• BIST 98.305
  • Altın 143,791
  • Dolar 3,5718
  • Euro 3,9920
  • Bolu 13 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 15 °C

SON BİR KEZ

Hasan Dinç

 

Geçen hafta yazdığım “BOLU’DA KAYBETTİRENLER” başlıklı yazım haftanın gündemini oluşturdu. Hem yerel düzeyde hem de yurt genelinde çok ses getirdi. Gerek yazıma gönderilen ve gazetemizde yayınlanan mesajlar, gerekse telefon ederek benimle bizzat görüşenler yazı hakkında çok olumlu düşüncelerini bana ilettiler. Cadde ve sokaklarda görenlerin sözlü beğenilerini ifade edenler bir tarafa, konu hakkında etraflı bilgi edinmeye çalışanların hayret ve şaşkınlıklarına da şahit oldum. Çok az bir okuyucum da hakkımda verdikleri olumsuz düşüncelerini bizzat yüzüme karşı ifade ettikleri gibi gazetedeki yazıma gönderdikleri mesajlarıyla da kanaatlerini ifade etmişlerdir. Gazetedeki yazıma bazıları müstear isimler kullanmak suretiyle kanatlarını yazarken, bazıları da isimlerini açıktan yazarak düşüncelerini okuyucularımla paylaştılar.

Gazeteye mesaj göndererek düşüncelerini okuyucularımla paylaşanlardan birisi de Sayın Fazıl ŞOLPAN’dır. Maden mühendisi olarak uzun yıllar başarılı hizmetler veren Sayın Fazıl ŞOLPAN’ın siyasi ve fikri adresi Ülkücü hareket, Türk Milliyetçiliği ve Milliyetçi Hareket Partisidir. Bunlara sadakati ve gönülden bağlılığı asla tartışılamaz. Gençlik yıllarından buyana yeri hep burası olmuştur. Onun bu siyasi, fikri ve ideolojik değerlerinin ortak adı davadır. Hayatta davasına ters düşen hiçbir şeyi hoş görmez, yapanı da affetmez. Ancak bu davaya bağlılığı zaman, zaman istismar da edilebilir. Eğer inandırılırsa davasıyla izahı mümkün olmayan hataları da yapabilir. Benim aday adaylığımı geri çekmemle ilgili düşüncesi de onun davaya olan samimi bağlılığının ters yönde yorumlanarak oluşturulduğunu sanıyorum. O haksız da olsa yapılana boyun eğmeyi dava kabul ederken ben doğru olmayan her şeye hayır demeyi, bunu yapamıyorsam hataya ortak olmamak için oradan ayrılmayı hem fikri hem de inancıma uygun bulurum.

MHP camiasında azda olsa aday adaylık sürecimle ilgili gelişmeleri doğru görmeyen bir kesim bulunmaktadır. Sayın Fazıl Şolpan’ın düşüncelerini aynıyla paylaşan bazı kimselerin varlığını müşahede ettim. Tarafları dinlemeden oluşmuş bu düşüncelerin merkezini sayın Şolpan’ın  yazısında dile getirdiği “MHP’de milletvekili adaylarını il başkanının seçmediğini herkesten iyi biliyorsunuz. MHP Bolu’da başarısızsa sizin istifanız ve diğer iki genç adayı da yanınıza almanızdır” şeklinde özetlenebilir.

Bu arkadaşların anlamadıkları şey mücadelemin milletvekili sıralama mücadelesi için yapıldığına inanmış olmalarıdır. Ben çoğu arkadaşlarımın şahit olduğu gibi sıralama mücadelesi değil prensiplere bağlılık mücadelesi verdim. İlgililere her defasında “Adaylara eşit mesafede bulunmalarını ve adil davranmalarını” teklif ve tavsiye ettim. Hatta onlara “Adaylardan birini diğerlerinden daha fazla sevebilirsiniz. Aday listeleri kesinlik kazanıncaya kadar bu sevginizi konuşmalarınızda ve hareketlerinizde hissettirmeyiniz. Bu durum aday adaylarımız arasında haset duygularının oluşmasına ve nifakın çıkmasına sebep olur” diye uyardım. Buna rağmen sorumlu yöneticilerin durumlarında bir düzelme olmadığı için aday adaylığımı geri çekmekten başka bir yol kalmamıştır. Bunu da parti kademelerinin tümüne haber vererek ve anlatarak yapmış olduğum için kararımdan dolayı herhangi bir vicdani sorumluk duymamaktayım. Diğer iki kıymetli aday adayının adaylıklarını geri çekmeleri konusunda benim dahlimin bulunduğunu söylemek tam bir hafiflik örneğidir. Bu konuda her iki aday adayımızın yazıma gönderdikleri mesajlar gayet açık ve belirleyici olmasına rağmen bazı kesimlerin şahsımı sorumlu tutan gayretleri sadece siyasi geleceklerine bir yatırımdan başka bir şey değildir. Aday adayımız Sayın Fikret Yılmaz “Benim milletvekili adaylığımdan çekilme sebeplerim Hasan Dinç Bey’in adaylıktan çekilme sebepleri ile aynı değildir. Adaylıktan çekilme sürecinde kendisinin tesiri altında kalmam kesinlikle söz konusu değildir” derken; diğer aday adayı Sayın Ferhat Bağcı da gönderdiği mesajda “ Sayın il başkanı benim basın açıklamama kimler engel oldu. Benim tanışma toplantımdan kimler neden korktu. Bunları en iyi bilen sizin yönetiminiz” derken adaylıktan çekilme sebebini açıkça ortaya koymakta, ayrıca yine mesajında “ Bolu merkez ilçe yönetimindeki Ercan Üsküp Bey’in oğlu her şeyi bilmektedir” diye de çok önemli bulduğum bir adres göstermektedir. Bu adres sorgulanmadan bu genç aday adaylarının geri çekilmelerini Sayın Fazıl Şolpan’ın ifadesiyle “Onları benim yanıma almama” bağlamak davaya sadakatle bağdaşmaz.

Ayrıca ismini bile yazmaktan korkan ve kendisine ülkücü diyen birisi de bana “Yazıdaki tespitlerin çoğuna katılıyorum. Ancak sizin istifanız yanlışların önüne daha büyük bir yanlış olarak geçmiştir. Bundan böyle bu camianın akıl hocalığı yapmak gibi bir şansınız kalmamıştır” demek suretiyle bu camianın bana karşı tavır almasını adeta kışkırtmakta, güçlü bir rakipten kurtulmanın çırpınışlarını sergilemektedir. O sözde ülkücüye derim ki ben hiçbir zaman akıl hocası olmadım, olmaya da özenmedim. Düşüncelerimi her ortamda korkmadan ve çekinmeden söyledim. Bundan böyle de söylemeye devam edeceğim. İstifade eden olursa bundan mutluluk duyarım. Aksi olursa da hiç üzülmem.

KIRK YILLIK KANİ, OLUR MU YANİ

MHP İl Başkanı Sayın Mehmet Aydın’ın lügatinde provokatör ve sabotaj kelimesinden başka bir şey yok. Konuyla ilgili olarak ne zaman ağzını açsa bu iki kelime dilinden düşmemektedir. Bizi provokatörlükle ve partiyi sabote etmekle itham etmektedir. Dilimizde çok bilinen veciz bir söz vardır. “Küçük insanlar kabahati başkalarında ararlar. Büyük insanlar ise kabahati hep kendilerinde bulurlar.” Eğer Sayın il başkanı bizim geçmişimizi ve de en azından Bolu’da MHP’nin geçmişini arama zahmetinde bulunsaydı bu sözlerin hiç yakışmayacağını anlardı. 12 Eylül öncesi hem partiyi, hem MHP’lileri hem de ülkücüleri kimse provoke edememişse bunun bir numaralı aktörü olarak beni görecektir. MHP’lileri ve ülkücüleri hiçbir güç sabotajlarda kullanamamışsa yine bunun en büyük pay sahibi  olarak beni görecektir. 12 Eylül sonrası bütün Türkiye’de MHP’lilere ve Ülkücülere karşı başlatılan cadı avı sadece Bolu’da olmamışsa bunun mimarı da yine Hasan Dinç’tir. Ayrıca o süreçte hiç kimsenin burnu kanamamış ve sorguya çekilip hürriyetinden yoksun bırakılmamışsa bu da benim eserimdir. Her akşam kapımın önüne gelerek bilmediğim bazı insanların “Başkanım bir emrin var mı?” “Yapmamızı istediğin bir şey var mı?” “Temizlik lazım mı?” diye soranların eksik olmadığı o karanlık dönemi Bolu kazasız ve belasız atlatmış ise bunda benim en az o dönem sorumlu mülki idareciler kadar önemli rolüm olmuştur. Yani başkan! O dönemi benimle yaşayan ve etrafında bulunan insanlara bunları sorarsan onlar sana anlatırlar. Yani benden ne provokatör, ne de sabotajcı çıkmaz. Boşa yorulma. Enerjini de lüzumsuz yere tüketme. Kırk yıllık kani, olur mu yani. Hem birde adama sorarlar. MHP Genel merkezinden aday olarak bu seçim bölgesine gönderilen Sayın Kader Gariboğlu ile de geçimsizliğiniz ayyuka çıktı. Zaman, zaman tartışmalarınız, sözlü ve fiili çekişmelerinizi de duymayan kalmadı. Bolu’da seçim çalışmalarında dışladığınız bu çok sayın milletvekili adayınızı kim provoke etti? Ya da ona karşı sizi provoke edenler kimlerdi?  

Sayın İl Başkanı! MHP Genel başkanı Sayın Devlet Bahçeli “Hiçbir koltuk, hiçbir makam, hiçbir rütbe ilkelerin ve ülkülerin geçmişteki söz ve sağlam duruşların önüne geçmemelidir, geçemeyecektir.” Demekte ve davranışlarınızı ilgilendiren çok önemli bir konuya işaret etmektedir. Güvenilir en yakın arkadaşlarınızı şöyle bir halkın ve camianızın içine gönderin de onların MHP’nin seçim kaybıyla ilgili düşüncelerini tespit ettiriniz. Halkımızın “ AKP’den biri seçim kaybettirmek için MHP’nin başına gönderilseydi ancak Sayın Mehmet Aydın’ın yaptığını yapardı” dediğini size iletirlerdi.

Bunlar konuyla ilgili son sözlerimdir. Beni lütfen konuşmak mecburiyetinde bırakmayınız.

 

 

   

Bu yazı toplam 2202 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim