• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Bolu 10 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 10 °C

Teşekkürler Ahmet Şerif İZGÖREN…

Aykut Karagüzel

Uzun zaman olmuştu böyle dolu dolu bir insanla zaman geçirmeyeli. Her şeyden önce böyle bir salonu –AİBÜ Bordo Salon- bizlere nimet olarak sunan Saygıdeğer insan İzzet Baysal'a bir defa daha şükranlarımı sunar Allah'tan rahmet diliyorum.
Yaklaşık on bir yıldır sürdürdüğüm diksiyon çalışmalarım nedeniyle de ben de kendimi bir kişisel gelişim uzmanı ya da uzmancığı sayabilirim herhalde. Ancak sokaklarda Ahmet Şerif İZGÖREN Hoca'nın geleceği ile ilgili afişleri görünce sevincimi anlatamam sizlere. Hemen biletleri alıp eşim ve dostlarımla –Fatih, Çiğdem- beraber salondaki yerlerimizi aldık.

Kendisini ilk defa izleyecektim ve sadece kitaplarını okumuştum değerli hocanın. Yani kendisini sima olarak tanımıyordum. Gerçi gördüğümde hiç de öyle beyaz saçlı, göbekli, askılı pantolon giymiş sevimli bir ihtiyar olmadığının farkına varınca çok şaşırmıştım. Her ne kadar kırk altı yaşında olduğunu söylese de, en az on yaş daha az gösteriyordu. İşte dedim, “bilgi ve dinamizm” insanı genç göstermenin diğer formülü!
Salonda üniversite öğrencileri çoğunluktaydı. Bolu'muzdan da -biraz az olsa da- yine de katılım vardı. (Bu konuda iki yıl önce söz veren ancak bir türlü şehir merkezine ilan panosu yaptırmayan Sayın Rektörü de bilgilendirmek isterim!) Program boyunca verdiği örneklerle ve yaptığı seviyeli espriler ile keyifli iki saat yaşattı bizlere değerli hoca. Benim belleğimde kalan ve de ilgimi fazlasıyla çeken birkaç kısa notu aktarmak isterim sizlere.
Her şeyden önce programının başlangıcında verdiği şu sözün arkasında durabilecek mi diye iki saat boyunca takipçisi oldum değerli hocamızın. Çünkü bu söz ülkemizde bir aydın'ın, bir yazarın tutması zor bir sözdü. Bu söz ne mi?

“Değerli konuklar programım boyunca sizlere yabancı sözcük kullanmadan bir sunum yapacağım ve buna söz veriyorum.”
Aman canım ne var bunda? Hiç demeyin. Açın televizyonlarınızı ve de görün aydın(cık)ları da konuşmalarının arasına ne kadar yabancı sözcük sıkıştırdıklarını göreceksiniz. Bu arada hocamız program sonuna kadar sözünün arkasında durdu. Tebrikler hocam.
Çekici bulduğum konulardan biri de tüm salona vermiş olduğu vatanseverlik mi dersiniz, milliyetçilik mi dersiniz… adını siz koyun onun. İşte gerçek milletini seven insan modeli. Buyurun sıralayalım hocamızın ülke sevgisini:

1-Türkçe konuşmayı kendisine ilke edinecek kadar Türkçeye hakim bir dilci.
2-Kurmuş olduğu iletişim ve kişisel gelişim şirketleriyle vatanın her noktasındaki genç, yaşlı herkese seslenme gayreti. İşte size “Yaratılmışı Yaradan'dan ötürü sevme gayreti.”
3-İşini sadece kendisi için değil de yaşadığı toplum için 'iyi' derecede yapma uğraşı.
Bir diğer ilgi çekici notum ise hocamızın şu sözü ile ilgiliydi: “Hayat; dinleyerek, okuyarak ve konuşarak yaşanır. Biz ise toplum olarak sadece konuşuyoruz.”
Ben de diksiyon derslerimde ya da vermiş olduğum seminerlerde “D-K-D” kuralından bahsederim. Nedir mi d-k-d: “DÜŞÜN-KONUŞ-DİNLE” Hocamız bu cümleyi söylediğinde hemen aklıma “Hocam konuşuyoruz ama düşünmeden konuşuyoruz; ve de sonra da ne konuştuğumuzu dinlemiyoruz.” Hocamızın “okumak” ile ilgili vurgusunu ben “düşünmek” olarak ele alıyorum. Nedeni de okumayan bir insanın düşünme yetisinin ne kadar gelişebileceği konusunda endişelerim olduğu için.
Son olarak da ilgimi çeken bir söze yer verdi değerli A. Şerif İZGÖREN Hocamız. Söz şöyleydi: “Ağaçlar kuruduğu zaman meyve vermez; insan ise meyve vermediği zaman kurur.” Şimdi bu sözü tekrar okuyup; anlamaya ve yorumlamaya çalışalım. Acaba gerçekten böyle bir çabamız var mı? Yoksa benim verdiğim meyveler yeterli, biraz da başkaları uğraşsın meyve vermeye, gibi boş bir bahaneyle mi kendimizi avutacağız. Ben de yine bu konuyla ilgili lisede derslerine girdiğim sınıfların defterlerine ilk günden büyük üstat Necip Fazıl KISAKÜREK'in şu sözünü yazdırırım:
“
Tomurcuk derdinde olmayan ağaç, odundur.”(n.f.k)
Bizlere kim olduğumuzu, hayatta daha neler yapabileceğimizi ve de gerçek vatanseverin neler yapması gerektiğini hatırlattığın için Teşekkürler A.Şerif İZGÖREN…

22.12.2011

Bu yazı toplam 1742 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim