• BIST 96.400
  • Altın 144,414
  • Dolar 3,5647
  • Euro 4,0036
  • Bolu 12 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 14 °C

ŞÜKRAN GÜNLERİNİN ANLAMI

Mustafa Namdar

Sohbetler merhaba ile başlar. Eskiden üç beş kişi de olsa bir grubun içine girdiğinizde selam verilir oturulurdu. Grubu oluşturanlar tarafından tek tek merhaba denirse “Sen hoş gelmişsin. Grup içinde konuşma, çay kahve içme, oyun oynanıyorsa seyretme hakkın var demektir.” Aksi halde çekilip bir kenara oturulurdu.
Sohbetler merhaba ile başlar “Nasılsınız” sorusuyla devam ederdi. Geçmişte bir gün yaşı biriyle tanıştırdıklarında “Nasılsınız?” dediğimde o “Nasılsınız deme evlat! İnsan, insanın elinden tutan yardımına koşandır. Derdi varsa çözmeye çalışan ortak olandır. Acıyı da tatlıyı da paykaşan demektir. Sorunuz karşısında bir derdini söyler çözemezseniz karşınızdakini üzerisiniz.” Onun için “Merhaba Allah'ın iyiliği üzerimize olsun. Afiyetle olun, derseniz bir vebal altına girmezsiniz.” demişti…
Şimdi hayırların efsane ismi Cennet mekan Sn. İzzet Baysal baba doğduğu ilin yaşlısına, gencine, erkeğine, kadınına Nasılsınız demiş. Cevabı almadan ihtiyaçların ne olduğunu bilerek eğitimden sağlığa, huzurevinden bilim yuvası üniversitesine kadar bir ömür kazandığını vakfetmekle yaptı yapmaya devam ediyor.
Bu şefkat ellin sahibinin manevi huzurunda ona teşekkür etmek, minnet duygularımızı ifade için toplanıyor övgülerimizle dualar ediyoruz…
O; çocuklar görmüştü. Gözleri çakmak çakmak, boyunları bükük kimsesiz çocuklar. Bizler de görebiliyor muyuz?
O; çocuklar görmüştü. Delik ceplerinde elleri soğuk mu soğuk. Bizler de görebiliyor muyuz?
O; yaşlı çaresizler görmüştü. Gönülleri sırça örneği narin mi narin. Bizler de görebiliyor muyuz?
O; hastalar görmüştü. Yaraları kanayan, hıçkırıklarla için için ağlayan. Bizler de görebiliyor muyuz?
O; bir ömrün kazanımını verdi hemşehrim dediği halkına. Bizler hiç değilse sıcak bir gülümseme ile sevgimizi verebiliyor muyuz insanlara.
O; gençlerin gözlerindeki parıltıyı görmekten mutlu olduğunu söylüyordu her fırsatta. Bizler de görebiliyor muyuz onun gördüklerini?
O; eğlenceye de vakit ayırın demekten hoşlanıyordu. Tasarrufa riayet edin diyordu yaşamından örnekleri gösteriyordu. Hakkını yedirtmeyin hak ta yemeyin dercesine yaşamıyla toplum liderliği, rehberliği yapıyordu. Bizler bu konuda oturup vicdanlarımızla ne yapıyoruz diye öz eleştiri yapabiliyor muyuz?
Onu anma günlerinde, ona teşekkür amaçlı şükran günlerinde bırakın izinden yürüyüp gitmeyi, yaptıklarını koruma, içlerini donatma amaçlı neler yapabildiğimizi açık yüreklilikle itiraf etmek cesaretimizi şükran günlerinde haykırabiliyor muyuz? Ne dersiniz onun için onun yolundan gitme amaçlı neler yapabiliyoruz?
Şükran günlerine ait çalışmaların yapıldığı günlerde neler yapıyoruz sadece biraz düşünelim, katkı yapalım diye düşünüyorum.

Bu yazı toplam 504 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim