• BIST 75.929
  • Altın 129,521
  • Dolar 3,4434
  • Euro 3,6590
  • Bolu -5 °C
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara -6 °C

Tecavüzcü Coşkun Yasası

İlhami Candemir

Sayın okuyucular, bildiğiniz gibi birkaç gündür Türk siyasetinin gündemine oturan konu CMK da yapılması öngörülen değişiklik teklifidir. Bu değişiklik teklifi,  cebir,şiddet,hile olmaksızın reşit olmayan bir kız ÇOCUĞUNA cinsel saldırıda bulunan mahkum veya zanlıların mağdurlar ile evlenmeleri halinde  verilen veya verilecek olan cezalara ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkindir.Bu şu demektir.Mütecaviz(tecavüz eden)mağdure  ile  evlenirse öngörülen cezaya ilişkin hüküm açıklanmayacak,5 yıl süre ile dondurulacak,5 yıl içinde boşanma söz konusu olursa öngörülen ceza çektirilecek.(Teklifin tam metnini görmedim,basından edindiğim bilgilere göre yazıyorum).Burada biraz duralım; 1)Mütecaviz mağdure ile evlendi,özgürlüğüne kavuştu. 5 yıl içinde boşanırsa cezasını çekecek mi çekecek. Peki evlendikten sonra mağdure uslu durmazsa(ne demek istediğimi anlamışsınızdır)o zaman zanlı 5 yıl süre ile bu durumu sırtında taşıyacak mı? Bunu hayal edebiliyor musunuz.2)Veyahut diyelim ki evlendiler, ertesi gün erkek mağdurenin üzerine bir de kuma getirdi. Getirebilir mi getirir, zira  akp bu günleri düşünmeden  ceza kanununda değişiklik yaparak  zinayı suç olmaktan çıkarmıştı. Ey AKP liler şimdi ayıklayın bakalım pirincin taşını.(buna aşağıda değineceğim).Peki o zaman mağdurenin durumunu hayal edebiliyor musunuz. Ne yapacak boşanacak.Peki boşayan kim, mağdure,bu durumda tecavüzcü 5 yıl ertelenen cezasını çekecek mi?Tabii ki hayır,zira boşayan kendisi  değil. Özetle taraflar boşansalar dahi tecavüzcüyü cezadan kurtaracak pek çok örnek bulmak(bahane bulmak)her zaman mümkündür.Örneğin kadın boşarsa ne olacak.Erkeğe gün doğacak.

          Umarım yasa teklifi görüşülürken bu hususlar gündeme getirilecektir.

        Ortalık toz-duman,her kafadan bir söz çıkıyor. Ey bayanlar,ey baylar durun bakalım,konuyu salim kafa ile irdeleyelim;

       Bir defa bu durum değişik şekli ile 2005 yılına kadar eski ceza kanunumuzda vardı. (765 sayılı) Yani evlenmeleri durumunda cezadan kurtuluyorlardı.2005 yılında AKP milletvekillerinin de desteği ile kaldırıldı ve bu gün ki halini aldı. Yani bu gün evlenme durumunda dahi cezalarını çekiyorlar. Peki ne oldu da şimdi geri dönülüyor. İşte işin püf noktası burada. Zira bu öyle bir toplumsal yara ki ehven-i şer misali bu yola gidiliyor.

          Bu yara hukuksal olmaktan ziyade ağırlıklı olarak  biyolojik, sosyolojik ve dinsel bir konudur. Olaya böyle yaklaşılırsa makul bir yol bulunabilir diye düşünüyorum.

          Biyolojik diyorum,dünya üzerinde kız çocuklarının evlenme yaşlarına baktığımızda sıcak iklimlerde daha küçük,soğuk iklimlerde ise daha büyük olduğunu gözlemleyebiliyoruz.Nedeni ise sıcak iklimlerde yaşayan kız çocuklarının erken yaşta adet görmeleridir.Örneğin Suudi Arabistan’da kız çocuklarının 10 yaşında evlenebileceklerine ilişkin fetvalara rastlıyoruz,Rusya’da ise erkeklerin 23 kızların ise 22 yaşında evlenebildiklerini görüyoruz.(Üç aşağı beş yukarı bu böyle)

        Sosyolojik diyorum,yurdumuzda ,özellikle kırsal alanda ve bilhassa doğu ve güneydoğuda kız çocuklarının küçük yaşta evlendirilmeleri OLAĞAN.Bu vahim durumun eski Türk filmlerinde  konu edildiğini sıkça görmüşsünüzdür. Bu sosyolojik bir vakıadır. Bunun içinde bir de başlık parası  var, o da işin garnitürü.

      Dinsel diyorum;Yine bildiğiniz gibi  kutsal kitabımızda açık seçik bir yaş sınırı bulunmamakta ise de Talak suresinin 4.ayetinde, kız çocukları  ile evlenme durumunda “adet görmeyenler hususunda tereddüt ederseniz onun bekleme süresi üç aydır” denilmektedir. İşte çoğu İslam alimleri buradan yola çıkarak adet görmüş kız çocukları ile evlenilebilir görüşündedirler. Hatta bu hususta HZ.Ayşe annemizin  Peygamberimiz(SAV) ile 9 yaşında evlendiklerini örnek göstermektedirler.

      Bu izahattan sonra gelelim kanun değişikliği teklifine;

      Siz istediğiniz kadar çırpının,bağırın-çağırın bu yasa çıkacak.Ama ben derim ki bu yasa teklifi, konunun biyolojik,sosyolojik ve dinsel AĞIRLIĞI halledilmeden geri çekilmeli, konu enine-boyuna tartışılmalı ona göre çözüm yoluna gidilmelidir.Gece yarısı bir korsan önerge ile çözümlenebilecek kadar basit değildir.Aksi halde bu yasa neye benzer, ağrının morfinle tedavisine benzer.Ağrı ve hastalık devam eder,bir gün yine karşımıza çıkar.

      Diyeceksiniz ki,doğru söylüyorsun ama AKP iktidarı bu sorunu kökten halledebilir mi?Maalesef edemez,daha doğrusu etmez.Neden etmez,işin içinde din faktörü var.Örnek mi istiyorsunuz,ZİNA olayı.Bu da nereden çıktı diyeceksiniz,onu da anlatmaya çalışayım;765 sayılı eski TCK.na göre  ZİNA suçtu.AKP iktidarı bunu suç olmaktan çıkardı.Gerekçeleri şu idi,AB uyum yasaları.Bu görünen gerekçe idi.Gizli gerekçe ise kutsal kitabımızda olduğu gibi çok kadınla evlenmenin yolunu açmaktı. Nitekim Açıldı.

       E  ne diyelim, benden bu kadar ,tecavüzcü Coşkun’a güneş doğacak ,böyle giderse yeni tecavüzlere devam.

Bu yazı toplam 479 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim