• BIST 90.056
  • Altın 145,047
  • Dolar 3,6129
  • Euro 3,8964
  • Bolu 17 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 16 °C

Söz namludan çıkan kurşun gibidir

Mustafa Namdar

İrticalen konuşmanın müsveddesi, düşünce zenginliğindedir.

Konuşmanın müsveddesi, bellekte kayıtlı bilgi birikimindedir.

Gerekli olanları ortadan söküp alır seslendiririz. Bellekte yoksa birşey, zorlanırız, nutkumuz tutulur.

Konuşmanın silbozu pardondur. Onun da fazlası güveni zedeler.

Konuşmada ağızdan çıkan söz, namludan çıkan kurşun gibidir. Tetiği çekmeden düşünmek gerek.

Yanlış söyleme ait kelimeleri geriye çekip yutamazsınız. Onun için konuşurken dikkatli olmak gerek.

Sözün sileceği yoktur, silip atamazsınız.

Onun için demiş olmalılar; “Laf bilirsen konuş, dinlesinler seni. Laf bilmezsen sükut et, adam sansınlar seni.”

Öylesi karmaşık günleri yaşıyoruz ki, ağzı olan konuşuyor. Ortalık sözlerden oluşan toz bulutu gibi, hangisi doğru, hangisi yanlış kestirmek zor. Sözün sırası birbirine karıştığı için çoğunluk suskun.

Ayakkabınız güzel ve sağlam olmuş, darsa önemli mi?Ayakkabınız dar dünyanız geniş olmuş önemli mi?

Kelimelerin güzelliği de çoğu kez işe yaramıyor. Boş tenekenin çıkardığı gürültü gibi. Çoğu kafa şişiriyor, dikkat dağıtıyor. Konuşmalar bazen hedefi vurup parçalıyor. Bazen palavra atışlar hedefi şaşıp yaralıyor insanları. Onun için konuşmak zor oluyor. Onun için konuşarak anlaşmada sınıfta kalıyoruz...

Söz uçar yazı kalır deniyor. Onun da yazıldığı yer önemli olmalı. Buz üzerine yazılırsa, akıp gidiyor ortalık ısındığında.

Yazmak güzel. Kırıp dökmeden yazmak önemli. Düşüncelerde güzelliklere neden olacak dopingi yaratabiliyorsanız, yazdıklarınızı meyveye dönüştürebiliyorsanız, yazmak güzel. Yazmak keyifli. İnsanları birbiriyle kaynaştırmayı içeriyor, dostlukları pekiştiriyorsa, yazılar güzel ve anlamlı. Bilgi aktarımında aracılık yapıyorsa, güzelliklerin, mutlulukların oluşumunda katalizör oluyorsa, düşünceleri örümcek ağında tutsak olmaktan kurtarıyorsa, güzel ve önemli.

Katı kalpleri yumuşatmak, olmaz işleri başarmak, geçmişi yaşatmak, geleceğe ışık tutmak için yazılanlar, mutluluğa açılan kapıların anahtarları gibidir.

Kin ne nefret kavganın tortusu gibidir. Doğru düşünmeye engel olur. Eleştirinin, küfürün de bir inceliği olmalı yazı dişinde. Yazılarda da vücut dilini kullanmak, empati yapmak gerekiyor daha çok eleştirilerde...

Dünya kurulduğundan buyana, insanlar birbirleriyle savaşıyor. Geride kalan sadece nefret, sadece kin ve intikam! Yazarın görevi, sevgi çiçeklerini büyütmek üzerine olmalı. Yazılar, güzellikler üzerine üşüşen parazitlerin panzehiri olmalı.

Söz ve yazı insan hayatında çok önemli. Kullanırken çok dikkatli olmamız gereken zamanı yaşıyoruz.

Güzelliklerin sizinle olması dileğimle.

04.09.2009

Bu yazı toplam 363 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim