• BIST 96.400
  • Altın 144,302
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0009
  • Bolu 8 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 9 °C

Toz duman olduk

Mustafa Nuri Gürsoy

Marmara, İç Ege, İç Anadolu, Batı Akdeniz ile Batı Karadeniz'in iç kesimlerinde lodos rüzgarları ile birlikte toz taşınımı adı altında gerçekleşen çamur yağışı, Bolu ili ve ilçelerini etkisi altına aldı.

Toz taşınması ile gerçekleşen bu çamur yağışına pek şahit olmadığımızı meteorolojik vakıanın çok farklı çağrışımlar/mesajlar verdiğini düşünüyor,

Afrika üzerinden gelen bu farklı renklerdeki tozların, globalleşen dünyamızın farklı coğrafi bölgelerine pasaportsuz/vizesiz indiklerine hükmediveriyorum.

Ülkemizin/dünyanın yığınla çevresel sorunları durur ve çözüm beklerken, bir de ortaya çıkan bu toz taşınımı karşısında yapılacak/alınacak önlemleri doğrusu merak ediyorum.

Soluduğumuz havanın kirli olmasının çeşitli nedenleri olabilir ve bu ayrı bir yazı ve tartışma konusudur elbet.

Hava kirliliğinin köy, kasaba, şehir ve ülkeler özelinde mühendislik hesapları noktasında farklı açıklamaları/ bilimsel tespitleri dile gelebilir.

Toz taşınımı ile ortaya çıkan bu global kirliliğin, çok farklı değerlendirmelere ve araştırmalara yön vereceğini düşünürüm.

Artan dünya nüfusu ve sanayileşme ile ortaya çıkan hava kirliliği, lokal çözümlerin gerekliliğini öne çıkarırken, Afrika'dan kalkan bu tozların da gündeme yerleşmesi başka bir tartışmayı da beraberinde getirecektir.

Öyle anlaşılmaktadır ki temiz bir çevre için sadece lokal çözümler üretmenin yeterli olmayacağı artık aşikardır.

Sorunun ülkeler bazlı değil, dünya genelinden değerlendirmelere varmak daha uygun bir tespit olarak ortaya çıkmaktadır.

İnsanoğlunun sadece yaşadığı alanları kontrol altında tutmak istediği kadar, kontrol edemediği bozkırlara, dağlara, ormanlara yaşam alanı olarak belirlediği kesimlere de hassasiyet göstermesi kaçınılmazdır.

Kirliliğin sadece duman/ toz/ gaz /egzos olarak algılanması ise tamamen yanıltıcı bir tespit olmaktan öteye gidemeyecektir.

Kirliliğe asıl neden olan konulara kafa yormamız gerekeceğinden, kirliliğe neden olan bir başka konunun erozyon olduğu gerçeğini bir kez daha gözler önüne sermiştir.

Globalleşen dünya ile birlikte, her türlü kirliliğin ve çevre sorunlarının birbirinden bağımsız olmadığı/ düşünülemeyeceği yavaş yavaş bu toz taşınımı ile birlikte kahverengi çamurları vasıtasıyla kanıtlanmıştır.

Çevre kirliliğine dikkat çekmek isterken, bir başka kirlenmeye toplumun kirlenmesine de aynı duyarlılık ile bakmayı ihmal edemeyiz.

Atacağımız her adımın sevgi ile yüklü olmasına, sevgi ile üretilmesine azami ihtiyaç dünden daha fazla gerektiği de ortadadır.

İnsan odaklı düşünce hem çevreyi hem de toplumu temiz kılar.

Ne zaman insan odaklı düşünür, insana yönelik işler başarmış olur, tozu dumana katmaz, kelimelerden, çizgilerden anlam çıkarmaz, durduk yere içeriğinden uzak mana ve cümleler üretmez isek; çevre gibi toplumun da kirlenmesine neden olmayız.

Düşünce stillerimiz; iş ve yaşam sonuçlarımızı, dostlukları/ toplumu etkiliyor kuşkusuz.

Hepimizin algıda farklı bir seçiciliği elbet vardır. Hepimiz çevremizdeki bilgi bombardımanı arasından farklı bilgilere ulaşırız.

Bu bilgileri farklı alır, analiz/ sentez eder, yeniden düzenler, değerlendirmeye yeltenir ve yaşam kriterlerimizi belirleriz.

Çevremizde olanlardan sonuçlar çıkarır, buna göre kararlar verir ve geleceğimizi planlarız.

Albert Einstein, ”yaratmış olduğumuz dünya düşüncemizin ürünüdür. Düşüncemizi değiştirmeden bu dünya da değiştirilemez” der…

Toz duman içinde kaldığımız şu günlerde, bir kez daha düşünmeye değmez mi..?

11.03.2010


Bu yazı toplam 635 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim