• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Bolu 11 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 11 °C

Şu hasta israfı önleyelim

Mustafa Namdar

Yerküre ısınıyor, şimdi ne olacak feryatları sanki balığın sudan dışarıya çıktığındaki çırpınışları gibi. Sahibi olduğumuz değerlerin kıymetini, elimizden kaçırdığımızda anlıyor, çığlıklarımızı yükseltiyoruz. Küresel ısınmanın tehdidi sonucunda dünya calısının en büyük sorununun su olacağı bangır bangır bağırılmasına karşın, umursamaz davranışlarımız belki de büyük savaşların başlangıcı olacak. Günümüzde petrolün neden olduğu savaşlarda yitirdiğimiz canlar, gelecekte su için olacak. İnsanlar ya savaş meydanlarında, ya da susuzluktan kavrulan topraklarda yetişmeyen ürün kıtlığında canlarını verecekler. Kıtlığın neden olduğu ölümler belki de kıyametin kopması...

Gün gelecek çağıl çağıl akan suların resimlerini seyrederken anlatılacak içinde balıkların oynaştığı derelerin hikayeleri. Çocukluk anıları, dere kenarı piknikleri, yaşanan aşklar gelecek akıllara. Kurulan çilingir sofralarında dudakların ıslattığı kadehler şerefe kalkarken, ay ışığının aydınlattığı dere suyunun çıkardığı şırıltıyı, duymak mümkün olmayacak sazın telinde...

Yaşlısı, genci elinde su kabı beklerken çeşme başında, ancak akıllarına gelmiş olmalı, suyu hoyratça israf etmiş olmanın hovardalığı. Sohbetler hep su üzerine nasihatlerle sürerken düşünüyorsunuz. Tüm uyarılara karşın bunlar değil miydi çeşme başında halı, kilim, araba yıkayan? Bunlar değil miydi mermer yalağın içinde tuvaletleri yıkadıkları paspasları bezleri yıkayan. Hatta turşu bidonlarını yıkayıp, içindeki posayı çevreye saçıveren.

Yüzümüzün kirini çıkardığı gibi gönlümüzün kirini arıtamadık suyun bolluğunda. Sular aktı biz baktık. Zamanında bu kaynak bu kadar çeşmeyi kaldıramaz diye feryat edenlere, şarlatan diyerek aşağılamaya kalktık. Doğru mu yaptık? Cevabını şu kısa sürede yaşanan kuraklığın sonunda aldık. Ders alır mıyız? Sanmıyorum. Ders almasını bilseydik eğer, geçmişte yapılanları tekrarlamazdık.

Suyu kaynağına toplayan yağmur, kar. Yağmuru toprağa sindire sindire emdiren, ağaç ve orman. Süzgeç görevini yerine getiren ağaç, gökten düşen yağmur damlacıklarının hızını keserek toprak üzerinden akıp gitmesini önleyerek, toprağın yumuşak karnına çekip alıyor. Kesersen ağacı, dikmezsen kestiğinin yerine bir fidanı, toprağın bekçiliğini kim yapacak düşünüyor muyuz?

Günümüzde soluduğumuz havada, içtiğimiz suda, yediğimiz ekmekte politika var. O hayatın tuzu biberi oldu. Dozunu bir ayarlayabilsek damak tadı çok güzel olacak da. Ah bir ayarlayabilsek.

Gelelim hemen herkesin içme suyu olarak kullandığımız kökez suyu artık yetmez oldu. Zamanında her mahalleye bir çeşme istemlerine politik nedenlerle karşı durulamadı. Halen de karşı durulacağını sanmıyorum. Geçmişte Belediyemiz su işlerinde çok iyi işlere imza atmış olan İsmail Hotakoğlu, her mahalleye çeşme düşüncesinin yanlışlığından bahsettikçe, bizler onu sivri dillilikle suçladık. Şimdi kim haklı meydanda.

Bu sıkıntının ortadan kalkması için eskiden gündeme getirdiğimiz bir önerimiz vardı. Petrol Ofis İstasyonları gibi merkezin dört bölgesinde Belediye su istasyonları kursun. Çok düşük bir maliyetle buralardan halka dağıtılsın. O sayede israfın önüne geçmek mümkün olur. Olur mu? Olaya politik bakılacağından olmaz. Hazır tüpgaz bayileri su dağıtım işlerini yapmaya başladıklarına göre neden olmasın!

Bu yazı toplam 346 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim