• BIST 108.392
  • Altın 143,183
  • Dolar 3,5328
  • Euro 4,1224
  • Bolu 19 °C
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 23 °C

TİLKİ ÇAKAL ve ARSLAN

Mustafa Namdar

Hayatın gerçekleri çoğu zaman aile sohbetlerinde öğreniliyor. İşte bir örnek. Bir aile meclisindeyiz. Yaşlı amca anlatıyordu. Yaşlandıkça elden ayaktan düşüyorsunuz. Dün dost görünenler yavaşça çevrenizden ayrılıyor, sıcak eller yerini şeytani düşüncelere bırakıyor. İşinin planlamasını iyi yapamazsanız dostu düşmandan ayırmakla zorlanıyorsunuz. Bu düşüncesini de birilerinden dinlediği bir hikaye ile bağlıyordu.

Ormanların kralı Arslandır. Bu böyle bilinir. Bir gün yorgun ve dalgın giderken ayağına deve dikeni batar. Çıkarmak için kan ter içinde kalır çıkaramaz. O sırada yoldan geçen bir Tilki tedirgin korkarak sorar.

Günaydın kralım. Bu halin ne? Neyin var?

Kral acı içinde “Ayağıma diken battı çıkaramıyorum” der. Tilki; ben sana yardım eder çıkarırım dikeni ama, önce ayaklarını bağlamam lazım. Arslan; o niye o! Neden bağlayacakmışsın ayaklarımı. Tilki; çünkü, ayaklarını bağlamazsam diken çıktıktan sonra beni parçalar yersin de ondan. Sonuçta Arslan ayaklarını bağlatır diken çıkartılır.

Arslan rahatlamıştır. Tamam sağol çöz artık şu ayaklarımı der ama o dönek Tilki hiç cevap vermeden oradan hızla uzaklaşır. Arslan ne kadar çabalasa da ayakların bağını çözemez. Bir kurtarıcı bekler.

O sırada yoldan geçmekte olan bir çakal durumu fark eder. Hayrola Kralım! Kim yaptı sana bunu? Arslan olanları anlatır. Çok konuşmada çöz ayaklarımı der kükreyerek.

Çözerim ama. Bilirim benden pek hoşlanmazsın. Sahibi olduğun bu toprakları bana verirsen dediğini yaparım. Aeslan çaresiz; bu isteği kabul eder. Tamam! Bundan böyle buralar senin. Senden sorulur. Çöz ayaklarımı!

Kral sıkıntılardan kurtulmuştur kurtulmasına da, ormanlar kralı yersiz, yurtsuz, ünvansız çıplaktır…

Arslan başı eğik ormanda yürürken kurtla karşılaşır. Kurt; hastamısın kralım? Bu düşkünlüğün sebebi ne? Arslan; buraları artık terk ediyorum. Buralarını çakala bıraktım…

Kurt daha da şaşkın o neden! O neden diye bağırır.

Arslan biraz daha sesi kısık ve güçsüz. “Bir gün gelir. Ayaklarını Tilki bağlar çakal çözerse yapacak bir şeyin kalmadığını görürsünüz. Çaresiz sahibi olduğunu sandığınız her şeyinizi terk zorunda kalırsınız. İşte o zaman eliniz boşta kalır. Sırtınızı dayayacak beton duvar bulamazsınız. Güçlü diye dayandığınız duvarların kerpiçten olduğu anlaşılır. Ama onlar çoktan yıkılmıştır.”

Çevremizde örneklerini görmek mümkün bakmasını bilirsek…

Bu yazı toplam 728 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim