• BIST 108.052
  • Altın 143,033
  • Dolar 3,5299
  • Euro 4,1310
  • Bolu 15 °C
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 26 °C

Toplumu üretime katmak -2-

Mustafa Namdar

Toplumu üretime katmanın en güzel örnek uygulamasını kanatlı hayvan üretim sektöründe görmekteyiz. Sözleşmeli sistem içinde yerini alan üreticilerin herhangi bir işyerini açabilmek için gerekli sermayeye ihtiyaçları yok. Bu sermaye bu alandaki işletme sahipleri tarafından karşılanıyor. İlimizde bulunan insanlarımızın ilgisi olsun olmasın kaba hatlarıyla bildiği konudur bu. Civciv verilir, yemi verilir, kesim zamanı kesimi yapılır, tüketime sunulur.

Bu uygulama kanatlı sektörde oluyor da çatı altı hayvancılıkta olmaz mı? Elbette oluyor. Dünya bu işe çoktan başlamış. Araştırmalar et, süt üzerine büyük ve küçükbaş hayvanlarda yapılmış. Verimlilik esasları kalori durumları inceden inceye hesaplanmış. Yeni buluşlar yapmadan hemen uygulamaya geçilen çalışmalar bunlar. Açık olan hayvancılığından çatı altı denen besicilik ve sütçülük işlemleri. İnsanları yerinden yurdundan etmeden üretime katıp ekonomilerine katkıda bulunmak. Dünya bu işe çoktan başlamış.

Gelişmiş ülkelerin tarımda uyguladıkları yeni yöntemleri aslında bizde çoktandır uygulanmakta. Şu sözleşmeli modeli bizim ecdadımız söze başlayarak yıllar öncesi başlatmış. Hani şu ekilebilir arazisi olup da ekip biçemeyen aileler. Yaslanmış ya da köyle irtibatını kesmiş memur veya şehre yerleşmiş olan tarla sahiplerini yerlerini “yarıya” yahut “ortakçı” diye tanımlanan köy sakinlerinden birisine vererek ekilip biçilmesi olayı. Tarla sahibi ile ekip biçen arasında sözlü anlaşma çıkan mahsulün yarışar pay edilmesinin adı günümüzde sözleşmeliye dönüşmüş. Bu sistemin içinde olan asıl işlem de, arazisi olmayanı üretimin içine katmak değil mi? Son zamanlarda bu durumda değişerek kiralama yöntemi gelişmeye başlamış.

Şu sıralar kamuoyunda gündeme düşen toplumu üretime katabilme düşüncesinde geliştirilmeye çalışılan projeler. İnsanlara “balık yemeyi değil, balık tutmayı öğretebilmek.” Av için gerekli su kaynağı bulmak, olta ve yem vermek, tutulan balıktan nasiplenmek.

Sosyal yardım fonlarından yararlananlara da önerilen olaylardan birisi. Evinin bir köşesinde çatı altı hayvancılığı yap. Yemini kontrolünü yapalım. Damızlığını verelim, sütünü alalım. Uzun vadeli kredilerle bu işi çevirip ailenin geçimini sağlayalım. Bunu da günün geçer akçesi olan yazılı sözleşmeye bağlayalım. İrdelenip incelenmesi gerekmez mi? Peşin hükümlü olmadan konunun düşünülmesinde yarar yok mu? Dünya bu işin yarısını aşmış, biz halen daha uygulama sonuçlarını görüp dururken karanlık bir tablo çizerek içinden çıkılması zor senaryolar üretiyoruz.

Varsa toplumu üretime katmanın yolları, buyrun akılları birleştirip ortak akılla çözüm yolları arayalım.

10.11.2006

Bu yazı toplam 306 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim