• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Bolu -3 °C
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara -3 °C

Söylemle eylem örtüşmüyorsa

Mustafa Namdar

            18.02.2005

Dilimize nereden nasıl girdiği belli olmayan bir deyim; "Hocanın dediğini yap, gittiği yoldan gitme."

Hocanın, eskiden medresede yetişen, sarık saran, cübbe giyen din adamı olduğunu bilmeyenimiz yoktur. Dini konularda bilgilenmemizi sağlayan, bir anlamda İslamiyeti öğreten bu bilge insanların dediği ile gittiği yol, birbirine uymamış olmalı ki, gittiği yoldan gidilmemesi öğütleniyor. Anlatılmak istenen o ki, hocanın sözüyle eylemi birbiriyle örtüşmez. Onun söyledikleri doğrudur ama davranışları sizi doğru yola götürmez.

Nereden takıldım bu deyime? Şu son zamanlarda kafamızı kurcalayan, misyonerlik olayları. Cuma Namazı öncesi vaiz konuşmasında, bu olaya kısaca değiniyor. Müslümanlıkla ilgili doğruların, güzelliklerin anlatılması sonucu misyonerlik faaliyetlerinin hedefine ulaşamayacağını vurguluyordu.

Sadece müslümanlığın doğrularını anlatmak yeterli olacak mı? Müslümanlığın insani ilişkilerde sevgiye, saygıya, iyi ahlaka, dayanışmaya, yardımlaşmaya, helal kazanca, çalışmaya önem verip öne çıkardığını söylerken, birbirimizin dedikodusunu yapıyorsak. Kin ve nefreti öne çıkaran davranışları sergiliyorsak. Çalışmadan kazanmayı, haramı helalin, namussuzluğu namusun önüne koyuyorsak. Birbirimizin başarısını engelliyorsak, her konuda yıkıcı olmaya özen gösteriyorsak, sözle anlatılan güzelliklere insanları ne kadar inandırabiliriz.

Temizliği önemsediğimizi anlatıp, tozumuzu evde halının altına süpürüyor, sokakta kapımızın önüne döküyorsak. Toplum için yapılanları keyfi tahrip ediyorsak, doğa güzelliklerini her geçen gün biraz daha fazla yok edip kirletiyorsak, akarsularımızı bulandırıyor, yeşilimizi solduruyor, ormanlarımızı yakıp yıkıyor, devlet malını talan ediyorsak. İslamın hak din olduğunda insanları nasıl birleştireceğiz.

Elin adamı, misyonerlik göreviyle, kendi dininin güzellikleriyle, insanların düşüncelerini saptırmaya çalışırken bizler eylemdeki yanlışlarımıza devam ediyor, onların işini kolaylaştırıyoruz.

% 99’unun müslüman olduğunu dilimizden düşüremediğimiz ülkemiz insanlarına ait televizyon ekranlarına yansıyanlardan etkilenmeyen var mı? Kuralları hiçe sayanların neden olduğu trafik kazaları. Vurgunlar, talanlar, hırsızlık ve kapkaççılar. Can güvenliğinin güvensizliği, tacizler, ırza tecavüz namussuzlukları. Maganda bozuntuları, çalışmadan kazanma sevdalıların çoğaldığı görüntüleri izledikçe, kendimizi nasıl savunacağımızı merak ediyorum.

Güzelliklerimizi vitrine koyamadığımız sürece elin adamı, kendi ürünleriyle vitrinleri dolduruyorsa az değil çok düşünmeliyiz.

Yapacağımız sözümüzün doğruluğu kadar, gittiğimiz yolun güvenilir olduğunu gösterebilmek.

Özür: 16.02.2005 tarihinde yayınlanan "Merkezden Yönetilmek" adlı köşe yazısı dizgi hatası sonucu, dün tekrar yayınlanmıştır. Yazarımızdan ve okuyucularımızdan özür diliyoruz.

Not: Bolu Özel Bilimsel Sınav Dergisi Kurucu Temsilcisi Arif ŞEREMET, trafik kazası sonucunda hayatını kaybetmiştir.

Merhuma Allah’tan rahmet, ailesine ve yakınlarına başsağlığı diliyorum.

Bu yazı toplam 364 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim