• BIST 96.400
  • Altın 144,450
  • Dolar 3,5644
  • Euro 4,0031
  • Bolu 10 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 14 °C

Sorgulamak üzerine

Mustafa Namdar

Tarih 05 Mart 2008. Bolulular’ın zor günü. Ölümünün sekizinci yılında anıt mezarda İzzet Babalarına yürekten kopan fatihalarını okumak için elimizde karanfiller sıradayız. Yaşam felsefesi, karakteri ve yaptıkları bir kez daha anlatılıyor. Okunan duanın her temennisinde göz yaşlarının ıslattığı dudaklardan amin sesleri yükseliyor. Eserleriyle seviniyor, aramızda olmadığına üzülüyoruz. Sevgiyle hüznün harman olduğu yerde bıraktığı vakıfla avunuyoruz. İnanıyoruz ki vakfının yaptığı her eseriyle yeniden doğuyor, ruhuyla kucaklaşıyoruz.

Mezarı başındaki tören sonrasında Morfoloji binası salonundayız. Onu anlatacak birlikte anıları paylaştığı idareciler, dostlar. Bilinmeyenleri öğreneceğiz dost ağızlardan. İşte o dönemin Valisi Sn. Gökhan Aydıner kürsüde. Yaşadıklarını yeniden yaşıyor gibi anlatıyor mazide kalanları. Tasarrufunu, kararlılığını, inandığını savunma hırsını, insana olan sevgisini, yaptırdığı okul, sağlık tesisleri ve üniversitesini anlattı birer birer...

Sonra Ahmet Baysal Ağabey geldi kürsüye. Alışılan duygusal konuşmalarından çok daha başka anlam ifade eden cümleler dökülüyordu dudaklarından. Yazılı kağıttan okuyordu düşündüklerini. Sanki biraz üzgün, sanki biraz kızgındı. Neler oluyor sorusu takıldı kafalara. Köşe başlarında, sokak aralarında bilinmeyen konuşmalar mı vardı? İzzet Baysal, “Bolulular, bu vakıf sizindir!.. Ona sahip çıkınız!” buyruğundaki düşünce altında bilinmeyen birşeyler mi üretiliyordu? Neler oluyordu adına bir yığın soru çengelleri takıldı kaldı belleklerimize... Ahmet Ağabeyi üzen birşeyler vardı, birileri vardı ama ne?.. İnsanlar bu soruları sormaya başladılar oturdukları yerlerden birbirlerine...

Şimdi bakalım ne diyordu Ahmet Ağabey. Kime ne mesaj veriliyor, kim bu mesajdan ne kadarını alıyordu?..

-Onun vefatından bugüne kadar (İzzet Baysal) 8 uzun sene geçti. Dört sene önce yayınlanmış bir kitap dışında, ne sizlere topluca bir hesap verebildik, ne de sizlerden bize bir hesap soruldu.. Örneğin en azından “Rahmetlinin bizim için size teslim ettiği varlığımız ne durumda?" gibi hayati ehemmiyeti olan bir soruya dahi muhatap olmadık. Bunu biz vekillerimize olan güvenimiz olarak algılıyor; fakat bunun böyle devam etmemesini, Bolulular’ın vakıfları ile daha fazla ilgilenmesini bekliyorum.

-...Ama madem her Bolulu’nun bir vakıf varlığında söz hakkı vardır, o halde istediği anda istediği bilgiyi, biz vekillerden isteme hakkı, hakdan da öte görevi olmalıdır... Hele vakfın gidişatına dair endişeleri varsa, bunların giderilmesini istemede tereddüt dahi etmemelidir...

-...Biz vekillerinizden beklentilerinizde veya eleştirilerinizde kıstas bu senet olmalıdır. Bu senedin şu iki esasının çok iyi bilinmesi gerekir...

1- Vakıf, bütçesinin elverdiği ölçüde Bolu’nun sağlık ve eğitim konularında Devletin ele alamadıklarını yapar ve devletine teslim ederek işletilmesini devlete bırakır.

3- Devlete teslim ettiği tesislerin işletmesinde problemler veya aksaklıklar varsa, vakıf bundan sorumlu tutulamaz...

-Bolulular, şu gibi sorulara cevap aramalıdırlar:

Vakfın varlıkları nelerdir? Gelirlerini nasıl ve nelerden temin eder? O büyük insanın vakfa bıraktığı varlık ne kadardı, şimdi ne kadar? Yoksa bu varlık yeni yatırımlarla gittikçe eriyor mu? Erimiyorsa onun vefatından sonra Bolu’ya kazandırılan yeni eserler var, bunların kaynağı nereden geliyor?

Eğitim ve sağlık zincirlerine eklenen halkaların sonsuza kadar devam edeceğini söylüyorsunuz, bunun güvencesi ne?

...Tasarrufa yönetim olarak riayet ediliyor mu? Vakfın denetimi nasıl ve hangi mercilerce yapılıyor?..

-Belediye Başkanı ve Ticaret Sanayi Odası başkanından bir rica ile son buluyordu konuşma. Rica: Bugün burada yapılan açıklamaları tüm Bolu’nun bilmesini teminen, bir toplantının da şükran günlerinin birinde şehir merkezinde düzenlenmesinin ve o toplantıya başta sivil toplum örgütleri olmak üzere tüm Bolulular’ın davet edilmesi...

Akla takılan en önemli ifade, Vakfın çalışmalarında akla takılan bir husus varsa ifadesi. Böyle bir düşünce varsa ve bu husus olması gereken ortamda dile getirilmiyorsa üzücü.

Açıklamanın son bölümdeki isteğin yerel seçimlerin yaklaşması nedeniyle adı açıklanan kurumlar yerine bizzat vakıf başkanımız ve mütevelli heyetin bulunduğu bir ortamda yapılmasının daha uygun olacağını düşünüyorum.

Çalışmalardaki başarının ve yatırımların devamı dileğimle teşekkürler.

11.03.2008

Bu yazı toplam 251 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim