• BIST 107.700
  • Altın 143,961
  • Dolar 3,5286
  • Euro 4,1426
  • Bolu 18 °C
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 22 °C

Sporda güncel tartışma-2-

Mustafa Namdar

Abant İzzet Baysal Üniversitesi Beden Eğitimi Yüksek Okulu yönetiminin organizasyonunda günümüzün önemli olayı şike ve şiddet masaya yatırılmıştı. Panelistlerden Şike Tahkik Kurulu üyesi, görevli olduğu kurulun şike ile ilgili önemli olanların üzerine basa basa anlattı. Akılda kalan en önemli bölümü Federasyon tarafından seçilen bu kurulun kabul ettiği kurul inceleme raporunun tavsiye niteliğinde oluşuydu. Yaptırım gücü, belge toplama yetkisi olmayan bu kurul, sanki konu mankeni gibiydi. Üzücü olan da buydu.

Belki şike olaylarının tahriki, belki de sporun güzelliğini bir tarafa bırakıp yalnızca kazanmaya odaklanıp her türlü davranışı mubah kılacak sınırsız tahrikler, beraberinde şiddeti getiriyordu tarafların izleyenlerine. Hakem kararları, futbolcunun saha içindeki aldatıcı davranışları, yöneticilerin ve medyadaki yanlı yazarların açıklamaları, yazıları tansiyonları yükseltiyor en küçük kıvılcım, gerilen düşünceleri eyleme zorluyordu. Toplum psikolojisi bu, bir işaretle ortalık yangın yerine dönüyordu.

Tanıdığımız panelist Avukat Tuncay Alnıak şiddeti anlatmaya başladı. 42 ülke arasında 44. sırada yer alıyorduk, FairPlayda. Kayseri Sivas futbol maçındaki acı tablo hala belleklerdeydi. Amatörün de profesyonelinde hemen her müsabakasında artarak gidiyordu şiddet olayları bıçaklı satırlı. Trübünlerdeki şiddet sokaklara taşıyordu kanlı bıçaklı.

Futbolun teknik direktörü, masörü için yasalar vardı da var mıydı, kulüp yönetimine başkanlığa talip olanlarda herhangi yasa. Paranız varsa başkan, başkana yakınsınız yöneticisiniz. Şiddeti önleme yasaları çıksa da bir türlü önemli almakta başarılı olamıyorduk. İl Spor Kurulları kurulmuştu. Vali ya da Vali Yardımcısı başkanlığında Belediye Başkanı, Emniyet Müdürü, Jandarma Komutanı, İl Gençlik Spor Müdüründen oluşan bu kurul; stad güvenliğinden maçlarda olay çıkaranlara kadar önlemler alacaklar.

Ne yazık ki bu kurulun etkinlikleri yazıldığı gibi sonuç vermiyor, statlarda terör ve şiddet eksilmiyor, artıyordu. Şiddetin tarihi pek de yeni değildi. Taa Roma dönemlerinde yapılan araba yarışları taraftarları arasında başlamıştı şiddet. İnsanlığın iç güdüsünde olmalı şiddet eylemi. Bu işin reçetesi eğitimdedir. Ne kadar kanunlar yapılsa, yönetmelikler çıkarılsa, eğitimsizlik ve sorumsuzluk devam ettiği sürece uygulama başarılı olamaz dedi Sn. Alnıak.

Konuşma sırası Avukat Taner Ünlü’ye gelmişti. Şike yapıldı, şiddetse devam ediyor. Öyleyse gelin bunu yargılayalım. Bu konuda çalışanlar, yorum yapanlar spor hukukuyla ilgili hiçbir şey bilmiyorlar.

Futbolun bir oyun olduğu bilinmeli. FİFA futbolu organize eden bir dernek. “Top benim. Yayın hakları benim. Kuralları ben koyarım. Konan bu kurallara uyulması gerek” diyor…

Yargılamalarda temsilci net görgüye dayalı raporunu hazırlar. 24 saat içinde rapor ilgili birimlere gönderilir. Daha önce kulüplerle ilgili anlaşmaya göre tebligatlar faksla yapılır. Futbol Federasyonu talimatları FİFA ile eşgüdüm içinde olmak durumundadır. Yargılama süresi 6 günde bitirilmek zorundadır.

Yargılama sonunda ihtar-saha kapatma-müsabakadan men-seyircisiz oynatma-200km mesafe içinde yabancı sahada maç oynatma-para cezası-küme düşürme-puan silme. Gibi. Kulüplere teligattan sonra tahkim kuruluna gidebilirler. Tahkimin kararı için yedi gün süresi vardır. Tahkim kurulunda kesin delil niteliğinde gözlemci, temsilci raporları değerlendirilir. Müsabakada yayıncı kuruluş yetkilidir. Güvenlik güçlerinin raporları değerlendirilir ama ne-dense, bu raporlar bir türlü gönderilmez. Rapor tutulmaz. İtalya’da gelişen son olaylarda görüldüğü gibi kesin sonuçlar alındı. Ancak unutulmamalı ki burada, spor mahkemeleri vardır. Bizdeki ceza hukukunun sporda pek etkinliği yoktur, dedi Sn. Ünlü. Şiddet ve şikede nasıl olsa bir şey olmuyor düşüncesiyle belki de olayların önüne geçilemiyor. Spor adına kötü kişi olmak kaygısı, belki de görev yapmayı olumsuz etkiliyor. Belki de kulüp yöneticilerinin arka çıkması şiddetin artmasında taraftarı cesaretlendiriyor. Herşeye karşın korunan seyirci yeri geldiğinde “yönetim istifa” diye tezahürat yapabiliyor. Futbolcu altı pas içinde topu kaleye atmamakta ısrarcı olabiliyor. Sanırım temelde, ahlak yozlaşması. İnsana ve yapılan işe saygının erozyonu olmalı. 

Bu yazı toplam 397 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim