• BIST 90.383
  • Altın 144,560
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Bolu 6 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 6 °C

Tek başına kalıp hiç olmak

Mustafa Namdar

Boşlukta yer kaplayan varlıkları düşünün, kendi başlarına pek de bir işe yaramadıklarını göreceksiniz. Bir tuğlayı düşünün. Kendi başına sadece bir tuğladır. Tuğlaları yan yana getirir arasını çimento harcıyla birbirine bağlarsanız, duvarı meydana getirebilirsiniz. Dere yatağındaki irili ufaklı kum taneciklerini düşünün. Suyun sakin akışında herşey yerli yerinde. Suyun debisi yükselip sel olup çağlamaya başladığında, hiçbirini yerinde bulamazsınız. Sürüklenip gitmişlerdir suyun gücüyle. Aynı kum taneciklerini çimentoyla harman edip beton haline getirdiğinizde, azgın suların akışını önleyen set oluşur, zora karşı durmayı sağlamış olursunuz. Birlikten doğan kuvvet örneğini çoğaltmak mümkün. Tek başına bir anlam ifade etmeyen nesneleri bir arada kümeleştirir, kaynaştırır, birbirine kaynatırsanız, bir güç olarak yararlanırsınız.

Liderlik, yöneticilik, yönetmek de böyle değil midir?

Öğretmenseniz, öğrenciniz, öğreteceğiniz bir topluluk yoksa bir hiçsiniz. Sınıfta öğrencilerinize iyiyi, kötüyü, doğruyu, yanlışı öğretebilecek ortamı bulabiliyorsanız hayatın bilinmezlerini, yeniliklerini, güzelliklerini öğretebildiğiniz zaman da, öğretmenlik bir değerdir. Olması gereken, olması arzulanan bir varlıktır öğretmenlik. Aksi halde bilgisini aktarıp paylaşamadıkça, bir hiçtir öğretmenlik.

Yöneticilik de böyle değil midir? Başarı için ortak aklı oluşturamıyorsanız. Birlikte olduğunuz çalışanlarınızla barışık değilseniz. Onların rengine, düşünce yapısına, cinsine göre değerlendirip ayrımcılık yapıyorsanız, bireylerin tümünü kazanın kulpundan tutmak üzere harekete geçiremiyorsanız ne kadar cin akıllı olduğunuzu düşünürseniz düşünün, siz bir hiçsiniz. Takım oyununu bireysel yeteneklere, bireysel yetenekleri ayrıcalıklı görüp diğer oyuncuları dışlıyorsanız, siz bir hiçsiniz. Oyuncuların tümü-nü aynı düzeye çıkarmak için motive edemiyorsanız, adalet terazisinin kefelerini dengede tutamıyor, kantarın topunu kaçırıyorsanız, ne iyi bir yönetici, ne iyi bir idareci olduğunuz söylenemez.

Liderler düşüncelerini baskı yoluyla değil, model oluşları, örnek davranışlarıyla kabul ettirenlerdir. İlkelerin kabulü, sevgi ve güven ortamında daha kolay, daha içten olur. İlkelerini dayatma yoluyla topluluklara kabul ettirmeye çalışanlar, birgün arkalarına dönüp baktıklarında, kimseyi göremediklerinde bir hiç olduklarını anlarlar ama, o zaman da ne yazık ki iş işten geçmiştir.

Beldelerin yönetimlerinden sorumlu olanlar da bir öğretmen, bir idareci, bir yönetici ve lider konumundadır. Hizmetin ana temasında beldenin güzelliği, belde halkının o güzelliklerde huzurlu ve sağlıklı yaşamını sağlamak vardır. Bölge bölge yaşanan kesimlerdeki insanların kendisine bakışlarına göre değil, Mevlana felsefesiyle “ne olursan ol” mantığıyla kucaklama anlayışı insanları yalnızlıktan, bir hiç olmaktan kurtarır. Sevgi ve güven bütün olumsuzlukları tedavi eden en iyi ilaçtır. Olaylara şartlanmışlık içinde bakmak hiç kimseyi hiçbir zaman doğru adrese götürmemiştir. Liderin tüm özelliği sevgi ve güvenin prensip olarak kabul gördüğü barışık ortamları yaratarak, toplumun tümünü kucaklamasını bilmekten geçer. Aksi davranışlarda taraf oluşmasına neden olunur. Tarafların sürtünmesinden de ortamın sıcaklığını soğutmak mümkün olmaz.

22 Temmuz seçimlerinden çıkarılacak dersten yöneticilerimizin, toplumun tüm kesimlerini kucaklayan mesajların dikkate alınmasıdır. Bu konuda tüm sorumluluk sadece yönetenlerde değil, yönetenleri tetikleyen tabanı oluşturan topluluklarda olduğu da unutulmamalıdır.

Öylesi bir hoşgörü tünelinden geçiliyor ki, bizden sizden diye tra-fik akışını farklı yönlere sevketmek sadece karmaşaya neden olur. Hoşgörünün en anlamlı günleri olan bu günlerde hiç olmaktan sakınmak, hepimizin görevi olmalı. Zaman yangına körükle gitme zamanı değil.

21.08.2007

Bu yazı toplam 299 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim