• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Bolu 23 °C
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 27 °C

TOPLUMSAL HUZUR

Mustafa Namdar

Cuma vaazında hoca; cennet ve imanla ilgili konuşuyordu. İnsanlar için vaat edilen cennete girebilmek için “imanlı olmaları, imanlı olabilmek için de insanların, sevgi ve saygıda kusur etmemeleri gerekir” diyordu. İlahi adaletin bu buyruğunda cennet gibi; yüce yaradanın insanlar adına tahsis ettiği mekanın kapısından girmek istiyorsanız, verdiğim aklı sevgi ve saygı üzerinde yoğunlaştırın. Toplumsal huzur; sevgi ve saygıdadır. Toplumsal barış; iyi ahlaktadır. İyi ahlakda; kavga yoktur. Fitne, dedikodu, dedimki dediydilerle düşünceleri kötülüklere saptırmak yoktur. Hak terazisini dengede tutmak için adaletten sapmayın. Harama helale dikkat edin diyor imanlı olmanın koşullarını sıralıyordu.
İlahi emrin bu çok net buyruğuna rağmen, toplumsal huzurun sağlanması için tecrübeli kişiler bir araya gelerek var olan yada, var olabilecek olaylarda sorunların çözümü için beşeri yasalarla olumsuzlukları önlemek adına kurallar koymuşlar. Bir araya gelerek ön görüşme toplantıları ile çözüm önerilerinde bulunmuşlar. Bunun adına da “meşveret” demişler.
Eskinin meşvereti günümüzde, akil adamların bir araya gelerek olayların ortak akıl süzgecinden geçirerek sorunları çözebilme eylemlerini benimsediklerini görüyoruz. “doğru ve kesin sonuçlar alınıyor mu? Sorunların çözümü sağlanıyor mu?” evet demek bir hayali düşündürüyor! Yaşadığımız çağda gelişen olayların anahtarı para olmuş. Senden benden diyerek taraflar oluşturup, takım tutarak tribün seyircisi oluşturup, feryat figan avaz avaz bağırıyoruz. Bal yapmaz arılar gibi olduk vızıldıyoruz. Neden böyle diyemiyorsunuz, birlik olup sokuveriyorlar.
Allah ın en önemsediği varlık olan insanı ötekileştirerek nifak tohumu saçıp ayrıştırmaya çalışarak kol kanat kırıp güçsüzleştiğimizin farkında değil gibiyiz. Dedim ki dediydilerle kadını kocasından, çocuğu anasından, kardeşi kardeşten, seveni sevdiğinden ayırıyoruz. Birbirimize olan güvenimiz ayaklar altında. Herkes benim dediğim doğru mantığı ile adalet terazisinin topunu ayarlamaya çalışıyor. Patronun işçiye, yöneticinin yönettiğine güveni yok. Yaşam her geçen gün daha zorlaşıyor.
Toplumsal huzurda sanki ipin ucu kaçıyor gibi. İnsana insan gibi davranabilmenin reçetesini kim verecek? İletişim araç gereçlerini insanlık için kullanamaz, gazeteleri okuyamaz televizyonları izleyemez olduk. Her gün gözyaşı, her gün intikam hırsıyla gözü dönmüş hainlerin akıttığı kan…
Nerede hata yapıyoruz? Nerede eskiye özlem duyanların meşveret geleneği? Nerede yeniden ortak akıl uygulamaları? Nerede meclis nerede akil insanlar? Toplumsal huzurun anahtarı kimin elinde???
 

Bu yazı toplam 635 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim