eryaman escort , ankara escort bayan, escort ankara, bursa escort - ankara escort
  • BIST 107.763
  • Altın 151,770
  • Dolar 3,7007
  • Euro 4,3511
  • Bolu 6 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 8 °C

SORUNU TANIMLAMAK..!

Mustafa Öz

Ülkemizde 30 yılı geride bırakan çok girift özelliği olan BÖLÜCÜ TERÖR var.
Bölücü terörü referans alan iç siyaset ve dış dayatmaları ısrarla Bölücülüğü tanımlarken “KÜRT SORUNU” olarak tanımlıyor.
Türkiye'de siyaset yapan partiler, yazar çizer takımının büyük kısmı da bu sorunu tanımlarken BÖLÜCÜLERİN kullandığı tanımlamaları veya yakın olanlarını tercih ediyor.
İktidar partisi, önceleri KÜRT SORUNU diye tanımladığı BÖLÜCÜLÜĞÜ son 2 yıldan beri “Türkiye'de Kürt Sorunu yoktur, bölücülük sorunu vardır” şeklinde bizzat Başbakanın ağzından telaffuz ediyor.
BDP zaten PKK'nın siyası uzantısı durumunda oluğu için PKK ne görüş ve dayatma irat ederse onu uyguluyor.
CHP'ye gelince: CHP Bölücülüğü teşhis konusunda sürekli gel-git içinde olmuştur. Özellikle 1970-1980 yılları arasında ülkenin kalkınmışlık farkları, hak ve hürriyetlerin kullanımındaki sıkıntılar ekonomik sorunlar nedeniyle toplumun bu sorunları siyasete malzeme yapılmış. Kürtçülük (bölücülük de) bir istismar konusu olarak sol politikaların merkezinde yer almıştır.
O yıllarda CHP adeta uyguladığı söylem ve politikalarla bölücülüğün ANA RAHMİ görevini üstlenmiş, onların teşkilatlanması, gelişmesine yardımcı olmuş, temsilcilerini parlamentoya taşımıştır.
Sol örgütlerin neredeyse tamamı

KÜRT BÖLÜCÜLÜĞÜNÜN alt yapısı haline gelmiştir. BEKAA kamplarında birlikte eğitim görmüş Doğu kırsalında devrimci kamplarında beraber kalmış terör faaliyetlerini işbirliği içinde gerçekleştirmişlerdir.
CHP'nin himayesinde tabanını geliştiren KÜRT BÖLÜCÜLÜĞÜ, artık rüştünü ispat ettiğini göstermek üzere ayrı bir mücadele seçmişti. 1980 ihtilalinin Kürtler üzerindeki baskısı tam da onların işine yaradı. Ülkenin jeopolitiği gereği dış güçler ABDULLAH ÖCALAN liderliğinde kurulan, PKK örgütünü destekleyerek büyüttüler. 1984 den beri ülkemiz 600 milyar dolar para: 40.000 kayıp, sakat ve gazi ve toplumda 1.000 yıldan buyana olan KÜRT-TÜRK kardeşliğin zedelenmesi sonucu ile baş başa kaldı.
Terörün Etnik kimlik ve haklar istekler konusunda işe yaradığını, çaresizliğin umutsuzluğa dönüştüğünü gördükçe GERÇEK NİYETLERİNİ AÇIKCA SÖYLEMEYE BAŞLADILAR.
NE DİYORLAR
- Özerk yönetim-Peşinden bağımsız kürt devleti
- Özerk yönetimin ayrı bayrağı
- Ana dilde eğitim ve Kürtçenin de resmi dil olarak kabulü
- Yerel yönetimlerin Adem-i merkeziyete dönüşmesi
- ANAYASADA Kürtlüğün tanımlanması
- Pkk'ya koşulsuz af
- İmralı canisine af veya tecridin kaldırılması
Bu isteklerin yerine geldiğini yani hepsini koşulsuz kabul ettiğimizi, yapılanları sineye çektiğimizi varsayalım. Bu iş bitecek mi? Biz bitirsek dışarıdakiler büyük kürdistanı kurmak isteyenler bitirecek mi?
CHP'NİN KÜRT SORUNU ADINA ÇIKIŞI
CHP'nin yeni genel başkanı KILIÇDAROĞLU'na umut bağlayanlar, onu balon gibi şişirenler tutarsız politikaları nedeniyle ondan çabuk bıkıp umudu kestiler. Partisinde liderliği pekiştiremedi. Genel Başkanlığı tartışılmaya başlandı. Temmuz da KURULTAYLARI var.
Partide bir çıkış ile gündemi değiştirmesi gerekiyordu. O da hiçbir hazırlık yapmadan içi boş bir KÜRT AÇILIMI ile, sorunu çözmeye ATLADI. İktidar partisinin istediği adeta kucağına geldi. Zira iktidarda Kürt Politikasını gel-gitler üzerine oturtmuş, yaptığı açılım elinde patlamıştı. Uludere olayı siyaseten iktidarı güç durumda bırakmıştı. Anayasanın yazımına başlanmıştı. Bölücüler BDP kanalıyla ve Liboş, eyyamcı yazar çizer takım vasıtasıyla iktidarın içindeki, CHP'nin içindeki kürt kökenli milletvekillerini de SALVOLAMAYA başladılar.
CHP ve AKP içinden de BÖLÜCÜLERİN taleplerine uygun çıkışlar olmaya başladı. CHP çıkardığı sorunu 40-50 yıl sonra adını bile tam koyamadan çözmeye soyundu. Ama içi boş bir dosya ve öneri ile.
Bu ülkede yaşayan 75 milyon insanca birbiriyle münasebetlerinde Etnik kimlik ayrımı yapılmamıştı. Siz bu hadiseyi etnik kimlik üzerinden tanımladığınızda ve o gözle gördüğünüzde PKK'nın taleplerini vermeden masaya oturmanız boştur. Verdiniz-Dahası gelecektir. Başbakan 10 yılın 8 yılını heba etmiştir. Terörle Müzakere edilerek geçirilen 10 yılda: Terör sıfır noktasından 1000 lere şehit verdirme ve her alan da siyasallaşma ve teşkilatlanmaya giderek güçlenmiştir.
Başbakan morg önünde bekleyen siyasiler var diye BDP ile MHP'yi aynı safhada sıralamıştır. Terörle Devleti de müzakereye oturtan bir iktidar olarak MORKLARDA şehit ve gazi varsa bunun sorumlusunu kendi iktidarları olduğunu unutmuş görünmektedir. Milletin evlatlarının basiretsiz siyasi politikalara kurban edilmesimi kötüdür? Yoksa MORK DA sahipsiz kalması mı kötüdür? Dün kürt sorunu deyip bu adamlara cesaret veren CHP ve AKP olarak çözün bakalım bu sorunu nasıl çözeceksiniz. Millet rahatlasın MORGLAR boşalsın, analar ağlamasın, kardeşlik temelli yok olmasın. Haydi yapın bakalım.

Bu yazı toplam 925 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim