• BIST 1.330
  • Altın 472,829
  • Dolar 8,1805
  • Euro 9,8402
  • Bolu 5 °C
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 7 °C

TOPLUM BAĞIŞIKLIĞI

Bulut Altundal

13 ayı geride bırakan koronavirüs salgınında zaman zaman hayata geçirilen normalleşme adımları ile sanki ‘virüs bulaşmayan insan kalmasın’ modeli geliştirilmeye çalışılıyor. Son normalleşme adımları öncesinde bununla alakalı olarak ‘toplum bağışıklığı’ fikri ortaya atılsa da risk grubunda bulunan vatandaşlarımızı kaybetmemizin acısına çok katlanamamamız bunun önünde bir set oldu. Ancak Ocak ayı ortalarında başlayan aşılama çalışmaları ile birlikte öncelik salgının en çok etkilediği risk grubuna verildi. Yaşlı vatandaşlarımızın aşılanmaya başlaması ile birlikte hızlı başlayan aşı çalışması Mart ayında hayata geçirilen normalleşme adımları ile birlikte ne yazık ki durma noktasına kadar geldi. Öyle ki Çin’den 10 milyon doz aşının 6,5 milyon doz olan ilk partisinin geldiği haberini cümle aleme duyuran Sağlık Bakanımız Fahrettin Koca’nın geri kalan kısmı hakkında ağzını bıçak açmaması ve bu sürecin, yani Mart ayının neredeyse aşısız geçirilmesi ve olağanüstü artışa geçen vaka sayıları yeniden ‘biri dur desin artık’ moduna getirdi herkesi. Neyse ki aşısız ve rehavet ile geçen Mart ayı sonrası Cumhurbaşkanlığı Kabinesinde alınan yeniden tedbir kararları ile biraz olsun içimiz ferahladı diyebilirim. Ramazan ayı ile birlikte kısmen bir kapanmaya gidecek olan toplumumuzda umuyorum koronavirüs tedbirlerine riayet etme sıkıntısı çıkmaz. Çünkü vaka sayılarının artmasından, alınan tedbirlerden rahatsız olup da kafasına estiği gibi, tedbirleri hiçe sayarak yaşamanın da bir bedeli vardır her zaman. Ne ayranımız dökülsün ne de nahoş hadiseler yaşansın mantığına girmeye hiç ama hiç gerek yok. Koronavirüse karşı eğer tedbirlere uymazsak vaka sayısı günlük 100 binlere de ulaşsa şikayet etmeye hakkımız yok. Yok il dışından gelenmiş, yok ev ziyaretleriymiş, yok maskesiz gezendenmiş… Eğer birey olarak tüm riskleri göz önünde bulundurup hareket edersek ne olursa olsun salgının yayılımının önüne geçebiliriz. Yoksa vaka sayılarından şikayet edip akşam teyze oğluna misafirliğe gitmeyle; hafta sonu kısıtlamaya aykırı olarak dağ bayır gezmeyle, caddede-sokakta maskeyi kuralına uygun şekilde takmamayla bu iş olmaz, olmadı, olmayacak da!  Ya kurala uyacağız ya korona olup toplum olarak sürüneceğiz. Son vaka sayılarına bakacak olursak da zaten toplum bağışıklığı sağlanmaya çalışılıyor diyebiliriz. Yüksek risk  gruplarını koronadan kurtarırken daha az etkilenen grubun koronaya yakalanması pek dikkate değer değil belli ki. Ama elbette artan ağır hasta sayıları ve ne yazık ki vefat sayıları virüsün halen ne kadar çok etkili olduğunu gözler önüne sermekte. Selametle…

Bu yazı toplam 1591 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 215 05 52 | Haber Yazılımı: CM Bilişim