• BIST 99.547
  • Altın 236,490
  • Dolar 6,1013
  • Euro 7,1788
  • Bolu 14 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 17 °C

SU SAMURLARINA AŞIK OLDUM

SU SAMURLARINA AŞIK OLDUM

Batı Karadeniz Ormancılık Araştırma Müdürlüğü tarafından Korunan Alanlarda Yönetim ve Planlanma konulu bir sunum yapıldı. Sunumu gerçekleştiren Orman Yüksek Mühendisi Mehmet Tokcan'ın toplantıda yaptığı yorum katılımcılar arasında gülüşmelere neden oldu. Sunumda su samurları hakkında da bilgi veren Tokcan ”İlkbahar geldi, kız bulamadım, ben de su samurlarına âşık oldum” dedi.

 Önceki gün Orman Bölge Müdürlüğü Sosyal Tesisleri'nde gerçekleştirilen Korunan Alanlarda Yönetim ve Planlama konulu seminere Vali Yardımcısı Cemal Yıldızer ve Batı Karadeniz Araştırma Bölge Vekil Müdürü Zehra Özpay Palazoğlu konuşma yaptı. Vali Yıldızer yaptığı konuşmada, “Hiçbir işin planlama yapılmadan gerçekleşmeyeceğini düşünüyorum. Ana unsurlardan biridir planlama, zaman konusu da çok önemli. Sunumu hazırlayan Mehmet Tokcan Bey'e teşekkür ederim. Bu işi planlayan, emeği geçen herkesi kutluyorum. Olgunlaşmış meyvenin geçmişinden geleceğimize nasıl ders çıkarabiliriz? Bundan işimize yarayan dersler çıkarmalıyız. Bunun için aklımızı kullanmalıyız. Kendimizi geliştirip yetiştirmeye, olgunlaştırmaya tıpkı olgunlaşmamış tatlı bir meyve gibi olgunlaşmış çok tatlı bir insan olmaya çaba sarf etmeliyiz. Teknolojiyi sonuna kadar kullanmalıyız. Göreve geldiğiniz de yeri doldurulan değil, yeri doldurulamayan kişi olmak için uğraşmalı. Arı gibi olmalıyız, arı çalışkanlığı temsil eder. Bal alacağı çiçeği iyi bilir. Yararsız ve zararlı çiçekleri hiç ziyaret etmez. Değerli arkadaşlarım çok tatlı insan olmak için emek sarf edelim. Sonunda kazanan bizler, sizler ve ülkemiz olacaktır” dedi.

BİR TURİZM ALANI İÇİN EN TEHLİKELİ VE GERİ DÖNÜŞÜMÜ OLMAYAN EVRE 3. EVREDİR

Sunumu hazırlayan Orman Yüksek Mühendisi Mehmet Tokcan, “Bir doğa alanında yapılacak turizm faaliyetinin üç evresi vardır. Başlangıç evresi; alan yeterince tanınmıyordur. Yeni yerler keşfetmek isteyen insanlar gider. İnsanların alan yöneticisi ve sahiplerinden hiçbir istekleri yoktur. Genellikle çadır veya eski binalarda konaklayabilirler. Az sayıda insan katılır. Alanın yolu bile olmayabilir. Alanın tanınmaya başlaması, daha çok insanın ziyaret etmesi ile birinci evrenin sonuna yaklaşılır. Gelişme evresi; en yoğun katılımın olduğu aktif faaliyetlerin olduğu dönemdir. En uzun süren evredir. Katılımcıların orta derecede istekleri vardır. Yemek, yol, tuvalet, konaklama, sıcak su istekleri vardır. Ziyaretçiler alan yöneticisi ve sahiplerine çok fazla olmasa da para bırakırlar. Köylü ürünlerini görmek, tatmak, satın almak isterler. Bir köy evinde, motelde konaklayabilirler. Alanda yürürken bilgilendirici ve yönlendirici tabelalar isterler. Alana ait haritalar isterler. Bunlar eksik olsa da fazla şikâyet etmezler. En uzun evredir. Yıkım evresinde ise alan artık iyice tanınmıştır. Ziyaretçilerin istekleri de artmıştır. Bu istekleri karşılamak için büyük oteller ve hizmet binaları yapılır. Yollar genişler, güvenlik önlemleri arttırılır. Betonlaşma ve taş yapının artması tabiatın doğal dengesinde ciddi hasarlar meydana getirir. Bu evre doğal alanın geri dönüşümsüz son evresidir. İkinci evre kadar uzun sürmez. Alan artık doğal bir alan değildir. Katılımcılar lüks arabalarla otellere gelir. Onlar için inşa edilmiş lüks otellerde kalırlar. Yöresel ürünlerden çok dünya mutfağının değişik tatlarını tatmak isterler. En fazla parayı da bu grup bırakır. Başka istekleri de olur. Örneğin; golf oynamak, av yapmak. Bu istekler için özel av ekipleri kurulur ve golf sahaları yapılır. Bütün bunlardan sonra doğal alan zamanla cazibesini yitirir ve yok olur. Bu evrelerin ne kadar olacağına dair planlama ve yönetim tamamen alan yöneticisi ve kullanıcısının tasarrufudur. Her bir evreyi uzun tutabilir veya kısaltabiliriz. Bu planlama süreci ilgi gruplarının ortak alacağı bir karardır. Bolu'da sahip olduğumuz korunan alanların hemen hepsi iki evrededir.İkinci evreyi birinci evreye döndüremeyiz. Bakir alan yapamayız. İkinci evreyi uzatabiliriz. Bu evreye ait doğru düzenlemeler yapabiliriz. Üçüncü evreye ait yapılacak yatırım ve atılacak adımlar, daha hızlı bir şekilde tahrip olmasına yol açacaktır” diye konuştu. Abant'ta yaşayan endemik canlılardan olan su samurlarından da bahseden Tokcan “İlkbahar geldi kız bulamadım bende su samurlarına âşık oldum” deyince salonda bulunan katılımcılar kendilerini gülmekten alamadı.


UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Altın’da talep toplama başladı24 Eylül 2018 Pazartesi 14:08
  • Ahilik ve Halk Kültürü sempozyumda konuşuldu24 Eylül 2018 Pazartesi 12:15
  • İzzet Murat’ı makamında ziyaret ettiler24 Eylül 2018 Pazartesi 12:05
  • Eski binbaşı gözaltına alındı24 Eylül 2018 Pazartesi 11:47
  • Anız yangını panik yarattı24 Eylül 2018 Pazartesi 00:33
  • Tabiatın kalbi Triale yürüdü24 Eylül 2018 Pazartesi 00:27
  • Dünyanın en uzun içme suyu hattı24 Eylül 2018 Pazartesi 00:20
  • Şehrin göbeginde takla attı24 Eylül 2018 Pazartesi 00:17
  • Hukuk ve sanatı bir araya getirmek için yarışma24 Eylül 2018 Pazartesi 00:08
  • 72 saatlik yaşam mücadelesi23 Eylül 2018 Pazar 14:10
  • Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim