• BIST 83.048
  • Altın 146,881
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • Bolu -3 °C
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara -11 °C

Sorumluluğumuz

Mustafa Namdar

Hayata merhaba demek, bizim sorumluluğumuzda değil. Bizim sorumluluğumuz, yaşamın belli bir döneminden sonra başlıyor. Dünyaya gelmek için kimse bize birşey sormuyor. Ya yaşam hakkını kullanmaya başladıkça?! Önce ana-baba, sonra hısım akraba, sonra toplum, daha sonra da devlet, bir dizi görevlerimizin olduğunu hatırlatıp, sorumluluk bilincini dolaysız yollardan geliştirmeye çalışıyor.

Öğrenciysek; okuyup öğrenmekten. Öğretmensek; araştırıp öğretmekten. Memursak; yasalar çerçevesinde görevimizi yerine getirmekten. İşçiysek; yaptığımız işin kalitesinden, ürettiğimiz ürünü daha çok üretebilmekten. Sanayici işletmeci isek; tesis kurmaktan. Yöneticiysek; devlet malına sahip çıkmaktan, adaletli yönetmekten, ayrımcılık yapmamaktan. Politikacıysak; devletin bütününe sahip çıkmaktan. Vatanın bölünmezliğinden, halkının mutluluğundan, eşit haklara sahip olmasından, işinden, aşından, sosyal güvencesinden sorumluyuz.

Yapılan her işten amaç; bilgi düzeyi, gelir durumu yüksek bireylere sahip olmak. Birlik-beraberlik içinde sevgi ve saygıyı öne çıkarmak, vatana ve bayrağa sahip çıkmaktır. Yaptığımız her tür işte önce karnımızı doyurmak olduğu kadar, toplumun beklentilerine yasalar çerçevesinde cevap vermek sorumluluğumuz olduğunu bilmek ve bizden sonra gelecek kuşaklara da model olacak davranışlara yer vermemiz gerektiğini unutmamak lazımdır.

İnsan olmanın gereği; yaşamın her kesitinde başkalarına karşı da sorumluluklarımızın bilincinde olmaktır. Oturup kalkışımızdan, sokaktaki, işyerindeki davranışımızdan, insanlarla olan diyaloğumuzdan, devlete karşı görevlerimizden, bildiklerimizi öğretmekten, öğrendiklerimizi uygulayıp paylaşmaktan sorumlu olduğumuzu düşünmek ne güzel bir davranış olmalı.

Sürekli biçimde dünya hayatının kısalığından bahsederken, bu kavga niye?.. Şu ana kadar kavga neye çözüm olmuş ki de birbirimizle didişiyoruz? "Tatlı dil"in yılanı deliğinden çıkacağını söyleyen düşünce, neden birbirine zehir akıtmaya devam eder? Yaşamın güzelliğini paylaşmak, ortak akılla düşünce zenginliğini yakalamak, modern yaşam, gelişmiş teknoloji, ilerlemiş bilgi erişimi için kol kola girmemiz gerekirken, kin ve öfkeyle sıkılan yumruklar neyin çözümüdür, anlamak mümkün değil.

Piramidin tepe noktasında olanların sorumlulukları tabanı, yangın yerine çevirmek olmamalıdır. Her zamandan çok birbirimize olan güveni sağlamak, güler yüzle, dostça birbirimizle ilişki kurmanın sorumluluğu kimin olacak? Bu konuda model aramaktan yorulduk.

30.09.2009

Bu yazı toplam 265 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim