• BIST 90.182
  • Altın 147,357
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • Bolu 9 °C
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 9 °C

“Suç ve Ceza”dan tiyatro olur mu?

Aykut Karagüzel

Geçen hafta kültür sitesinde “Kütüphaneler Haftası” sebebiyle çeşitli etkinlikler düzenlendi. Ben önceden bu tip etkinliklerin tamamına katılabilirken, sadece sonuncusuna yetişebildim bu sefer. Kütüphane Müdürümüz Sayın Cemil Şahiner'in dershanemize gelip bu etkinliklerden bahsettiğinde, inanın çok büyük bir boşluğu fark ettim kendimde. Kendisi son olarak da Cuma günü “Suç ve Ceza” adlı oyunu Bolu Şehir Tiyatrosu oyuncularının oynayacağını söyledi. Ben de bu oyun için arkadaşlarıma ve kendime biletler aldım. Ancak bu oyuna gidebileceğime pek ihtimal vermiyordum. Neyse içimde müthiş bir tiyatro arzusuyla bu oyunu izlemek için salona girmiştim bile.

Her ne kadar salondaki yerimi alsam da, bazı soru işaretlerini beynimden silemiyordum. Birincisi, Suç ve Ceza bir tiyatro eseri değil, romandı. Bu roman Rus yazar Dostoyevski'nin yazmış olduğu ve tamamıyla ruh tahlilleri üzerine kurulu bir romandı. Yani bırakın oyun olarak sahnelemeyi, okunması bile meşakkatli bir işti. İkincisi ise, böyle ağır bir eseri amatör oyuncular nasıl sahneleyebileceklerdi? Açıkçası benim hiç mi hiç ümidim yoktu.

Salonun tamamının dolu oluşu beni çok memnun etmişti.

Tahminimce bu doluluk oyunun ikinci yarısına kalmadan yarıya inecekti. Başta ayrılanlardan biri de herhalde ben olurum diye düşünüyordum. Ben bu duyguları beslerken oyun başlamıştı bile.

Her şeyden önce oyunun asıl kahramanını, yani Rodyanoviç Raskolnikov'u çok merak ediyordum. Benim hayalimdeki Raskolnikov, kumral, zayıf, uzun boylu, dağınık saçlı ve seyrek sakallı bir dış görünüşe sahipti. Aman Tanrım! O da ne? Kahraman bire bir tutmuştu. Eğilip eşimin kulağına fısıldadım.

“Bu Raskolnikov'un ta kendisi” eşim de bana destek verdi.

Şekil tamamdı tamam olmasına da, asıl sorun ruhsal çöküntülerin, bunalımların, ikilemlerin, ödün vermez tavırların yansıtılması nasıl olacaktı? Hele hele bir amatör oyuncu bunu nasıl yansıtacaktı?

İsmini öğrenemediğim bu arkadaşımı oyunun sonunda ayakta alkışladım. Hem de avuçlarım yanana kadar. Bu oyunun sahnelenmesine bile şüphe gözüyle bakan ben, mükemmel bir ziyafetin bitişini kutluyordum adeta.

Sadece Raskolnikov'u oynayan değerli sanatçı arkadaştan bahsetmek, diğer arkadaşlara çok büyük haksızlık olacaktır.

Yargıç rolündeki sanatçı arkadaşımın da hem oyununa hem de diksiyonuna hayran kaldım. Davudi sesiyle salonu inletiyordu doğrusu. Oyunda yer alan tüm sanatçı arkadaşları, sahnelenmesinde tabiî ki en büyük övgüyü hak eden yönetmen arkadaşa, ışıkçısından, kostümcüsüne kadar hepinizi ayrı ayrı kutluyorum. O gece mükemmeldiniz. Muhteşemdiniz. Benim gibi sanata susamış bir insana kana kana su içirdiniz.

Başta belirttiğim gibi: Suç ve Ceza'dan tiyatro oyunu olur mu?

Siz bana cevap verdiniz: Olur, olur hem de böyle mükemmel olur.

Yeter ki yapmasını bil. Bak o zaman neler olur.

O gece isimlerinizi alamadığım için de beni bağışlarsınız umarım.

11.04.2008

Bu yazı toplam 1649 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim