• BIST 99.547
  • Altın 237,545
  • Dolar 6,1013
  • Euro 7,1788
  • Bolu 14 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 14 °C

Son Başbuğ Alparslan Türkeş

Cevat Özsoy

Sert bakışları, kendi simasıyla bütünleşen alın çizgileri ile bir devrin gençliğinin gözünde ”Başbuğ” olarak efsaneleşen ve bu günde aynı duygularla anılmaya devam eden Alparslan Türkeş’in vefatı üzerinden yirmi yıl geçti.

 Biz o zaman bu haberi aldığımızda,  Bolunun Sesi gazetesindeki köşemizde duygularımızı kısaca şöyle dile getirmişiz.

“ Türk milliyetçiliğini siyasete taşıyan efsanevi lider Türkeş, her fani gibi, hakka yürüdü. Bu konuda ulusal basında bir hayli söz duyacaksınız. Kendisiyle bir anım yok; ama bir dost meclisinde Cuma günü saat 22.30 civarında ondan övgüyle bahsediliyor. Bende, tüm siyasi partilerde onun yetiştirdiği insanlar olduğunu dile getiriyorum, muhatabım ise bana, bizim Dede herkese yetecek kadar adam yetiştirdiği, esprili bir dille anlatmaya çalışıyor. Biz bunları konuştuğumuz dakikalarda, onun bizleri terk etmekte olduğunu düşünemezdik; ama kısa müddet sonra acı gerçeği öğrendik.

Ölüm, lider dâhil hepimizin zamanı geldiğinde kaçınılmaz bir gerçeğidir.

 Hasseden Bolu MHP camiasının ve bütün dünya Türklerinin başı sağ olsun diyorum”.

O günkü yazımda bahsi geçen mekânı ve kimlerle konuştuğumu pek hatırlamıyorum; ama Alparslan Türkeş için “bizim Dede” tabirini, yanılmıyorsam, değerli dostum merhum İbrahim Kuyupınar’ın kullandığını hatırlıyorum. Bu vesile ile kendisini rahmetle anıyorum.

Aradan 20 sene geçtikten sonra geriye baktığımızda, bir avuç dava arkadaşıyla başlattığı siyasi hareket, sağ cenahta en yüksek oy oranına ulaşıp, iktidar ortağı olduğunu göremeden, iki yıl önce vefat etti. Karlı bir Ankara gününde 4 Nisan’da vefat eden Başbuğ Türkeş’in cenazesine, kendisini eleştirenler dâhil, çok büyük bir kalabalık katıldı.

 Bu gün milyonlarca gencin gönlünde ve dilinde “Başbuğ” olarak saygınlığı devam ediyor. Ankara’daki kabri yılın her gününde kendisine gönül verenleri tarafından ziyaret ediliyor.

Hayatı boyunca zorlu sınavlardan geçen Başbuğ Türkeş, darbeler, sürgünler ve hapis cezaları ile geçen ömründen ibretlik dersler çıkarırken, ülkemiz ve Türk dünyası ile ilgili görüşlerini her fırsatta dile getirmiştir.

Bizim burada bunları yazma imkânımız yok; ama bu gün gündemimizde olduğu için şunu söyleyebiliriz ki, Türkiye’nin koalisyonlardan çok çektiğini bizzat yaşayan Türkeş,Temel görüşler “adlı kitabında başkanlık ile ilgi görüşlerini şöyle savunuyor.

Milliyetçi hareket tek başkan, tek meclis sistemini savunur. Çağımız kuvvetli adil ve hızlı icra cağıdır. Türk milleti, dünya imparatorlukları kurduğu devirlerde kuvvetli, adil ve hızlı icra sistemini uygulamıştır; kuvvetli ve hızlı icra, icra gücünün tek elde toplanması ile mümkündür.

Bunun için tarihe ve töremize uygun olarak başkanlık sistemini savunuyoruz. İcrayı, Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık olarak ikiye bölemiyoruz. Her konuda bütünleşmeci olduğumuza göre, icranın başında da bütünleşmeci olmalıyız. Türk tarih felsefesi ve tarihinde icra organı hiçbir zaman bulunmamış, yani tek bir başkan tarafından yürütülmüştür. Milliyetçi Türkiye’de demokratik milli cumhuriyet ilkesi içinde başkan, Türk milletinin yürütme organının tek başı olacaktır.

Tek başkanlık sistemine uygun olarak yasama organı yönünden de tek meclis sistemini savunuyoruz.”

Artık bu önemli sözler üzerine söz söylemeyi uygun bulmuyoruz.

Ölümünün 20’nci yılında saygı ile anarken, Mevla’dan gani gani rahmet diliyorum.

 

Bu yazı toplam 1632 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim