• BIST 90.665
  • Altın 214,434
  • Dolar 5,3851
  • Euro 6,1005
  • Bolu 5 °C
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 9 °C

Takke düştü, kel göründü

Yüksel Gültekin

            07.03.2005

İki hafta önceki yazımda, Bolu’da depremden sonra kat adeti ne olmalı, deprem sonrası bu şehir nasıl yapılanmalı? hususunda işin uzmanları hariç herkesin konuştuğunu belirtmiş ve bu hususta, bilgi sahibi olmadan toplumu yönlendirenlerin davranışını, doğru bulmadığımı izah etmiştim.

İşte bu hafta, Emekli Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet Ercan ile başlayan süreçte, işin uzmanları ilimizde bu konuyla ilgili konuşmaya başladılar. İşin uzmanı Ahmet Ercan Bey’den anladık ki, daha önce söylenenlerin ne bilimsellikle, ne de deprem konusundaki gerçeklerle bağdaşan bir yanı var. En önemli tespiti ise, ilimizde genel bir kat sınırlaması uygulamasının, bilimsellikten uzak olduğu, inşaat yapılacak alanların zemin etüdlerinin doğru yapılarak, zemine göre, kat adetinin belirlenmesi gerektiği hususuydu. Ayrıca yine Prof. Ahmet Ercan, Bolu’da 3 kattan fazla bina yapılmamalı tarzında kamuoyu yaratmaya çalışan, fakat bu konuda hiçbir bilimsel yeterliliğe ve teknik bilgiye sahip olmayan belediye meclis üyelerine de “Kimse çıkıp da ben Bolu’da 3 kata izin veriyorum diyemez. Bu bir yanlış uygulamadır. Kat adedine belediye meclis üyeleri karar veremez. Yerin davranışlarının incelenmesi suretiyle, bu kararı ancak, jeofizik mühendisleri ve inşaat mühendisleri verebilir. Yerin davranışlarına göre kat adeti ayarlanabilir” diyerek bilimsel anlamda bir cevap verdi.

Tabi buradan şahsımın 3 katın fazlasına ya da azına taraftar olduğum gibi bir sonuç çıkmasın. Ben bu konuda, hiçbir yorumda bulunamayacak kadar, işin uzmanı değilim. Ama garip olan, benimle aynı konumda olanların bu hususta allame-i cihan kesilmeleri. Artık takke düştü, kel göründü. Umarım, kamuoyunu yanlış yönlendirenler, bu bilimsel açıklamadan sonra, kamuoyundan gerekli özrü dilerler. Sorumlu siyasetçi tavrı budur.

Yarın yapılacak olan ve gündemi son bir aydır yoğun bir şekilde işgal eden BTSO seçimleriyle ilgili bir tahlil yapmak istiyorum.

Bolu gibi orta ölçekli bir şehirde, meslek teşekküllerinin temsilcilerinin temsil ettikleri meslek erbabı ile içiçe olma gibi bir özellikleri vardır. Buradaki ilişki, bir profesyonel ilişki değildir. Meslek teşekküllerinde görev alan idareciler, bu görevleri karşılığında hiçbir ekonomik karşılık beklemedikleri gibi, çoğu kez de kendi ceplerinden harcama yaparlar. Aynı şehirde yaşayan, birbirini tanıyan, seven ve çoğu kez de kader birliği yapan esnaflar arasındaki bu seçimi, dostluğun ve kardeşliğin kazanması, kim kazansın? sorusuna verilecek cevaptan daha önemlidir. Önemli olan Bolu’nun kazanmasıdır. Ama daha da önemli olan ve gönlümün istediği Bolu’da üreten, çalışan, kazancını Bolu’da Bolulularla paylaşan ve Bolu’da yaşayanların bu seçimi kazanmasıdır.

Umut Oran, Bolu’da üreterek, Bolulular'a iş imkanı sağlayarak, her Bolulu’nun sevgisini ve takdirini kazanmıştır. Bolulu’lar da her ortamda bunu ifade etmişlerdir. Ama o bir Bolu’da yaşayan insan değildir. İşleri yoğundur. Bürokrattır. Bolu esnafının ona ulaşması zordur. Mutlaka ister ama elinde olmayan sebeplerle BTSO başkanının yapması gereken ağabeyliği Bolu esnafına yapamaz. Başkan Bolu’da yaşayan, esnafın 24 saat derdini dinleyebilecek, isteyenin ona ulşabileceği biri olmalıdır. Kim mi olmalıdır?

Bunun kararını ancak sandıkta Bolu’nun kıymetli esnafları verir. Bu seçimin Bolumuz’a hayırlı olmasını diler, seçilecek arkadaşlara şimdiden başarılar temenni ederim. Bolulu olmak ne güzel şey.

Saygılarımla.

Bu yazı toplam 264 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim