• BIST 106.843
  • Altın 142,635
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Bolu 25 °C
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 30 °C

Telefondaki gözyaşlarına tanık oldum

Mustafa Namdar

Çoğu olaylar tesadüfler sonucu oluşur ve yaşanır. Aktaracağım olayın tanıklığı da öyle birşey.

    İl genelinde yapılacak olan 18 Mart Çanakkale şehitlerini anma görevi Anadolu Atatürk Lisesi’ne verilmiş. Bu konuda bende, 18 Mart akşamı İzdüşüm programında İl Müftümüz Sayın Ahmet Okutan, Yrd. Doç.Dok. Sn. Hüseyin Sarı’yı konuk ederek Köroğlu Tv’de program yapacağım. Düşündüm ki bu programda lisemizden de bir öğretmenimiz ve öğrencimiz olsun. İşte bu konuyu görüşmek üzere Okul Müdürü Sn. Remzi Kocaman’ı makamında ziyarete gittim.

    Okul Müdürümüzün bir konuğu vardı. Önce öğrenci velisi sandım ve odaya girmekte tereddüt ettim. “Gel gel” dedi müdür. “Yabancı değil, okulumuzun eski mezunlarından." İçeriye girdim, tanıştık. Emekli Albay Erdoğan Ünaltekin diyerek konuğu, Endüstri Meslek Lisesi’nden emekli öğretmen olarak da beni tanıttı.

    Çaylarımızı yudumlarken Sn. Ünaltekin, Bolu’da ne zaman göreve başladığımı sordu. Kendisinin de önce Endüstri Meslek Lisesi’ne kayıt olduğunu, o sırada öğretmen okulu sınavlarının da yapıldığını, meslek lisesindeki bölümler belli olmadan o sınavlara girdiğini, okula döndüğünde okul müdürünün “bizim okulumuzu ikinci sırada düşünen öğrenciyi istediği branşa değil, bizim istediğimiz branşa alırız”dediğini söyledi. Ben de sevmediğim bir bölümde okumak istemedim dedi. Çok zorluklardan sonra liseye kaydımı yaptırdım diyerek konuşmasını sürdürdü. Okulu bitirdikten sonra Bolu lisesinde aldığım eğitimin büyük yararlarını gördüm. harp okulundan sonra ordunun çeşitli kademelerinde hep de doğuda, güneydoğuda, Kıbrıs’ta, Suriye’de görev yaptım.

    Tabi ki batıda görev yapamadığım için de Bolu ve okulumuzu ziyaret kısmet olmadı. Şimdi emekliyim ve İstanbul’da oturuyorum diyerek çok kısada da olsa yaşamından bir kesit aktarıverdi. Müdür İhsan Alpman, matematik öğretmeni mayk ünvanıyla andıkları Ziya Alpaslan, İngilizce öğretmenleri Leman Künç ve daha birçok öğretmenini saydı döktü. O dönemleri gerçekten özlemişti. Sanki geçmişi yeniden yaşıyor, anlatıyor, anlatıyordu.

    “Hisar tepesini çıkarken geleceğimizi düşünerek çalışmamız, çekilen bu zorluğun sonunda mutluluğa ulaşacağımız vurgulanıyordu yöneticilerimiz ve öğretmenlerimiz tarafından. Sanki yükseklere tırmanabilmenin gücü, morali veriliyordu. Hisar tepesine çıktığımızda şehir ayağımızın altında daha bir güzel görünüyordu. Zirvede olmak herşeyi daha iyi görmemize neden oluyor, mutlu oluyorduk.”

    Sonra harp okuluna girişte ingilizcenin önemini anlattı ve Leman hocahanımı sordu. Şimdi nerede, sağlığı nasıl? Remzi Bey isterse hemen telefonla görüştürebileceğini söylediğinde gözlerinin nemlendiğini farkettim, çok mutlu olmuştu.

    “Sevgili öğretmenim, beni belki tanıyamazsınız. Ama ben sizleri hiç unutmadım. Çalışkandım ama aynı zamanda haşaraydım da. Ben 142 Erdoğan Ünaltekin.” Sesi çatallaşmaya başladı. Sanki boğazına takılıyordu kelimeler. Göz yaşları dökülüyordu göz pınarlarından. Hasretin, özlemin, sevgi ve saygının göz yaşlarıydı bu. İngilizcenin faydasını anlatıyordu asker ocağına ilk adımdaki faydasını. “Fen derslerim çok iyiydi, ama ingilizce kelimelere bir türlü dilim dönmüyordu öğretmenim” hiç unutmadım o günleri diyordu.

    Yıllar sonra Hisar Tepesi’nde bulunabilmenin heyecanıydı bu. O günkü öğretmenleri olmasa da aynı idealleri yaşatmak için bu koltuklarda oturanlar. Değişen sadece fotoğraflardı. İlkeler, idealler, düşünceler hep aynı merkezde toplanıyordu. Gençleri geleceğe en iyi şekilde hazırlama çabası içindi herşey.

    Veda zamanı gelmişti. Eli cüzdanına gitti. Çok emeği vardı okulunun. Karınca kaderince yardım etmek istiyordu ihtiyaçlar için. Adresini verdi. Her zaman yardıma hazır olduğunu söyledi ve ayrıldı.

    Ne güzel bir tabloydu. Keşke tüm mezunların aklına düşse de arada bir uğrasalar okullarına.

    Geçmişi yaşasalar, yaşatsalar. Örnek olsalar kendilerinden sonra gelenlere...

10.03.2006

Bu yazı toplam 1087 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim