• BIST 81.901
  • Altın 146,149
  • Dolar 3,7772
  • Euro 4,0057
  • Bolu 7 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 1 °C

Susuyorum

Mustafa Namdar

Başlıktaki kelimeyi iki anlamda kullanmak mümkün. Susmak ve susamak. Kelimeyi, “Su-su-yo-rum” diye hecelere ayırarak anlamlaştırmaya çalışırsak, su su diye feryat eden insanlarla ilgili yorumlar da akla gelebilir. Küresel ısınmanın neden olduğu gelişmeleri izledikçe, yoruma gerek yok, herşey gün gibi meydanda. Düşünceler ne kadar farklı olursa olsun, yaşanan olayları, çıplak gözle herkes görüyor, etkileniyor, önlemler için birilerini suçluyor. Hemen herkes sütten çıkmış ak kaşık...

Yaşadığımız yüzyılda teknolojilerin gelişmesiyle yaşantımızın hemen her karesinde kimyasal atıklar, asitler yerini alıyor.

Bunlar soluduğumuz havayla ciğerlerimizi, yediğimiz içtiğimizle, midemizi, böbreğimizi, kanımızı, sonuçta canımızı tehdit ediyor.

Toprak ve hava kirlendikçe, canlı olan herşey bu kirlenmeden nasibini alıyor. Peki bu kirlenmeyi yapanlar kimler? Teknolojinin gelişmesiyle insan sağlığını tehdit eden unsurlar için alternatif önlemleri bulan bilim adamlarının, önerilerini uygulamayanlar kimler? Etrafa bakıp suçlu aramaya gerek yok diye düşünüyorum. Çünkü bizler, geleceğin hesabını yapmaktan pek hoşlanmayan, günü yaşamaya alışmış bir davranışı kabullenmişiz. “Yarına mevla kerim” diyerek, faturayı yaratana kesivermek vazgeçemediğimiz alışkanlığımız olmuş...

Çevremizde yaşananlara baktıkça, etkilenmeyen insanın olduğunu sanmıyorum. Ne var ki sudan çıktıktan sonra suyun kıymetini bilen balık gibi, susuz kalmadıkça kulaklarımızda yankılanan feryatlar belleğimizi tetiklemeye yetmiyor.

Suyu yalnızca içmek, yalnızca temizlik için kullanmak olarak değil, onu yerküreyi örten bitki örtüsüne de can veren bir madde olarak düşünmek zorundayız. Her şeyin azı ve çoğu zarar diye düşünüp, hareket edilmesini istiyorsak, tarlalarımızın, bağlarımızın, bostanlarımızın da, ürün cinslerine göre metrekare alanda ne kadar suya ihtiyacı olduğuna yönelik çiftçimizin bilgilendirilmesi gerekir.

Bolu tarımda patates ağırlıklı ürüne ağırlık veriyorsa, dekarda kaç kök patatesin, bir kök patateste ortalama kaç yumrunun ve bir yumrunun da ne kadar suya ihtiyacı olduğu bilimsel olarak bu işi yapan insanlara anlatılması gerek.

Susuzluğun dünyayı tehdit ettiği bir ortamda “Olsa olsa” metoduna göre işlem yapmak hem kaynak israfına, hem de toprak özelliğinin kaybolmasıyla verimden düşüp çoraklaşacağı, çölleşeceği bu işi yapan insanlara anlatılmalı.

Bolu Merkez Sulama Birliği yetkilileriyle yaptığım görüşmelerde, ortak düşünce olarak deniyor ki; sulama teknolojilerinin gelişmesi sonucunda çiftçilerimiz, tarlalarına gereğinden fazla su veriyorlar. Bu da, Bolu ovasında çoraklaşmaya neden olacaktır. Buna en güzel örnek Harran Ovasıdır.

İkinci husus; kaynağından dağılan suyun başlangıç noktasında lüzumsuz yapılan su harcaması sonucu uç bölgelere su çıkma-maktadır.

Bolu Ovası sulama suyunun kullanıldığı Gölköy barajının, 24 milyon m3 kapasiteli olduğu. Yaz dönemlerinde Abant ve Mudurnu sularının azalması nedeniyle barajın suyu eksilmektedir. 2007 yılı sezonunda tahminen 17 milyon m3 su kullanılmıştır.

Bolu’da Nisan ve Mayıs aylarının yağışlı geçmesi çiftçimizi bir ölçüde kurtarmıştır.

Bolu Belediyesi’nce yapılan arıtma tesisi nedeniyle Gölköy barajından %30’luk miktar içmesuyu olarak kullanılacaktır. 650 lt/sn olan bu su, yılda yaklaşık 20 milyon m3 yapacaktır. Sulama sezonunda belediyemiz buradan 6 milyon m3 su kullandığında, sulama suyunun yetmemesi gibi bir sorunla karşılanabilir.

Bu görüşlerden sonra, mevcut sularımızın ölçülü kullanılması gerek. En önemlisi de bu suların kirletilmeden hizmete sunulmasıdır. Su su diye feryat edilirken, bir kısım önlemler için susmamak görevimiz olmalı.

20.08.2007

Bu yazı toplam 329 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim