• BIST 107.148
  • Altın 143,559
  • Dolar 3,5506
  • Euro 4,1367
  • Bolu 30 °C
  • İstanbul 30 °C
  • Ankara 28 °C

Sünnet-düğün konvoyları ve çevre

Mustafa Namdar

En güzel mutlulukların yaşandığı günlerdir düğünler ve sünnetler. Bu mutluluğun güzelliği de, sevinci dostlarla paylaşmış olmaktır.

Eli ekmek tutan bekarların aklına ilk düşen evlenip yuva kurmaktır. Bu düşünce önce ana babanın belleğinde şekillenir. Tüm duaları hayırlısı ile başgöz etsem üzerine olur. Hısım akraba, eş dost da böylesi hayırlı işi tetiklemeye başlar. Kızsa oğlan, oğlansa kız haberi gelmeye başlar çevreden.

Evin oğlu da boş durmuyordur. Hayalindeki yuvayı paylaşacağı evin hanımını çoktan bulmuş hafiften flört başlamıştır bile. Gitmeler gelmeler suyu kaynama noktasına getirir ve nikah masasına oturma zamanına gelinir, düğün hazırlıklarına başlanır. Gelenek göreneklerde kız isteme, nişan şerbeti ve yüzüklerin takılması, oğlan ve kız evinin alacakları, karara bağlanmış hazırlıklar tamamlanmıştır.

Gelinalma günü gelip çatmıştır. Atlar, arabalar, otomobiller süslenir. Her şeyin gelin gibi albenisi olmalıdır alımlı ve çalımlı. Kız evine bir depdebe bir saltanatla davullu zurnalı halaylarla gelinir. Gelinin yakınlarından birisi çoktan oturmuştur sandığın üzerine ya da kilitlenmiştir kapı gelinin üstüne. Bahşişler alınır verilir. Sevinç gözyaşları bir kez daha yıkar güzel gözleri, dualarla yolcu edilir evin kızı yeni hanesine. Eskiden burada başlardı mutluluk yarışı. Müjdeciler mahmuzlardı atlarını oğlan evinden müjdesini almak üzere. Yol boyu halaylar kurulur. Yavuklular göz göze gelmek için formüller ararken delikanlıların sırtından çıkardı ter...

Buraya kadar her şey güzel, her şey su gibi akar gider. Damat sevinçten uçar gibi, gelin hem ağlarım hem giderim der gibi, konu komşu, hısım akraba bu güzel günün şahidiyim coşkusunda...

Son günlerde gelinin yeni evine bir an kavuşturulması yerine çevrede güzel olan mekanlara konvoy götürülüp burada efkar dağıtılmaya belki de, son kez bekarlığa veda partisi gibi mola verilmeye başlanır oldu.

Bu alanlarda birkaç düğün konvoyu birbirinin içine girer, davul dömbelek sesleriyle coşan düğüncüler, çengiler birbirine karışır. İşte ne olursa buralarda olur. Mutluluğun üzerine kabus çöker, aydınlık dünya karanlığa dönüşür, bu sefer gözlerden akan yaşlar göz pınarlarını acı ile terk eder. Sevinç nişanesi diye biri basmıştır tetiğe. Sonra biri biri daha. Şişede durduğu gibi durmaz ki meret. Beyinlerini sulandırmıştır insanların. Ve bir kör kurşun hedefini saptırarak hayatını sonlandırır bir garibin...

Ateş sadece garibin yüreğini yakmaz. Doğa da alır bu arda nasibini. Kırılan şişeler, atılan poşetler çevreye saçılan çöpler güzelliğin üzerine oturur kara leke gibi. Sonuçta mutluluğu da çevreyi de kendi elimizle yok ederiz. Maganda ruhuyla. Dünya cenneti Bolu, dört mevsim güzelliği üzerine şiirler yazıp methiyeler düzdüğümüz Bolu'nun, bu güzelliklerini nasıl öldürüyoruz gezip bir görseniz. Bu düğünlerde böyle de sünnetlerde farklı mı? al birini vur ötekine. Can yanması, çevre ve gürültü kırlılığı mutluluk; başkalarının mutsuzluğu üzerine kurulur mu? Kurulursa mutlu olunur

03.08.2006 

Bu yazı toplam 258 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim