• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • Bolu 3 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 0 °C

TİYATROLARIN ÖZELLEŞTİRİLMESİ

Mustafa Öz

 Son günlerde ülkemizde sanatçılara yapılan baskıya karşı sopa niteliğinde gelen siyasi cevap: TİYATROLARI ÖZELLEŞTİRECEĞİZ.
Siyasi iktidarlar eğer sanatla ilgileniyorsa mutlaka sanatın faydacı tarafını tercih etmektedir. Aslında bunda yadırganacak bir tarafta yoktur.
Bütün ideolojiler hizmet ettiği davanın ortaya çıkardığı SİYASİ İKTİDARA hizmet etmeyi işin tabi sonucu görmektedir.

Tiyatroların özelleştirilmesinin birdenbire gündeme gelmesi ülkemizde; Sanatın toplum için mi yoksa sanatın sanat için mi yapıldığı tartışmalarını da beraberinde getirdi. Aslında uzun zamandır için için sanatın çeşitli kollarında benzer tartışmalar yapılıyordu. Sanat deyince: Heykel, resim, müzik, tiyatro, sinema, opera ve bale işin içine girmektedir.
Sanatın özgürce icra edilmesini savunanlar sanatın her tür baskıdan arınmış tamamen özgür bir ortamda özgür düşünen sanatçılarca icra edilmesini savunmaktadırlar.
Sanatın toplum için yapılan bir olgu olduğunu savunanlar ise: Sanatçının içinden çıktığı toplumun değerlerini yücelten, toplumun damarlarına kültürel ve inanç olarak yeni duygular, dinamikler şırınga eden bir özellikte olmasını savunmaktadırlar.

Değerleriyle çatışan marjinal, elitist seçkin bir sanatın ne anlama geldiği, kime neye hizmet ettiği hangi yönüyle beğenildiği ciddi anlamda tartışma konusu yapılmaktadır.
Ülkemizde sanatın gelişmesi, yeni sanatçılar yetişmesi için devlet sanatı ve sanatçıyı desteklemek fikri ile devlet tiyatroları, devlet opera ve balesi. Devlet resim galerileri açmış bu yönde ciddi yatırımlar yapmıştır. Çok değerli sanatçılar yetişmiş sanat yolunda ciddi mesafeler alınmıştır.

Türk aydınları ve sanatçıları tanzimattan beri kendilerini milletin değerlerinden koparan ve millete PİRAMİTİN üzerinden bakan bir anlayışla hareket etmeyi benimsemiş bu şekilde yaptıkları her ne ise iyi ve kaliteli olduğu kanaatini taşımışlardır.
Oysa gerçek hiç de öyle olmamış milletten kopuk yaşayan bu elitistlerin sanatının da sanatçısının da milletle bütünleşmesi çok sınırlı kalmıştır.
Sanatı faydacı anlayışla PARA için yapanlarda işi SOYTARILIĞA vurmuş soytarılıkları gün yüzüne çıkınca milletten tokat yiyip hızla geldikleri yere geri dönmüşlerdir.
Millet gerçek sanatı ve sanatçıyı bağrına basarken ideolojik bağnazlıkla hareket edenleri ise elinin tersiyle itivermiş ya da yok saymıştır.

Siyaset sanata yön verirse sanatın ve sanatçının kuşatılması söz konusu olur. O takdirde de bir zaman sonra sanatçıda, sanatta kısırlaşır. Adeta tepetaklak olur.
Devlet sanatı ve sanatçıyı desteklemeli ancak müdahale etmemelidir. Sanatçıda sanatını icra ederken bu milletin değerlerinden kopuk kendi kurgularında ve dünyasında oluşturduğu bir yaşamı ideolojiyi halka sanat diye sunmaya kalkmamalıdır. Özelleştirme ile sanatın faydacı (Yağdanlıkçı, paracı) yönü ön plana çıkarsa durum şuan kinden daha da kötü olacaktır. Kantarın topuzuna dikkat edilmelidir.
SANATSIZ BİR MİLLETİN DAMARLARI KOPMUŞ DEMEKTİR.

12.05.2012

Bu yazı toplam 903 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim