• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Bolu 19 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 15 °C

Teşekkürler 05.00

Mustafa Namdar

Gazetecilik zor zanaat. Dedi ki dediydilerle sorunları ya da güzellikleri dile getirmek, her zaman yeterli olmuyor. Yapılan her eleştiride, tarafların dediklerini birebir karşılıklı konuşmadan yorumda bulunmakla mağdur olanları üzebiliyorsunuz.

25 Aralık 2007 yılının son günleri. Kimi insanlar bayram, kimi insanlar görev, kimi insanlar iş, kimi insanlar akraba, dost ziyaretleri amacıyla oradan oraya seyahat etmekte. Elbette ki bu seyahatlerde, coğrafi konum ve ulaşım koşullarına göre araçlar tercih ediliyor. Yapılan seyahatlerde olumlu-olumsuz bir yığın olaylar yaşanır. Olaylara tek pencereden baktığımızda, sağlıklı analiz yapamaz, biraz duygusal biraz da kendi yaşadığımız benzer olayların etkisinde kalarak ahkam kesiliverir. Olayın diğer tarafı hakkında sebep sonuç ilişkisinde durum değerlendirmesi yapılmadan, hüküm yerine getirilip aslında uyarı anlamında ama, biraz da şikayet amaçlı yazılar yazılabiliyor.

Benim de yukarıda belirtilen tarihte bir yazım vardı. Başlığı hatırlarsınız, “İLİMİZİN 05.00 EKSPRESİ.” Burada firma adından bahsetmeden, gelen yazılı ve sözlü isteklerde belirtilen şikayetleri gündeme getirmişti. Bunlar benim yolculuğum sırasında da seyahatlerde yaşanılan sıkıntılardan farklı değildi. Bir farkı vardı, sabah seferinin ekspres olması. Yolcuların planlamasını ekspres özelliklerine göre yaparak, tercihlerini kullanıyor olmalarıydı. Burada zaman önemliydi. Burada son durağa varış önemliydi. Yolda kaybedilen zaman dakika oluyorsa, bu psikolojik olarak saate dönüşen etki yapıyordu...

Yazımın çıktığı gün veya ertesinde, firma sahibinin yeğeni telefonla aradı. Yazıyı okuduğunu, bir kısım yaşanan aksaklığın gündeme getirilmiş olmasından memnun olduklarını, bu tür uyarıların hizmetin memnuniyet verici hale getirilmesinde yardımcı olacağının, amcasının görevlileri toplayıp konuştuğunu ifade ederek, teşekkür etti. Ben de mutlu olmuştum. Bana iletilen sorunun çözümüne katkı sağladığım için mutluydum...

Aradan iki gün geçmedi, gene bir telefon. “Hocam merhaba! Şu anda ben sizin yüzünüzden işi bırakıyorum.”

Hayırdır inşallah. Ne işi? Ne bırakması? dediğimde, “Beni Belediyeden tanırsınız. Bahsettiğiniz ekspresin sabit kaptanıyım. Benim hiçbir zaman bahsedilen gecikmem olmadı. Araştırmadan yazmışsınız” dediğinde şok olmuştum. Yetkililerle hemen konuşacağımı ifade ettim ve patronla konuşmak üzere hemen yazıhaneye gittim.

Patron lokaldeydi. Tesadüfen otobüsün kaptanı beni lokale getirmişti. Patron çok iyi karşıladı. Şu anda sabah ekspres servisini yapan tek firma olduklarını. Bu servisin amacını yerine getirebilmesi için müşteri memnuniyetini önde tuttuklarını. Yazıda belirtilen aksaklıkların bayram arifesinde firma dışından ek seferler yapıldığını. Aksaklıkların buradan kaynaklanmış olabileceğini. Bu aksaklığın oluşundan haberdar edildikleri için memnun olduklarını ifade etti.

“Otobüsün kaptanı da orada, bir hayli sohbet etti. Ben de son derece mutluydum. Hiç kimsenin ekmeği ile oynamadık. Sebep olmuş olmak da son derece üzücü. Yıllarca bize teslim edilenleri ekmek sahibi yapmak için uğraşmış bir kişi olarak olaydan son derece üzüntü duymuştum.

Marangozlukta bir kural vardır. “İki ölç bir kes” kuralı. Bu gazetecilikte de olmalı. Olay nedeniyle yeni tanıdığım yetkililere ve kaptana gösterdikleri ilgi nedeniyle ben de teşekkür ediyor, yeni yılda sağlık ve mutluluklar diliyorum."

02.01.2008

Bu yazı toplam 335 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim