinde çok değişiklikleri olan bölgelerdir.

-Türkiye ekonomisinde % 90’lara varan KOBİler vardır. Bunların desteklenmesi gerekir.

Umut Oran (Bolu Ticaret Sanayi Odası Meclis Başkanı): Genç, dinamik, kendi alanında uluslararası iş kapsamında kazandığı başarı ile tanıdığımız Sn.Oran, sanki branşı olmayan bir konuda ders vermeye zorlanmış gibi, konuşmasına, "Ben bir turizmci değilim" diye başlıyor. Sanki anlatacaklarında zorlanacağının mesajını veriyordu.

-Ben reel sektörün reel sorunlarını konuşuyorum. Bizler anlatılan iyimser tabloyu göremiyoruz. Salona sorsak işler nasıl gidiyor diye? Hemen herkesin iyi gitmiyor diyeceğini biliyorum. Biz rekabeti devletle yapıyoruz. Dolaylı vergiler, kurumlar vergisi ile zorlanıyoruz.

-Bölgeler arası dengesizlikler var. Bölgesel kalkınma sağlanamıyor. AB ile yeni bir çalışma içinde 26 bölgeye bölünüyor ülke. Bu bölünmenin başkanları valiler olacak.

-Adıyaman’da başlatılan bir model var. Hangi sektörde atılım yapılacaksa, önce mevcut olanı tespit ettik. Olması gereken işletmeleri de davet ettik. İki yılda 59 firmadan 93 firmaya ulaştık.

-Turizmle ilgili Sultan Ahmet’te bir çalışma yapıldı. Dolarların oranı arttı. Turizmde Bolu’da da bir model kullanabiliriz. Bolu’da Tarım-Sanayi-Turizm var. Tarım alanında ciddi varlıklar var.

-Yapılması gerekenler nelerdir? Daha büyük hedef belirlenmelidir. Turizmde mutlak bir model aranıp bulunmalı. Bu arada doğayı da bozmamamız gerek.

-AB bir arayış içinde. 2010 için bir hedef konmuş. Amerika ve Japonya gibi olmak gerek. Bu amaca ihtiyar bir kadro ile ulaşmak zor.

Avrupa’nın bu düşüncesinde skorel oyuncu Türkiye’dir. Türkiye bunu iyi kullanmak zorundadır. Vatandaş için devlet! Halk için devlet olmamız gerekiyor.

-KOBİ desteklerinden bahsetmek istiyorum. KOBİlere fon sasğlanması gerek.

-Sanki okyanustayız. Rüzgar, fırtına ve büyük dalgalar arasında elimizde bir sörf tahtası azgın dalgalarda dengeyi tutturabilmek zorundayız.

Ayakta kalabilmek için, ne yapacağımızı bilip, o yönde becerimizi artırmak zorundayız.

Bu yazı toplam 313 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim