• BIST 106.736
  • Altın 141,095
  • Dolar 3,5210
  • Euro 4,0955
  • Bolu 19 °C
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 22 °C

Sözün emaneti

Mustafa Namdar

Sözün emaneti olur mu, demeyin. Meğer oluyormuş. Onu öğrendik hafta sonu Akçakoca'da.

Çocukların sürprizi oldu. Evliliğimizin elli birinci yılında, Cumartesi Pazar için yer ayırtmışlar öğretmen evinden. İkisi Bolu'dan, bir de İstanbul'dan üç aileydik. Akçakoca Öğretmen Evi ful dolu hemen yanındaki o güzelim MTA tesisinden de dört oda rezerve yapılmış. Tesisin kalanı kendi haline terk edilmiş perişanları oynuyor. Sanki işe yarar bir yer, nasıl harab edilir gösteriliyor gibi. Plajı derseniz bakımsız sanırsınız çöp toplama alanı olmuş. Bütün hizmet yataklı ve yemekli alanda. Akçakoca Akçakoca olalı belki de böylesi sakin berrak denizi görmemiş gibi. Su pırıl pırıl dibindeki her şeyi izlemeniz mümkün.

Pazar günü de Karaburun tarafına gidelim diye program yaptık. Böylesi yerlerde de araba park etmek bir sorun. Bütün zorluğa karşın şansımızda yardım etti üç araca da uygun yerler bulduk, rahatız.

Pazar sabahı kahvaltıdan sonra araçların başına geldiğimizde birinin arkasına sıfır konumda bir araç park etmiş. Öyle bir yer ki Öğretmen Evi'nin denize bakan bölümünde yeni salonun üzerinde köşeye gelen bir alan. İleri gidemezsiniz, sağında solunda araç, kımıldayamazsınız. Belli bir mesafede geri gelmeniz gerek ama arkanızda bizde plakası mevcut bir araç.

Çocuklar Öğretmen Evi resepsiyonuna gidiyorlar kimsenin haberi yok. Araç üzerinde herhangi bir işaret ve telefon numarası yok. Resepsiyondan 6-7 kez anons yaptırılıyor giden gelen yok. Yaklaşık bir buçuk saat bekliyoruz en ufak bir gelişme olmuyor. Kızımın arkadaşı aracın bağlı bulunduğu ilin trafik tescilinden araç sahibini ve telefon numarasını buluyor. Bu arada tesadüfen yandaki araç sahipleri geliyorlar. Çeşitli varyosyanlarla bin bir manevrayla sağ sol boşaltılıyor bizde tutsak olduğumuz yerden çıkıyoruz.

Gençlik bu. Böyle bir olayı hoş karşılamaları mümkün değil. Hele de büyük bir ihtimalle eğitimci olan birisinin böyle bir kuralsızlığı yapmasını içlerine sindirememiş olmalılar ki, eğitimle ilgili herkesin bildiği bir sözcüğü not olarak yazıp sileceğin altına sıkıştırıyorlar.

Bütün bu gelişmelerden sonra Trafik tescil şubesinden isim ve telefon numarası alınıyor. Araç sahibi aranıyor. Telefonda bir bayan sesi. Yapılan işin nezaketsizliği, araca yazılan not, belki de 155'e verilen haber sonrası aracın bağlanabileceği bayana iletiliyor. Arada sert tartışmalar. Bayan; kahvaltıda olduklarını, böyle bir anonsu duymadıklarını ifade ediyor.

Buraya kadar olanlar ülke manzaralarından yabancısı olunmayan konular. Büyük bir sorumsuzluk örneği olsa da yabancı olmadığımız olay...

Bütün bu olaylardan sonra alışık olmadığımız bir eğitimci davranışı vardı onu paylaşmak istedim. Düşündüğümüz gibi geç de olsa Karaburun'a yola çıktık giderken kızım telefondan aranıyor. Karşıdaki ses son derece kibar bir biçimde sabahki olay aracının sahibi olduğunu. İstenmese de eşiyle tartışıldığını. Oysa akşam geldiğinde aracın uygunsuz park ettiğini telefon numarasıyla aracın anahtarını resepsiyona bıraktığını özür diliyerek anlatıyor. Anlaşılan o ki sözün emaneti yerine getirilmiyor. Sesinden ve araç plaka numarasından tanıdığımız kişi görevini yapmış. Esas suçlu o sözü yerine getirmeyen. İsmi unvanı bizce bilinen sn. X'e gösterdiği nezaketten dolayı teşekkür ediyoruz. Bazen güzel dostluklar yaşanan sıkıntılar üzerine kurulur. Her şeyin en güzel olması dileğimle teşekkürler.

14.08.2006

Bu yazı toplam 266 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim