eryaman escort , ankara escort bayan, escort ankara, bursa escort - ankara escort
  • BIST 106.926
  • Altın 151,429
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • Bolu 6 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 5 °C

SULANDIRILAN DEMOKRASİ

Mustafa Öz

Ülkemizde demokrasi lafını en çok dillerine dolayanlar siyasetçiler ve onların avaneleridir. Peki dillerine bu kadar pelesenk ettikleri DEMOKRASİYİ yüceltecek, geliştirecek yerli yerine oturtacak ciddi bir çalışma yapıyorlar mı? Keşke bu soruya evet diyebilsek…

Devlet rejimini tarif ederken; demokratik, laik, sosyal hukuk devleti olarak tarif ediyoruz. Ancak işimize gelmediğinde ya hukuk kısmını didikliyoruz, ya da demokratik kısmını veya Laik'likle ilgili bir yerine fit sokuyoruz.

Demokrasinin tam ve yerleşik olabilmesi (tam Demokratik Cumhuriyet) için ülkede yaşayan tüm insanların (halkın) hür iradesiyle yönetim ve denetime katıldıkları,. Demokrasinin yaşaması ve gelişmesine tüm sivil kurum ve kuruluşlar ve kadrolarının da katılabildiği herkesin inançlarını, kimliğini ve kültürünü diğerlerine zarar vermeden yaşadığı, yaşatabildiği bir yapının oluşması meydana getirilmesi gereklidir.

Demokrasilerde temsil çoğunluğun oyu ile gerçekleşir. Ancak çoğunluk oyunu alan ve temsil gücünü eline geçirenler, çoğunluğu oluşturamamış olanları yok sayamaz, onları kucaklamaktan imtina edemez. Azınlıkta kalan bu gruplar temsil adaletsizliğinin kurbanı olmuşlarsa bu durum daha da dikkat gerektirir. O takdirde yönetim erkini eline alan karşısında bulunan siyasi azınlıkları (muhalefeti) veya diğer sivil toplum kuruluşlarını da tatmin edecek uygulamaları hayata geçirmelidir.

Demokrasinin gelişip kurumsallaşması şüphesiz hukuka dayanması ve uygulamalarının da adalet, eşitsizlik ilkesinde gerçekleşmesiyle olur.

Demokratik rejimlerde yasama, yürütme ve yargı arasında ANAYASAL bağ ile tesis edilmiş ilişkiler manzumesi vardır. Herkes yaptığı işlerde hukuktan ayrılmazsa sorun çıkmaz. Görev ve yetkiler belli ise herkes görevine sahip ise çatışma olmamalıdır. Oysa ülkemizde kurum ve kuruluşlar ile siyasetçiler, iktidar arasında sürekli bir çatışma ve didişme ortamı var. Bu çatışma ortamı öncelikle ülkemizin içeride ve dışarıda zararına sonuç doğururken DEMOKRASİNİN'DE kurumsallaşmasının önünde engel oluşturmaktadır.

DEMOKRASİ YARA ALMIŞTIR

Ülkemizde 15 gün içinde her gün değişen bir gündem yaşıyoruz. İktidar ülke geneli ile karşılaştırıldığında sandığa gitmeyenlerin oyu ile birlikte % 25 oy ile parlamentoda 367 milletvekiline sahip olarak azınlık oyu ile çoğunluğu oluşturmuştur. Karşısında %75 oy vermeyen millet çoğunluğu vardır. Ancak bu çoğunluk siyasi parçalanmışlık nedeniyle parlamentoya %18 ile girmiş %57 parlamento dışında kalmıştır. Bu sonucun meclise yansıması hukuki olabilir. Ancak adaletli ve eşit değildir. Temsilde adalet gerçekleşmemiştir. Öyleyse iktidar daha sorumlu davranmalı. Dediğim dedik dememelidir. Uygulamalarıyla kurum ve kuruluşlardaki yönetimi ile demokrasi içinde kaldığını göstermesi gerekirdi. Oysa Yasamada ve yürütmedeki uygulamalarıyla ciddi tartışmalara ve kamuoyu kırılganlığına sebep olunmuştur.

Cumhurbaşkanlığı gibi devletin başına seçilecek tarafsız, millet vicdanında kabul görecek bir makamın seçiminde tüm kurum ve kuruluşlar, siyasi yelpaze dikkate alınmamış işleyen parlamento tıkanmış, anayasal kurumların devreye girmesine kapı aralanarak DEMOKRASİNİN yara almasına yol açılmıştır.

Demokrasi dediğim dedik öttürdüğüm düdük demek değildir. Demokrasi aynı zamanda UZLAŞMA KÜLTÜRÜDÜR. Bu sağlanamamış, ülke zamansız bir seçim dönemecine girilmiştir. Seçim demek milletin hakemliğine başvurmak demektir. Seçim tarihi katılımı olumsuz etkileyebilecek bir tarih olarak görülmektedir. Partiler kanunu, seçim kanunu, adaletli bir yapıya kavuşturulamamıştır. Birde erken ve zamansız seçime milletin hakemliğine gölge düşmüştür. Katılım az olursa vatandaşın iradesi sandığa yansımazsa tartışmalar seçimden sonra da devam edecektir.

Cumhurbaşkanlığı seçimi kısmı krize yol açmıştır. Kriz çıkmasına yol açan sebepler kamuoyunda iyi değerlendirilmelidir. Ülkemizin içerde ve dışarıda içene çekildiği sıkıntılar. 5 yıllık iktidarın ve muhalefetin çalışmaları milletin hakemliğinde değerlendirilecektir.

11.05.2007

Bu yazı toplam 600 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim