• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Bolu -1 °C
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara -2 °C

Taş oluk yerine gölet

Mustafa Namdar

            20.07.2005

Geçimini tarım ve hayvancılığa bağlayan köylü, gerekli su ihtiyacı için köyün ortasına çeşme yapmış. Güldür güldür akan suyun yanında hayvanlarını da düşünerek uzun oluklar yapmayı da ihmal etmemiş. Bu oluklar ya taştan, ya ağaç kütüklerden, ya da betondan yapılmış. Amaç; hayvanlarına da temiz su içirmek. Bu sistemi köyünde olduğu gibi kendi olanaklarıyla yaylasında merasında da uygulamıştır.

Su köylünün uğraş alanı içinde çok önemidir. Bulunduğu yerleşim alanının çevresinde büyük küçük akarsu geçiyorsa onu tarlasına çevirerek işini görmüştür. Zaman olmuş, alt başta oturanlarla üst başta oturanlar arasında anlaşmazlıklar çıkmış tartışmalar kavgayı, kavgalar yaralanmayı, ölümleri getirmiş. Zaman olmuş, su hayat vermiş, zaman olmuş, kan davalarına düşmanlıklara neden olmuş.

Böylesi olumsuzluklara neden olan olayların önlemi için devlet baba elini uzatarak uygun olan yerlerde Köy Hizmetlerini, Devlet Su İşlerini devreye sokarak göletler, barajlar, dere ıslah çalışmalarıyla vatandaşının yardımına koşmuş. Taş olukların yerini göletler, kanallar, kanaletler almış. Göletlerin yapıldığı doğa yeniden hayat bulmuş, güzelleşmiş. Bitki örtüsü zenginleşerek gelişmiş. Etraf sakinliği ve görüntüsüyle insanların dinlenip huzur bulduğu yer haline gelmiş.

Tüm bunlar yetmiş mi? Elbette yetmemiş! İnsanlar bu güzelliklerden insanca yararlanabilmek için yol, çeşme, masa en önemlisi de çevreyi kirletmemek için tuvalet istemiş. Bütün bunları yöre insanı önce kendisi için sonra da, dışarıdan gelecekleri özendirmek için istemiş. Göletlerle birlikte turizm olgusu gelişmiş. Köylü ürettiği ürününü doğal haliyle pazarlayıp el emeğini, alın terini paraya çevirmenin kolaylığını bulmuş...

15.07.2005 Cuma günü dostumuz İrfan Atalan’ın kayın pederinin ölümü üzerine Sabri İnceler’le birlikte Taşoluk köyündeyiz. Bir kaz daha merhuma Allah’ın rahmetini, yakınlarına sabırlar diliyorum.

Taşoluk köyünün hemen üzerinde hayvan göleti var. Bu göletin bittiği yıllar da Bolu İli Erozyon Önleme ve Gönüllüleri Derneği olarak ağaçlandırma çalışması yapmıştık. Meşe ağaçlarıyla kaplı güzel bir orman içi alanı. O çalışmalar sırasında konuşmuştuk. "Bu gölet bu köye turizm açısından da katkı sağlar. Köylü burasını değerlendirirse iyi bir gelir kaynağı olur."

Aradan yıllar geçti. O dönemdeki muhtar da değişmiş. Yeni muhtar İsmail Atalan’da işin peşini bırakmamış göletin 49 yıllık kullanım hakkını Köy Hizmetlerinden almış.

Mezarlık dönüşü Sn. İnceler’in köydeki evine uğradık. Komşuları muhtarın aradığını iletti. Şehirden misafirleri varmış, önemliymiş dediler...

Göletin kenarında mütevazi bir kır sofrası kurulmuş. Konuklar; Valimiz Millet Vekillerimiz, Belediye Başkanımız, Orman Bölge, İşletme, Köy Hizmetleri Müdürlerimiz ve Kıbrıscık, Karacasu Belediye Başkanları ile köyden bir gurup.

Bir fincan kahvenin hatırını düşünen muhtar , yıllar önce konuştuklarımızı anlatıyordu konuklarına. "Görünen köy kılavuz ister mi? Bu güzel alanda nelerin olması gerekiyorsa sizler benden iyi bilirsiniz", diyerek kestirmeden sözü bırakıverdi ortaya. Önce bürokratik işlemlerin olmazı döküldü ortaya bürokratlar tarafından. Burası hayvan göletiydi. Piknik amaçlı hizmete açılmasının başka prosüdürü vardı! Hemen herkes köylünün kalkınmasından yanaydı ama ah şu bürokrasi! Herkes keser yongası gibi kendi mevzuatını kendi önüne koyuyordu. Burada bir tuvaletin, bir çeşmenin olması rahat ulaşılabilecek bir yolun bulunması zorunluydu ama ah şu mevzuat! Kim bilir belki de devletin valisi yanında birşeyleri görmezden gelmek uygun düşmüyordu. Sonuç da valimiz koydu noktayı. Geleneklerimizden olan imeceyi hatırlattı muhtara. Yollarının düzeltileceğini, tuvalet ve çeşme için de çimento, demir, fayans, lavoba, tuvalet taşı vereceğini söyledi. Bir şartı vardı, işçiliğini köylü yapacaktı. Son dönemin deyimi devlet vatandaş işbirliği gerçekleşecekti.

Top şimdi muhtarda. Burada gündeme getirilenlerin elde edilmesi yeterlimi? Elbette değil. Amaç köylünün kalkınmasıysa; köy doğal hayatını yaşatacak pansiyonculuk için köylüyü bilgilendirmek gerek. Gelen konukları misafir edebilmek için köy odası gibi konut yapmak gerek. Turizmin bir ayağı deniz ise diğer ayağı da bireysel olarak yaşanması istenen çiftlik hayatı köy doğal hayatıdır. Su adına münferit turizm denen gezip görüp dinlenmenin öncülüğü de belki bu sayede başlatılmış olur.

Bu yazı toplam 252 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim