eryaman escort , ankara escort bayan, escort ankara, bursa escort - ankara escort
  • BIST 106.991
  • Altın 151,481
  • Dolar 3,6762
  • Euro 4,3196
  • Bolu 5 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 3 °C

TOPLUMSAL YANLIŞIMIZ..! (BENDEN OLAN TARTIŞILMAZDIR, DÜRÜSTTÜR, LEKES

Mustafa Öz

            18.02.2005

Dürüst olmak için şucu, bucu, falan partili, filanın adamı olmak mı gerekir..? Yoksa insanın olmazsa olmazı DÜRÜST olmak mıdır..? Ülkemizde sap ile saman hep karıştırılmaktadır. İnsanları kalıplara sokarak; o şu cemaat mensubudur. O şu parti mensubudur. Öyleyse yaramaz adamdır. Ya da o bizim camianın insanıdır. O çok dürüsttür demek sonuçları değiştirmedi. Bizden hırsız çıkmaz diyenlerden de hırsız çıktı. Uğursuz çıktı. Çıkacaktır da...

İNSAN NECİ OLURSA OLSUN- NE OLURSA OLSUN DÜRÜST OLMAK ZORUNDADIR

Bir zamanlar birileri TERÖRİSTE bile sahip çıktılar. Neden böyle yapıyorsun dendiğinde, o bizim adamımız SOLCU’dan TERÖRİST olmaz dediler. Adam HİZBULLAH’ı kurdu, öldürmedik kimse bırakmadı..! Yahu yönü kıbleye bakan adam olan TERÖRİST olmaz dediler. Adam vatanımı milletimi seviyorum diye yola çıktı; satmadık birşey bırakmadı. Yahu milliyetçiden HIRSIZ olur mu dendi. Diyenler çıktı. Biz dürüstüz, biz falan partiyiz. Bizim dışımızdakilerin hepsi hırsız diyenlerden de KEFİL olduklarından da hep hırsızlar, üç kağıtçılar çıktı, çıkmaya devam ediyor. Edecek de..!

İNSANOĞLU ÇİĞ SÜT EMMİŞ..!

İnsanoğlu inançlı, doğruyu, eğriyi iyi bilecek, topluma yararlı olacak, milletini, ailesini sevecek. Allah korkusu taşıyan, inandıklarını hayatında uygulayan bir yapıda yetiştirilmelidir. Her insanın SATMA ve SATILMA GÜCÜ ve HAYALİ vardır. Bazıları çok ucuza gitmekte; bazıları da bu dünya nimetlerini hiç ciddiye almamaktadırlar. Allah insana öyle bir nefis vermiş ki OTA DA... SARKIYOR:::! Sağlam karakterli insanlar yetiştirmedikten sonra; En iyimiz ile en kötümüz arasındaki fark SADECE BİR GÖMLEK mesafesinde olacaktır. Kendini tanımayan insanını, milletini tanımaz. Kendini tanıyan da; taraftarlık ruhuyla hareket edip bu ADAM BENDENDİR deyip; her yönüyle ona kefil olmaz..! Taraftarlık, dürüstlük için bir sebep değildir. Körü körüne taraflarını gözetip kollayan bir gün kendisi de satışa getirilecek. Gerçeği görmek zorunda kalır. Hele partilerde kim kimdir, kim nedir tamamen karışmış vaziyette..! Çok dikkatli olmak lazım. Peşin kabullerle adama TÜKÜRDÜĞÜNÜ YALATTIRIRLAR. Nitekim yalattılar.

AB SÜRECİNDE TARIM POLİTİKAMIZ VAR MI?

Öncelikle tarımımızın durumunu iyi tespit etmek gerekiyor. Ülkemizde köylerde yaşa-yan herkes, ÇİFTÇİ olarak gösterilmektedir. Oysa köylerimizin (45.843 köy) %60’ında yaşayan insanların çiftçilik ilişkileri kalmamış. Çoğu yaşlı insanlardan oluşmaktadır. Tarım alanları hem verimsiz, hem de miras yoluyla büyük oranda parçalanmalar olmuş, çoğu tarlalar bir dekar ile üç dekar arasına inmiştir.

Ürün planlaması yoktur. Gübre kullanımında bilimsel metotlara uyulmamaktadır. Topraklarımız bilinçsiz gübre kullanımı ile kirletilmiştir. Oysa doğal üretim için kirletilmemiş tarım alanları gereklidir. Tarım dededen kalma metotlarla yürütülmektedir. Tarımda kullanılan makineler bilinçli kullanılmadığı gibi, bir makinenin verimli çalışması için gerekli çalışma da yapılmamaktadır. Traktörler en az 90 dekar arazide kullanılması gerekirken; 3 dekar için de bile kullanılabilmektedir.

Bitkisel ürünlerde; ülkemizin ihtiyaçlarına göre planlama yapılmamaktadır. Özellikle yağlı tohumlarda, soya ve mısırda ciddi açıklar söz konusu iken, bazı ürünlerde de fazlalık olabilmektedir. Birim alandan dünya standardına göre verim alınmadığı için, ürünlerimiz pahalıya mal olmaktadır. Dünya piyasalarında BUĞDAY 80 dolar iken, bizde 178-215 dolara mal olmaktadır.

Tohumlarda sertifikalı tohum bulunmamakta; Dışa bağımlılığımız her geçen gün artmaktadır. Yerli tohum üretimini ve verimini artırmalıyız. Üretici birlikleri kurulamadığı (örgütlülük) için ürün bazındaki gelişmeler ve üretim teknikleri, pazarlama teknikleri de gelişmemektedir.

Ülkemiz de hayvancılıkta aynen bitkisel ürünlerde olduğu gibi plansız sahipsiz bir şekilde gitmektedir. Özellikle 80’li yıllardan sonra yerli SIĞIRLARIMIZIN ıslahı amacıyla başlatılan projede sonuca gelinememiştir. Islahı yapılmış yerli IRK’tan ve damızlık olarak alınan diğer SIĞIR’lardan AB normlarına uygun verim alınamamaktadır. SIĞIRLARIN barındığı AHIRLARIMIZDA, beslenme biçiminde hiçbir standart ve ölçü yoktur.

Koyun ve keçi neslimizi başka ülkeler sahiplenmiş ve et, tiftik üretimi açısından son derece iyi konuma getirmiştir. Bizde ise yerinde saymakta veya yok olmaktadır.

Kanatlı hayvancılıkta; hibrit yetiştirme, hayvancılık alanlarının tespiti, yetiştirilen hayvanların, üretiminden, kesimine, pazarlanmasına kadar olan süreçte HİJYEN’e uyulmaması sonucunda, ihracaat yapamamaktayız.

Ülkemizde tarım teşviki için son yıllarda imkanlar artsa da, teşvik miktarı Gayri Safi Milli Hasıla’nın %3’ünü geçmemektedir. Oysa bu oran ABD’lerinde %27 civarındadır. Verilen teşvikler doğru planlanmalı ve doğru kişilere verilmeli, gerçek üretim artışı için itici güç oluşturulmalıdır.

AB SÜRECİNDE EN ÇOK ZORLANACAĞIMIZ HUSUS TARIMDIR

Avrupa Birliği müktesebatına uyum sağlanması için; 33.000 sayfalık müktesabatın taranması gerekiyor. Diyelim ki bu taramayı yaptık ve bu müktesebatı uygulamaya koyduk.

Bugün çiftçi görünen tüm insanlar aç kalır. Gıda sektöründe üretim yapan atölyeler, imalathaneler, fabrikalar hijyene dikkat etmedikleri için, sertifikalı ürün kullanmadıkları için, uygun üretim teknikleri kullanmadıkları için, rekabet edebilecek şartları oluşturmadıkları için hepsi kepenkleri çekmek zorunda kalacaktır.

En çok zorlanacağımız sektör TARIM ise, insanlarımızın karşısına geçip nerede eğri yaptık, nerede doğru yaptık iyi anlatmalı, uyum için önce insanımızı MOTİVE etmeliyiz.

Dünyada doğal besin üretimi ve kullanımı yaygınlaşmaktadır..! Ülkemizin belli yörelerinde bilinçsiz ürün ekimi ve gübre kullanımı, hormon kullanımı nedeniyle topraklarımız KİRLENSE DE, çoğu yerde topraklarımız henüz temiz durmaktadır. Bu ciddi bir avantajdır. Ülkemiz meyve, sebze, tahıl ve hayvancılık açısından COĞRAFYA olarak çok iyidir. Bu avantajı iyi değerlendirmeliyiz.

Diğer olumsuzlukları ise; üretici birlikleri kurarak çiftçileri, tarım sanayiini iyi bir denetim ve motivasyonla AB sürecine uygun hale getirerek, tarım teşviklerini ürün bazında vererek, miktarını artırarak ortadan kaldırabiliriz. Aksi halde AB sürecinde en çok başımızı ağrıtacak sektör TARIM sektörü olacaktır. AB ile uyum için tarımda sürenin uzun tutulması ve teşvik, istisna kapsamının genişletilmesi de görüşme sürecinde düşünülmelidir.

Bu yazı toplam 460 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim