• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Bolu 20 °C
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 23 °C

Teşekkürümüzden memnun musun Baba?

Mustafa Namdar

            11.05.2005

İşte babaya ayırdığımız Şükran Günleri, göz açıp kapayana kadar geliverdi. Günlerdir ona yakışır biçimde teşekkürü nasıl yapmalıyız sorunlarını yanıtlayacak toplantılar yaptık. Tüm varlığını halkının eğitimi, sağlığı için, kuruşu kuruşuna kadar harcayan bir hayır sahibine de bu halkın bir diyeceği olmalı. Ona mutlu edecek davranışları, ilkelerine uygun yaşam tarzını benimsemek, düşünce ve eylemlerine göre hareket etmek de bu toplumun görevleri içinde olmalı.

O öyle bir baba ki, en zor günlerinde pes edip ben çekiliyorum dememiş. O öyle bir baba ki, doğru bildiğinden hiç mi hiç taviz vermemiş. O öyle bir baba ki, yaşlının, düşkünün yanında olmuş. O öyle bir baba ki, bütün kötülüklerin cahillikten geldiğini düşünmekle kalmamış, düşüncesini okullar yapmakla eyleme çevirmesini bilmiş. O öyle bir baba ki, bilimsel ve teknolojik gelişmelerin ne denli önemli olduğunu düşünerek, üniversiteyi kuruvermiş. O öyle bir baba ki, yaşamının her kesitinden ibret alınabilecek davranışları göstermiş. O öyle bir baba ki, mutluluğu halkının ve gençlerin gözlerindeki ışıltıda görüp, mutlu olmuş. O öyle bir baba ki, hesapsız harcamadan kaçınmış, asla cimri olmamış ama tasarrufa son derece önem vermiş. O öyle bir baba ki, yalnızca sevmiş. Doğayı sevmiş. İnsanları sevmiş. Börtü böceği, kuşları çiçekleri sevmiş. O öyle bir baba ki, devletinin her zaman güçlü olmasını düşünmüş, ona karşı görevini her yönüyle yerine getirmiş. O öyle bir baba ki, ölümünden sonra da bu il için olması gerekenlerin yapılabilmesi için, vakfını kurmuş, hizmete devam parolasını vermiştir.

O öyle bir baba ki, sevdiği on altın öğüdünü rehberimiz olması için, miras bırakmış. Bizler bu mirasın "Eğlenmeye vakit ayır. Eğlence gençliğin sırrıdır" sözüne takılıp kalmışız gibi. Hani nerede düşünmeye ayrılan vakit? Hani nerede, okumaya, sevmeye, anlaşmaya, gülmeye ayrılan vakit? Hani nerede, duaya, işini iyi yapmaya, teşekküre, vermeye ayrılan vakit?

Hiç düşünüyor muyuz, onun yaptıklarına karşı sorumluluklarımızı? Hiç düşünüyor muyuz, okullarında okuyan çocukların başarıları nasıl? Hiç düşünüyor muyuz, sağlık ünitelerindeki donatı malzemelerinin ne kadarı tamam? Hiç düşünüyor muyuz dünya üniversitelerindeki kürsülerdeki yerimizi? Bütün bu ve buna benzerlerin yanıtlarını, gönül rahatlığıyla verebiliyorsak, o umarım ki teşekkürümüzü kabul edecek, huzur içinde olacaktır.

Sadece "İzzet Baysal kenti Bolu’ya hoşgeldiniz" demek yetecek mi? O şehre onun yaptıklarına ilaveler yapabildikse, hoş gelecekler. O şehri yaşanabilir bir kent haline getirebildikse, hoş gelecekler. O şehrin okullarından ülkenin gıbte edeceği insanları mezun ettiğimizde, hoş geleceklerdir. O şehirde her geçen gün, fabrika bacaları yükseldiği görüldüğünde, hoş geleceklerdir. O şehrin üniversitesinden dünyaya bilimsel gelişmelerin sinyalleri gidiyorsa, insanları hoş gelecek İzzet Baba da daha mutlu olacaktır.

Onun tek amacı, kış uykusundan uyanmamızı sağlamaktı. Bilmem gözümüzü açabildik mi? Sormak istiyorum, bu teşekkürlerimizden memnun musun baba!? Görevimizi yapabiliyor muyuz???

Bu yazı toplam 266 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim