• BIST 97.533
  • Altın 145,745
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Bolu 12 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 11 °C

TÜKETİM VE TÜKETİM AHLAKI

Mustafa Öz

 Kapitalist sisteminin temel dayanağı; tüketim toplumu yaratmaktır. Tüketim toplumunda insan arzu ve isteklerlini hayatın temel amacı haline getirmekte. Arzu ve isteklerini tatmin içinde sürekli tüketme çılgınlığını yaşamaktadır.
Oysa TÜKETİM maddeyi arzu ve isteklerimiz de doyuma ulaşma aracı olarak kullanma yol etme yerine; maddeden faydalanmak, yardım almak anlamında olmalıdır.

Tüketici haline gelen birey ve tüketeceğine nasıl ve ne ile tüketeceğine kendisi karar veremez. Tüketim çarkının uzmanları (pazarlamacılar, reklamcılar, modacılar vb.) onu yönlendirir. Tüketim çılgını haline dönüştürür.
Kültürel ve inanç kodlarını kullanmayı yitiren ve unutan TÜKETİCİ kaybettiği bu değerlerin boşluğunu tüketim çılgınlığı ile doldurmaktadır. Yani tüketim ekonomik bir faaliyet olmaktan öteye geçerek İNSANIN (bireyin) hayat tarzını inşa eder hale gelmektedir. Yaşam için bir araç olması gerekirken, bir AMAÇ halini almakta bu durumda toplumsal dayanışmanın insan olma erdeminin yaralanmasına yol açmaktadır.

İnanç sistemimiz ihtiyaçlarımızı abartmadan israf etmeden, gösterişten uzak olarak karşılamamızı emretmektedir. Komşusu aç iken TOK yatmayı İslam'a aykırılık olarak mütalaa etmektedir.
İhtiyacımız için şüphesiz maddeyi hem üreteceğiz, hem de ihtiyaçlar oranında tüketeceğiz. Ancak tüketmek maddeyi işe yaramaz hale getirmek, israf etmek değildir. Tükettiğimiz her madde tüketim gayesine uygun olduğu takdirde bir anlam kazanır.

Her gün yediğimiz ekmek tüketilerek yok olmuş gibi görünse de onu tüketene hayat vererek yeni bir anlam ve hayat kazanmaktadır. Hayat kazanan insan ise tükettiğini üretme potansiyeline sahip hale gelmektedir.

Yani her tüketilenin bir amacı olmalı. Gaye sırf tüketmek olmamalı. O takdirde tüketilen artık madde haline gelir. Bir gün bakmışsınız hiç üretmeyen hep tüketen bir toplum haline gelmişsiz.
Tüketimi araç değil amaç olarak alan İNSAN bu amacı gerçekleştirmek için her yolu mubah görmek kolaycılığına kaçıp AHLAKİ değerlerini de kaybetmektedir. Bu değerlerin başında; kanaatsizlik, bencillik, israf etmek ve yardımseverlikten uzaklaşmak gelmektedir.

Tüketimi amaç edine n bireyin: HIRISINI, TAMAHINI yenmesi ve onun yerine geçmesi mümkün değildir. Kredi kart ve kredi mağdurluğunun %99 aşırı tüketim çılgınlığı sonucunda oluşmaktadır.
İnsan zorluklarla karşılaşınca varlığın ne olduğunu anlıyor. 1999 depreminde 2m² kulübeleri, küçük çadırları ve bir takım elbiseyi paylaşarak hayatta kalmanın mutluluğunu yaşamadık mı? Yaşadık.

Özellikle Müslüman olduğunu söyleyen için; geçinmesine yetecek bir gelir, israftan uzak bir tüketim ve kanaatkar bir yaşam tüketimi amaç değil araç gören bir anlayış MUTLULUĞUN anahtarıdır.
İnsan hizmetine verilmiş olan maddeleri hoyratça harcamak yok etmek yerine; onu ihtiyacı oranında, israf etmeden kullanmalı. Yerinde ve zamanında tüketmelidir.
Aksi halde bir yandan aşırı tüketirken öbür yandan; kendi geleceğini tüketmektedir.

TÜKETİRKEN ASLINDA TÜKENMEKTEDİR
İnsanın yaratılış gayesi hoyratça tüketmek değildir. Tüketim yok ediş olarak algılandığında KAİNATTAKİ denge bozulmaktadır. (Çevre kirliliği, iklim değişikliği, hastalıkların artması, kaynakların ve yaşama alanlarının yok olması gibi.)
İnsanın iki gözü ve bir karnı vardır. Bunları hiç bir şey doyuramaz. Kurtları da, Aslanları da, TUZAĞA düşüren şey YEMEK HIRSI (AŞIRI TÜKETİM)'dir.
Yaşamak için tüketirken aşırılık ve israftan kaçınmak bir BİLİÇTİR.
TÜKETMEK İÇİN YAŞAMAK SİZCE NEDİR?

30.03.2012

 

Bu yazı toplam 944 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim