mecidiyeköy escort mersin escort bayan bodrum escort adana escort adana escort seks hikayeleri türk porno izmir escort bayan hatay escort

  • BIST 107.921
  • Altın 153,999
  • Dolar 3,8353
  • Euro 4,5054
  • Bolu 2 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 5 °C

SON YOLCULUĞA UĞURLARKEN

Mustafa Namdar

İki ayrı ana karnında oluşup bir karında dünyaya gelen çocuklar gibiydik. O Milli Eğitim Müdürlüğünde görevli öğretmen memur, ben çiçeği burnunda öğretmen iken başladı dostluk. Yıllar sonra kader bizi Köroğlu TV'de bir araya getirdi. O müfettiş, ben Anadolu Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi Md. Baş Yardımcısı iken emekli olmuştuk. Mesleğimle ilgisi olmayan TV programı önerisiyle karşılaştım. Ercan GÜLEN Bey ısrar ediyordu ben ise profesyonellik isteyen bir konudur diye kabul etmemekte ısrar ediyordum. İkna etmek de okulda yapılan sosyal faaliyetleri benim yaptığımı söylüyordu. Doğruydu. O dönemlerde çok güçlü bir kadromuz vardı, yapıyorduk. En önemlisi davranışları bildiğim bir öğrenci profili vardı. Dur dediğimde duran, sus dediğimde susan.
Televizyon öylemiydi! On cm.'lik merceğin arkasından ekranlara yansıyanı izleyen, kültür seviyeleri çok farklı izleyiciler vardı. Onların tepkisi nasıl olurdu? Sonra ben eski adı ile Marangoz Öğretmeni idim. Konuşma dilim ağaç üzerine idi. Nasıl olacaktı bu iş?
Yıl 1996, kadim dostum cennetmekan Sabri Bey girdi araya. “Eğitim ağırlıklı olarak toplumu uzmanların ağzından bilgilendirelim! Programı birlikte yapalım.” dediğinde, 3 aydır gösterdiğim direnç kırılmıştı. Yıllarca birlikte yaptık programı. Sonra haftanın günlerini değerlendirelim diye ayrı günlerde devam ettik. Var olan dostluk sevgi bağıyla iyice güçlenmiş, sıra dışı olmuştuk birbirimizin. Sabri İNCELER Ağabey benden iki yaş büyüktü. O düşünce ve davranışlarında sanki soyadını rehber almış bardağın hep dolu tarafından bakarak olayları değerlendirirdi. Zaman zaman kabaran öfkemizin freni olur, sevginin dostluğun yara almaması için çaba sarf eder. Hep toplumun bilgilendirilmesinden, yardımından yanaydı. Sonra o malum böbrek rahatsızlığı ve haftanın 3 günü diyaliz! Zaten minyon yapısına karşın belli bir kiloyu muhafaza yorgun düşürüyor, dermansızım diyor yine de şikayetçi olmuyordu yaşamından.
 

Yüce Yaradan sevdiği insanların ahret hayatları için cennet vaad ediyordu. Ama bir koşul koymuştu cenneti için. İmanlı olanlara açılacaktı kapılar. İman için de vardı bir koşulu. İnsanların birbirini sevmesini istiyordu. İmanlı olmayı insan ilişkilerindeki hak hukuka riayeti, yardımlaşmayı sevgiyi öne çıkarıyor. Toplumların bir arada mutlu yaşamalarının sağlanmasına işaret ediyordu yüce Yaradan. Sanırım Sabri Ağabeyin yeri hazırdı. Çünkü son kez solgun yüzüne baktığımda, gülüyor gibiydi…
Son yolcunun uğurlanması çok zor oluyor. Uzunluğu belli olmayan hayat çizgisinin bir başı olduğu gibi sonu da olduğu bilinmesine rağmen, gözyaşlarıyla ıslak mendili sallarken bu son yolculukta iyiliklerin güzelliklerin topluma hizmetin erdemli davranışları belleklerde kalıyor.
Yolun açık, mekanın cennet Allah'ın rahmeti üzerine olsun sevgili dostum…
Başımız sağ olsun diyor, kederli ailesine sabırlar diliyorum.

10.10.2012

Bu yazı toplam 622 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim