• BIST 90.182
  • Altın 146,281
  • Dolar 3,6195
  • Euro 3,9306
  • Bolu 13 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 12 °C

Su birliği

Mustafa Namdar

Güç oluşturmak için birlikler kurulur. Su Birliği de bunlardan biri.

Su gücünü bir yerlerde toplayıp ihtiyaç olduğunda salınır toprağa hayat vermesi için. Su Birliği tarımla uğraşan köylerin muhtarlarından, köy temsilcilerinden oluşur. Suyun dağıtımını eşit zaman aralıklarında tarım alanlarının kullanımı için planlarlar.

Hani şu, Bolu ovasına baktığımızda, Gölköy’den tarım alanlarına uzanan, adına sulama kanaleti dediğimiz su yolları var ya, onların esas sahibi DSİ’dir. İşletmeciliğini Su Birliği adı verilen tarımla uğraşan sivil toplum yapar.

Zaman zaman şehrin imarında meydana gelen genişlemelerde tarım alanlarının imara açılması sonucu, şehirleşmenin içinde kalan su kanallarının yarattığı sıkıntılar gündemi meşgul etse de, öyle sökülüp atılması pek de kolay değildir. Onların da korunmaya, bakıma ihtiyacı var. Var da; “su kullananındır” düşüncesine karşı çıkılmış olsa da, kanaletlerin bakımı, onarımı, suyu kullananlara aittir. Hatta suyun çıkmadığı yerlerde kullanılan elektrikler motorlarının bakım onarımı da...

Küresel ısınmanın neden olduğu olumsuzlukların başında gelen su kaynaklarının korunması sonucu yaşanan kuraklık, insan sağlığını tehdit ettiği kadar, doğanın dengesini de alt üst etmiştir. Toprak susuzluktan kavrulurken, gövdesinde sakladığı tohumu da yakarak, vermesini beklediğimiz ürünü gün yüzüne çıkaramamıştır. Birçok bölgede yaşanan sıkıntılar, ilimizde yaşanmamıştır ama, bu bundan sonra da yaşanmayacak anlamına gelmez.

Geçenlerde merak edip Su Birliği Başkanı Sn. İsmail Özer’i ziyaret ettim. Durumlarını sordum. Bu konuda dertliler. “45 köy Su Birliğinin içinde sudan yararlanıyor. 90 üyeli bir yönetimiz. Kanallar DSİ’nin malı. Su Birliği’ne kullanım izni verildiğinde, çoğu yerlerde bakım ve onarıma ihtiyaç vardı. Bunları kendi imkanlarımızla halletmeye çalıştık. Ne var ki; uzun zamandır kullanılan kanalların ciddi ölçülerde bakıma ihtiyacı var. Ekonomik boyutu bizi aşıyor. Bu konuda Tarım İl Müdürlüğümüzün yaptığı inceleme sonucunda, karşımıza çıkan maliyet için yardımcı olmalarını istemek üzere, Tarım Bakanlığı’na gittik. Sonuç alamadık. Kanallar DSİ’nindir, orası bakar dediler. İki arada bir derede kaldık. Ne yapacağımızı şaşırmış durumdayız. Kanalların ucunda bulunan köylerimize suyu ulaştıramıyoruz.”

Havaların sıcak gitmesi yanında, kanalların bakımsızlığından meydana gelen su kayıpları da eklendiğinde, sıkıntıların üstesinden gelemediklerini söyledi. Zor durum, Allah kolaylık versin.

Su hayatsa, kıymetini bilmek zorundayız. Bir damla suya hasret insanların karşılaştıkları zorlukları kitaplardan okuyup öğrenmiyoruz. Herşey gözümüzün önünde televizyon denen kutunun camına yansımakta. Tasarruf; yalnızca varolan suyun kullanımında değil, onu yatağında koruyabilmek olmalıdır. Yeraltı su kaynaklarının, göllerin, göletlerin, derelerin kirletilmeden kullanılmasına bugün çok daha fazla ihtiyacımız olduğunu unutmayalım.

17.08.2007

Bu yazı toplam 475 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim