• BIST 98.314
  • Altın 144,066
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941
  • Bolu 13 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 13 °C

TEK SUÇLARI TÜRK OLMAKTI

Hasan Dinç

Yaşar Aksan mesleki hayatının çok önemli bir bölümünü Bolu’muza hizmete adamış değerli bir tarih öğretmenidir. Gençlerimiz onun engin tarih bilgisinden yararlanmışlar, halkımız ise onun millet ve memleket sevgisini öne çıkaran gazete yazılarından ve kitaplarından kana kana içmişlerdir. Bu nedenle Bolu’da varlığını hissettirmiş değerli öğretmenlerimizin en önde gelenlerden biri olmuştur. Meslek hayatına son noktayı koyup emekli olduktan sonra bile uzun süre Bolu’da kalarak öğrencilerine hizmet vermeye devam etmiş nadir öğretmenlerimizdendir. Geçtiğimiz sene bundan sonraki hayatını Yalova’da geçirmeye karar vermiş ve aramızdan ayrılmıştır. Biliyorum giderken gönlünün önemli bir kısmını Bolu’da bırakmışsa da yayıncılık işi onun Yalova’yı tercih etmesine sebep olmuştur. Bizim gibi dostlarına düşen onun yokluğuna alışmak, bundan böyle sağlıklı bir hayat yaşaması için duada bulunmak ve kitaplarıyla halkımızı ve öğrencilerini aydınlatmaya devam etmesini temenni etmektir.

Öğretmen Yaşar Aksan Bolu’ya geldiği ilk yıllardan bu yana Bolu kültür ve irfanına katkıda bulunmaya başlamış ve işe önce Bolu’yu, Boluluları tanımakla başlamıştır. Bir kısımların yaptığı gibi kendini boş zamanlarında kahve ve lokallere hapsetmemiş, mahalle mahalle, sokak sokak hatta ev ev Bolu’yu gezmiş; insanlarını tanımış, onlarla ayrı ayrı konuşarak Bolu’yu bir laboratuar haline getirmiştir. Yukarı çarşıdaki esnafı gözlemlemiş, onların iş ahlâkı ve müşteri memnuniyetini esas alan meslek kurallarını iyi tespit etmiştir. İzlenimlerini romanlaştırarak ilk kitabı olan “KUTLU DEDE”yi kaleme almıştır. Bu kitap BOLU TÜRK OCAĞI tarafından yayınlanarak Bolu irfanına kazandırılmıştır. 11 Ekim 1999 tarihli BOLU GERÇEK GAZETESİNDE Bolu okurlarına tanıttığım bu kitabın mevcudu kalmadığını sanıyorum. Yaşayan Bolu Kültürünün canlı bir sergisi olan bu kitaba zamanın valisi Sayın Nusret MİROĞLU ve belediye başkanı Sayın Yüksel CEYLAN’a ilgi göstermelerini istemiş, bu ilginin Bolu irfanına önemli bir katkısı olacağını ifade etmiştim. Maalesef geçmişten bu yana ilimizi yöneten genel ve yerel yöneticilerin temsil ve kabullere ayırdıkları paranın yüzde birini bu sahaya ayırmadıklarını üzülerek görmekteyim. Bu ilgisizliğin kurbanlarından biri de “KUTLU DEDE” romanı olmuştur. Böylece Bolu’yu geçmişiyle tanımak isteyenlere verebileceğimiz bir kitaptan maalesef yoksun kalmış durumdayız. Son dönemde Bolu Belediyesinin hareketli ve de bereketli yayın faaliyetinden de derin bir mutluluk duyduğumu bu vesileyle ifade etmeliyim.

Yaşar Aksan’ın canını yakan gelişmelerin başında TERÖR ve TERÖR KURBANLARI özellikle de güvenlik güçlerimizin verdiği ŞEHİTLERİMİZ gelmektedir. Bu acı ve gözyaşlarını ebedileştirmek ve onları unutturmamak için kolları sıvamış, ikinci ve çok önemli kitabı olan “CAN VERİP YATANLAR” ı yayınlamıştır. Gayet hacimli ve de belgesel niteliği taşıyan bu kitapta özellikle Bolu, Düzce ve Gerede yöresinden olup vatan görevi yaparken şehit olan canlarımızın hikâyeleri anlatılmıştır. Kaçıncı baskısının yapıldığını bilmediğim bu kitap şehitlerimizi unutulmaz kılmış, onlara en büyük görev yerine getirilmiştir.

Yaşar Aksan kitap çalışmalarına aralıksız devam eden velûd bir tarihçimizdir. Nitekim bu çalışmalarını son eseri “TEK SUÇLARI TÜRK OLMAKTI” kitabıyla anıtlaştırmıştır. İki ciltlik bu muhteşem kitabını ortak dostumuz huyu yumuşak, dili tatlı, yüzü güzel ve mesleğinde usta ANAHTARCI EMİN aracılığı ile bana ulaştırmış. Kendisine böyle bir eser kazandırdığı için teşekkür ediyor ve kutluyorum. Daha nicelerini de beklediğimi buradan ifade ediyorum.

Sayın Yaşar Aksan bu iki ciltlik muhteşem eserinde Türk tarihinin bilinen en eski dönemlerinden günümüze kadar, Hun Türk İmparatorluğundan Türkiye Cumhuriyetine; Balkanlardan Doğu Türkistan’daki Uygur Türklerine; Kuzey Afrika, Ortadoğu, Anadolu, Kafkaslar ve Orta Asya’ya kadar Türk milletinin yaşadığı bütün coğrafyalarda milletimizin beş bin yıllık serüvenini anlaşılır ve etkili bir dille anlatmakta, sanki tarihi destanımızı yeniden şekillendirmektedir. Kitabın günümüz gençliğinin çok ihtiyaç duyduğu bir sahada onlara büyük moral gücü aşılayacağına inanmaktayım. Çocuklarıma tarihimizi sevdirmek istiyorum, ne yapmalıyım? Diye soran bütün anne, baba ve öğretmenlere hararetle tavsiye ederim. Bütün kitabı özellikleriyle tanıtmak elbette mümkün değildir. Ancak içinden rast gele bir bölümü sizlerle paylaşarak kitap hakkında hem kanaat sahibi olmanızı sağlamak ve hem de günümüzde Türkiye Cumhuriyetinin birliği, bütünlüğü ve Türk Milletinin ebediliği için hayatlarını hiçe sayan kahraman Mehmetçiklerimizin ve şehitlerimizin aziz hatıralarına saygılarımla sunmak isterim.

“Her dönemde, Türkler arasından hainler çıkmıştır, çıkacaktır da… Bu, aslında her millet için geçerlidir, fakat bizim hainlerimiz daha fazla, daha zalim, daha alçak, daha şerefsiz, daha adi ve daha gaddar olmuşlardır. Kendi kişisel ve siyasi çıkarları için, koca bir milletin bağımsızlığını kaybetmesine, koca bir vatanın parça parça işgal edilmesine göz yummuşlar, sessiz kalmışlar, hatta düşmanla işbirliği yapmışlardır.

Türklerin hainleri ünlü olduğu kadar, kahramanları da ünlüdür. Yani içimizden ne çıkmışsa en iyisini çıkarmışız; hainse hainin en zalimini, en alçağını, en şerefsizini, en adisini; kahramansa en yiğidi, en cesuru, en merdini; kahramanların en kahramanını çıkarmışız.

Hainler, milletimizin üzerine çöken, ufkunu karartan kara bulutlar gibi olsalar da, Türk kahramanları bu kara bulutları parçalayıp yok eden güneşler gibidir. En karanlık, en ümitsiz, en karamsar zamanımızda ortaya çıkarak karanlık dünyamızı aydınlatan güneşler olmuşlardır. Mete Han’dan Bumin Kağan’a; Kutluk Kağan’dan Çi-çi Han’a; Attila’dan Alpaslan’a; Fatih’ten Yavuz’a ve Mustafa Kemal ATATÜRK’E kadar bütün Türk Kahramanları, Türklüğün en karanlık anlarında ortaya çıkmışlardır. Bir de bilinmeyen kahramanlarımız vardır ki, onlar görevlerini yapmışlar ve sessizce çekilmişlerdir. Şimdi de sıranın kendilerine gelmesini bekleyen nice isimsiz kahramanlar, zamanın gelmesini beklemektedir.” ( 1. Cilt, sayfa 40 )

Kitaptan edinmek isteyenler için edinme adresi:

Kum saati yayın dağıtım Ltd. Şti.

Sümer Mah. 18. Sok. 7/1-A  Zeytinburnu / İST

23.08.2011


Bu yazı toplam 2418 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim