• BIST 97.548
  • Altın 144,120
  • Dolar 3,5667
  • Euro 4,0026
  • Bolu 15 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 21 °C

Şu ağaç dediğimiz düşman (!)

Mustafa Namdar

Beşikten mezara insanoğlunun ihtiyacını karşıladığını söylediğimiz doğa süsü şu ağaç. Evimizin eşiğinden, soframızın kaşığından tanıdığımız şu ağaç. Toprağın bekçisi, meskenlerin kapısı, penceresi, çatısı şu ağaç. Dibinde soluklandığımız, gölgesinde yatıp dinlendiğimiz şu ağaç. Havanın filtresi, yağmurun davetçisi şu ağaç. Evlerimizin süsü, masası, sandalyesi, mobilyası şu ağaç. Haresi, deseni, aşıkların kalplerini kazıdığı şu ağaç.

Şu yediden yetmişe üzerinden birşeyler koparıp yararlandığımız şu ağaç var ya, onca yararı olduğu söylenen şu ağaç, baş düşmanımızmış da bilemiyormuşuz...

Düşman olmasaydı; elimizde kibrit hep birlikte yakmaya çalışır mıydık? Düşman olmasaydı, elimizde balta testere başını uçurmak için güçbirliği yapar mıydık? Düşman olmasaydık, neslini tüketmek için gençlerini seçip kökünden söküp atar mıydık? Düşman olmasaydık eğer dibinde ateş yakıp soluduğu oksijeni karbondioksitle boğmaya çalışır mıydık? Düşman olmasaydık kuşların yuvasını bozar mıydık???

Ne rüzgar, ne kar, ne de doğal afet etkili olamıyor yıkıp yok etmek için. Onun korkusu insanoğlundan. Onun korkusu seviyorum kandırmacası içinde riyakar, ikiyüzlü davranan insanlardan. Onun korkusu hakkında methiyeler düzenlerin, sahte gülücüklerle gövdesine, dalına, yaprağına ve de köküne zehir akıtmaya çalışanlardan.

Doğa güzelliklerinin en çok konuşulduğu şu turizm haftası etkinliklerinde gene en çok konuşulan olacak. Şiirlerde, şarkılarda, odundan söz edilecek, doğanın şahı, padişahı, tacı diye. Bir yandan türküler söyleyeceğiz, bir yandan altında yaktığımız mangalla dumana boğup özünü, damarını, hücresini felç edeceğiz.

Yanık et kokuları kaplayacak doğayı. Yanık et kokuları zehirleyecek doğanın temiz havasını. Eğlenmek, dinlenmek diyeceğiz adına. Doğa turizmi diyeceğiz, ezeceğiz bilinçsizce çayırını, çimenini de dibine edeceğiz sıkıştığımızda o güzelim ağaçları kurutmak için.

Dağ turizmi dendiğinde turistin aklına mangal partileri gelmiyor. Gelse de ağaç altında mangal yakmak gelmiyor. Dağ deyince kuş sesi geliyor aklına. Dağ deyince zirvedeki havanın berraklığı, oksijeni geliyor aklına.

Dağ deyince Ağustos’un boğucu sıcaklığında karlı tepelerin serinliğini nefes nefes içine çekmek geliyor aklına.

Kuşun aklı darıda olurmuş. Bizim aklımız doğayı tahrip etmekte oluyor. Bizim aklımız bindiğimiz dalı kesmeye çalışıyor.

Şu ağaç dediğimiz nesneye dost diye bakmasını bildiğimizde, sanırım yerli yabancı dostlar da çoğalacak etrafımızda.

21.04.2006

Bu yazı toplam 229 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim